Süleymanşah'ın ölümünden sonra İznik'te vekil bırakmış olduğu
Ebu'l-Kasım, yeni kurulmakta olan Türkiye Selçuklu devletinin dağılmasını
önlediği gibi Bizans'a karşı başarılı akınlar yapmıştır.
Fakat Emir Porsuk'un İznik üzerine yürümesi ve İmparator Aleksios Komnenos'un
Porsuk'a karşı bir ittifak teklif etmesi üzerine Ebu'l-Kasım İstanbul'a giderek
Bizans ile anlaşma yapmak mecburiyetinde kaldı. Porsuk İznik'i muhasara etti ise de
Bizans imparatorunun yardımcı kuvvetler göndermesi üzerine muhasarayı kaldırdı.
Emir Porsuk üç ay devam eden kuşatma esnasında şehri ele geçiremeyince Sultan
Melikşah onu geri çağırarak yerine Urfa emiri Bozan'ı tayin etti. Bozan İznik'i
kuşattı ve etrafa akınlar yapmaya başladı.
Vaziyetin nezaketi dolayısiyle Ebu'l-Kasım, Aleksios Komnenos'tan yardım istedi.
Çevirdiği entrikalarla Türkleri birbirine düşürmeğe gayret sarfeden Aleksios bunu
bir fırsat bilerek Ebu'l-Kasım'ın yardım isteklerini cevapsız bıraktı.
Artık kurtuluş ümidi kalmayan Ebu'l-Kasım, Sultan Melikşah'dan af dilemek için
Isfahan'a gitti. Burada da yüz bulamayınca tekrar Anadolu'ya dönmek zorunda kaldı ve
yakalanarak Emir Bozan tarafından öldürüldü.
Onun yerine geçen kardeşi Ebu'l-Gazi devleti ayakta tutmasını bildi. Sultan
Melikşah'ın ölümüyle oğulları arasında saltanat kavgaları başlayınca
Süleymanşah'ın oğlu Kılıç Arslan, Horasan'dan gelerek İznik'te Türkiye Selçuklu
Devleti'nin ikinci hükümdarı sıfatiyle (1093) başlarında tahta oturdu.
|