Kara-Hıtay ve Karlukların baskısı
neticesinde Türkistân'dan batıya geçmek zorunda kalan Oğuzlar Toharistan yaylalarında
yaşıyorlar, Selçuklu Devleti'nin nüfuz sahası içinde bulunmalarına rağmen yarı-bağımsız
bir hayat sürüyorlar ve Sultan Sencer'in mutfağına yılda 24 bin baş koyun vergi ödüyorlardı.
Selçuklular ile Oğuzlar arasındaki ilk anlaşmazlık bu verginin alınması sırasında
meydana gelmiş, Oğuzlar kendilerine güçlük çıkaran tahsildârı öldürmüşlerdi. O zaman Belh valisi olan Kumac
bu olayı büyüterek 10 bin kişilik bir ordu ile Oğuzların üzerine yürüdü ve onların
sultanın hazinesine çadır başına 200 dirhem vererek bulundukları yerlerde kalmaları
isteklerini reddetti. İki taraf arasında yapılan savaşı Oğuzlar kazanmış, Emîr
Kumac ve oğlu Alâ ed-Dîn Ebû Bekr savaşta ölmüşlerdi. Bu haberi duyan Sultan
Sencer öteki kumandanların teşvîki ile, Oğuzlar üzerine bir sefer tertipledi. Oğuzlar
sultanı bu seferden vazgeçirmek için para, köle ve bir çok hediyeler teklif ettiler.
Sencer başta
Kumac'ın torunu Mü'eyyed Ay-Aba olmak üzere diğer emîrlerin ısrarı karşısında yürüyüşe
devam etti. Belh vilayeti hududları içinde yapılan savaşta, Oğuzlar Selçuklu
ordusunun hücumunu püskürttükten sonra dar bir boğazda onları sıkıştırarak tam
bir bozguna uğrattılar. Sultan Sencer de Oğuzların eline esir düştü (Mart-Nisan
1153). Sultan Sencer'in bu esareti sırasında Oğuzlar başta Merv olmak üzere Horasan'ın
bütün şehirlerini istilâ ettiler ve daha sonra Belh ve Merv bölgesine çekildiler.
Bu arada Oğuzların
önünden kaçmayı başaran Selçuklu vezîri Tâhir b. Fahr el-Mülk'ün gayretleriyle Nîşâbûr'da
Sencer'in yeğeni Süleymân-şâh b. Muhammed'in sultanlığı ilân edilmişti. Ancak bütün
devlet erkânını etrafında toplamağa muvaffak olamayan Süleymân-şâh Merv şehri üzerine
yürüdü ise de, Oğuzlar karşısında mağlûp oldu. Vezîr Tâhir'in ölümünden
sonra da Horasan'ı terk ederek Hârezm'e gitti (1154).
Daha sonra bir kısım
Selçuklu emîr ve kumandanları Sultan Sencer'in kız kardeşinin ve Karahanlılardan
Arslan Hân'ın oğlu Mahmûd'u sultan tanıdıklarını görüyoruz. Irak Selçuklu
sultanı Muhammed b. Mahmûd ve Hârezmşâh Atsız da onun sultanlığını kabûl etmişlerdi.
Fakat Horasan'daki hakîki kuvvet Selçuklu emîrlerinin elinde idi, her bir emîr bir bölgede
hâkimiyet kurmuştu. Mahmûd, Oğuzlar ile bir süre mücadele ettiyse de, onları itâat
altına almağa muvaffak olamadı. Oğuzlarla mücadele için Hârezmşâh Atsız'a başvurdu.
Mahmûd ve Atsız
birleşme çabaları içinde iken Sencer esâretten kurtarıldı.
Daha sonra Mü'eyed Ay-aba, Oğuzlardan bir grubu kandırmağa ve Sencer'i kaçırmağa
muvaffak olmuştu (Ekim-Kasım 1156). Sultan Sencer önce Tırmiz'e, buradan da Merv şehrine
geldi. Ancak kendisi artık yaşlanmış ve esârette çektiklerinden dolayı ruhen çökmüştü.
Sultan Sencer devleti diriltmek husûsunda birşey yapamadı, 26 Nisan 1157 tarihinde 71
yaşında öldü ve Merv'de sağlığında yaptırdığı muhteşem türbesine gömüldü.
Onunla beraber Büyük Selçuklu Devleti geride parlak bir geçmiş bırakarak tarih
sahnesinden çekildi.
|