Diğer taraftan bu mağlûbiyet haberini öğrenen
Hârezmşâh Atsız, Selçuklulara ait yerleri zabtetmek için sür'atle harekete geçmişti.
O ilk olarak Serahs'a, daha sonra da Merv şehrine hakim oldu (1141). Merv'deki Sultan
Sencer'i hazinelerini, birçok adamı ve âlim de Hârezm'e götürdü. Ertesi yıl Atsız,
Nîşâbûr, Beyhâk ve Horasan'ın diğer kısımlarını işgâl etti. Sultan Sencer
Katvan'daki ağır mağlûbiyete rağmen bir yıl içinde tekrar kuvvetlerini toplamağa
muvaffak olmuştu.
Atsız'ın bu genişleme siyasetini önlemek için
ikinci defa Hârezm seferine çıktı. Sencer bölgenin merkezi Gürgenç'e kadar
ilerleyerek bu şehri kuşattı (1143/44). Atsız bir kere daha aff dilemek yolunu seçti,
Sultan Sencer onun ricâsını kabûl etti. Ancak varılan anlaşmaya göre; Atsız, Merv
şehrinde ele geçirdiği Selçuklu hazînesini geri vermeği ve Sencer'e tâbi olmayı
kabûl ediyordu. Bir müddet sonra Atsız'ın eski isyancı huyundan vazgeçmediği görüldü.
O Sultan
Sencer'i öldürmeyi tasarlamış, bu maksatla da iki Bâtınî'yi görevlendirmişti. Ayrıca
bu suikastı haber veren Sencer'in elçisi, devrin tanınmış şâirlerinden, Edîb Sâbir'i
de öldürtmüştü. Elçinin öldürülmesi Sultan Sencer'in Hârezm'e üçüncü bir
sefer tertiplemesine yol açmıştı (Kasım 1147). Sultan Sencer iki aya yakın bir kuşatmadan
sonra Hezâresb kalesini zabtederek, Gürgenç'e doğru ilerledi. Atsız bir kere daha
yenilgiyi kabûl etmek ve aff dilemek zorunda kaldı. Sultan Sencer de onu yine affetti
(Haziran 1148).
|