Haçlılara karşı
kazanılan bu son zafer, Selçuklulara, sarsılan emniyet ve itimatlarını iade ettiği
gibi Haçlılara ve Bizanslılara Anadolu'dan geçmenin zorluklarını gösterdi. Bununla
beraber daha önce Haçlılara karşı ittifak yapmış olan Kılıç Arslan ile Dânişmend
Gazi'nin arası açıldı. Danişmend Gazi, Kılıç Arslan'ın meşguliyetinden
faydalanarak Malatya'yı zabtetti (1102).
Bu arada Bohemond'dan
alınan fidye meselesi de aradaki soğukluğu iyice artırdı. Nihayet 1104 yılında Danişmend
Gazi'nin ölümü üzerine Kılıç Arslan iki aylık bir kuşatmadan sonra Malatya'yı
zabtetti (2 Eylül 1106).
Bundan sonra Bizans
imparatoru ile sulh yapıp batı hudutlarını emniyete aldıktan sonra Harran'ı ve
Suriye meliki Dokak'ın elinde bulunan Meyyafarikin'i ülkesine kattığı gibi Diyarbekir
ve Musul bölgelerine de hâkim oldu.
Bu gelişmeler karşısında
Emir Cavlı, Artukoğlu İlgazî ve Melik Rıdvan, Kılıç Arslan'a karşı ittifak yaptılar.
İki taraf Habur nehri üzerinde karşılaştı. Haziran 1107 tarihinde meydana gelen
muharebede Kılıç Arslan'ın birlikleri mağlûp oldu; kendisi de esir olmamak için atıyla
birlikte Habur suyuna daldı, fakat zırhların ağırlığı sebebiyle boğuldu.
Sultan I. Kılıç
Arslan, Türkiye Selçuklu devletinin gerçek kurucusudur. Bütün ömrü Bizans, Haçlılar
ve Anadolu'da Türk birliğini sağlamak için mücadele ile geçmiştir. Devrin Müslüman
ve hristiyan kaynakları onun âdil ve cesur bir hükümdar olduğunda ittifak hâlindedirler.
|