Sultan Mes'ûd'un
tahta çıkışından bir müddet sonra imparator Aleksios Komnenos'un ölümü ve yerine
II. loannes Komnenos (Yuannis)'in geçmesi (1118) üzerine iki taraf arasında mücadeleler
yeniden başladı. Türkler Denizli'yi aldılar. Fakat yeni imparator 1119 ve 1120 yıllarında
yaptığı iki seferle Denizli başta olmak üzere bazı şehirleri zabtetti. Fakat
Balkanlar'da Peçeneklerin görünmeleri, imparatoru bu cepheye dönmeye mecbur etti.
Sultan Mes'ûd uzun müddet
kayınpederi Emir Gazî ile işbirliği yapmak zorunda kaldı. Bizans ve Haçlılara karşı
yaptığı savaşlarla ülkesini bir hayli genişletmiş olan ve Abbâsî halîfesi tarafından
"Melik" unvanı verilen Emir Gazî Anadolu'nun en kuvvetli hükümdarı haline
gelmişti. Sultanlık Selçuklularda olmakla beraber artık Anadolu hâkimiyeti Danişmendlilere
geçmişti.
Sultan Mes'ûd'un Emir
Gazî ile işbirliği yapması, Ankara ve Kastamonu taraflarına hâkim bulunan kardeşi
Melik Arab'ı tahtı ele geçirmek için harekete geçirdi. Emir Gazî'nin Artuklularla meşgul
olmasından faydalanan Melik Arab, kardeşi Mes'ûd ile yaptığı savaşı kazandı.
Sultan Mes'ûd Bizans imparatorundan yardım istemek zorunda kaldı. loannes Komnenos, Türklerin
birbirleriyle savaşmasından istifade ederek Kastamonu'yu zabtetti.
Diğer taraftan
Emir Gazî'nin yardıma gelmesi neticesinde Melik Arab mağlûp ve Kilikya'ya kaçmağa
mecbur edildi. 1127 yılında Melik Arab, Türk ve Ermenilerden topladığı kuvvetlerle
harekete geçti. Emir Gazî ile aralarında birkaç defa daha savaş oldu ve neticede
Melik Arab Bizans'a kaçarak tarih sahnesinden çekildi.
Sultan Mes'ûd
1134 yılında kayınpederinin ölümüne kadar âdeta onun himayesinde idi. Babasının
yerine geçen Melik Muhammed ile Sultan Mes'ûd müştereken hareket ederek Bizans
aleyhine hudutlarını genişletiyorlardı. Ancak 1143'te Melik Muhammed'in ölümüyle
Sultan Mes'ûd üzerindeki Danişmendli baskısı kalkmış oldu. Dadişmendli şehzâdeler
arasındaki taht kavgalarından istifade ederek Ankara, Çankırı ve Kastamonu'yu Danişmendlilerden
geri aldı (1143).
Bir yıl
sonra da Elbistan'ı ülkesine kattı. Bu süratli gelişme ile yeniden Anadolu'nun en
kuvvetli hükümdarı haline gelen Sultan Mes'ûd, Musul Atabegleri ile Artuklular arasındaki
mücadelelerden faydalanarak doğuya doğru hudutlarını genişletirken kendisine bağlı
Türkmen akıncıları da Menderes ve Gediz vadilerini takiple batıya doğru
ilerliyorlardı.
Bu gelişmeler
karşısında Bizans imparatoru Manuel Komnenos, Türkleri Anadolu'dan atmak için büyük
bir ordu ile harekete geçti. Batı Anadolu'daki bazı şehirleri zabtettikten sonra Selçuklu
başkenti Konya üzerine yürüdü. Akşehir'de bulunan Selçuklu kuvvetlerini bozguna uğratıp
bu şehri tahrip ettikten sonra Konya'ya doğru ilerledi.
Sultan
Mes'ûd bu haber üzerine süratle doğudan döndü. Aksaray'da ordusunu hazırlayarak
Konya önünde imparator'un karşısına çıktı. Bizanslılar Konya civarını çok
tahrip etmişler ve halkı öldürmüşlerdi. Selçukluların savaş taktiği karşısında
çok zayiat verdiler ve mağlûp olarak geri çekilmek zorunda kaldılar.
|