Süleymanşah fetihlerine
devam ederek kısa zamanda Bizans aleyhine hudutları oldukça genişletti. 1080 yılında
İznik'i Türklerden geri almak gayesiyle adı geçen şehir önlerine gelmiş olan Bizans
ordusunu ağır bir mağlûbiyete uğrattıktan sonra Üsküdar'a kadar ilerleyen Süleymanşah,
burada kurduğu gümrük daireleri ile Boğaz'dan geçen gemilerden gümrük vergisi almağa
başladı.
Fakat Aleksios I.
Komnenos'un Bizans tahtına geçmesinden sonra durum Bizans lehine gelişmeğe başladı.
Türk birlikleri yavaş yavaş geri çekilmek zorunda kalıyorlardı. Fakat Aleksios'un
Balkanlar'da durumu hiç de iyi değildi. İmparator Balkanlar'daki Peçenek ve Norman
tehlikesi karşısında bu sırada Kilikya cephesinde olan Süleymanşah'a müracaat
ederek vergi karşılığında barış istedi. Doğu ve güney cephesinde meşgul bulunan
Süleymanşah, Aleksios'un bu teklifini kabul etti.
Yapılan anlaşmaya göre
iki devlet arasında, Kocaeli yarımadasındaki Drakon çayı hudut olacak ve aynı
zamanda Türkler Bizans imparatoruna yardım edeceklerdi (1082). Batı hududundan emin
olan Süleymanşah, Anadolu'da ayrı noktalar halinde kalan Bizans kalelerini zabta başladı.
Tarsus, Adana, Misis, Anazarva (Ayn-ı Zarba) ile Kilikya'nın bazı şehirlerini ele geçirmiş
ve Malatya'yı haraca bağlamıştır.
|