Arslan-şâh, Atabeg
İldeniz ile birlikte, Hemedân'a geldi ve tahta oturtuldu. Şems ed-Dîn İldeniz
sultanın atabegi olarak Irak Selçuklu Devleti'nin idaresini tamamen ele geçirdi.
Halîfe Müstencid Bağdad'da Arslan-şâh adına hutbe okunması teklifini kabul etmedi.
Diğer taraftan
İldeniz'in devlet içinde kuvvet ve kudretini çekemeyen başta Rey valisi İnanç olmak
üzere bir kısım emîrler mücâdeleye karar verdiler ve aralarında anlaştılar. Bu
emîrler Şîrâz'da bulunan Şehzâde Muhammed ile birleşerek Hemedân üzerine
yüdüler. Atabeg İldeniz ve Emîr Gürd-bâzû kuvvetlerini topladıktan sonra
yanlarına Sultan Arslan-şâh'ı alarak muhalifelere doğru ilerlediler. İki ordu
Hemedân civarında karşılaştı. Savaş, Şehzâde Muhammed ve taraftarlarının
yenilgisi ile sonuçlandı (1161).
Arslan-şâh sultan
olduktan sonra, Atabeg Şems ed-Dîn İldeniz'in kuvvetli otoritesi sayesinde Irak
Selçuklu Devleti'nde sükûnet sağlanmıştı. Artık tekrar eski nüfuzlu günlerini
yaşamak isteyen Abbâsî hilâfetinin bu kuvvetli devlete tahammül edemeyeceği
âşikârdı. Abbâsî Halîfesi bu sebeple Irak Selçuklu Devleti'nin zaaf içinde
olmasını istemekteydi. Fakat bu konudaki çeşitli tertipler başarılı sonuç
vermemiş ve Arslan-şâh İran'ın muhtelif bölgelerine hâkim olan emîrlerin ekserîsi
tarafından sultan olarak tanınmıştır.
Arslan-şâh bütün
İran, Musul, el-Cezîre ve Doğu Anadolu'da sultan tanınmıştı. Ancak devlet idaresi
üvey babası İldeniz'in elinde idi. Sultan Arslan-şâh bu durumdan zaman zaman
şikâyet ediyodu. İldeniz'in ölümünden sonra sultan Arslan-şâh, öteki esirlerin de
teşvîki ile, Atabeg Pehlivân Muhammed'den kurtulmak istedi. Sultanı teşvîk eden
emîrler kuvvetleri ile beraber onun etrafında toplandılar. Arslan-şâh Pehlivân ile
mücadele etmek için Azerbaycan'a doğru harekete geçti. Ancak Zencân'da hastalandı.
Bu durumda Pehlivân ile barışmayı tercih ederek, devlet idaresini ona bıraktı.
Sultan Arslan-şâh 1175 yılında Hemedân'da öldü.
|