Melik Muhammed tahta
geçtiği zaman, sayısı yirmiye yakın olan kardeşlerine ve yeğenlerine acımasızca
davranmış, Selçuk Şâh haricinde hükümdarlığını tehdit edebilecek kimseleri daha
başlangıçta etkisiz duruma getirmişti.
Melik Muhammed
devrinin başlıca siyâsî olayı, kardeşi Selçuk Şâh ile olmuştu. İki kardeş arasındaki
savaş sonunda mağlûp olan Selçuk Şâh Umân'a kaçtı.
Kirmân Selçuklularının
bir zamanlar hâkim oldukları komşu ülke Fârs'da bu kere yeni bir Türk devleti,
Salgurlular hüküm sürmeğe başlamıştı. Melik Muhammed'in Salgurlulardan Atabeg
Sungur ile arasında samîmî bir dostluk vardı.
Oğuzların Büyük
Selçuklu sultanı Sencer'i mağlûp ve esir etmelerinin (1153), öteki emîr ve hükümdarlar
üzerinde de etkileri görülmüştü. Tabes hâkimi, Melik Muhammed'in huzûruna gelerek
ona tâbi oldu ve adı geçen şehri Kirmân Selçuklularının idaresine terk etti.
Sultan Sencer'in esir
düşmesinden sonra Melik Muhammed, muhtemelen, Irak Selçuklularından Sultan II.
Muhammed b. Mahmûd (1153-1159)'a tâbi olmuş ve onunla dostça ilişkilerde bulunmuştu.
Melik Muhammed'e tâbi
olmak isteyen diğer bir şahıs da Isfahan valisi Reşîd Câmedâr idi. Ancak Melik
Muhammed'in 27 Haziran 1156'da ölmesi, Kirmân Selçuklularının Isfahan gibi önemli
bir şehre hâkim olmak ümidlerini suya düşürdü.
|