Sultan Mes'ûd ölümünden
kısa bir süre önce ülkesini üç oğlu arasında taksim etmişti. Başkent Konya ve
havalisini alan ve kardeşlerinin üstü durumunda olan Kılıç Arslan, babasının
yerine Selçuklu tahtına geçti, fakat kardeşlerinin muhalefetiyle karşılaştı.
Önce kendisine rakip saydığı
ortanca kardeşini bertaraf etti. Bundan korkan küçük kardeşi Şahinşâh, Ankara ve
Çankırı taraflarına kaçarak Danişmendli emîri Yağı-basan ile işbirliği yaptı.
Taht kavgalarının başlaması II. Kılıç Arslan'a karşı Bizans, Ermeni ve Nureddin
Mahmud'un harekete geçmelerine sebep oldu. Sultan önce Danişmendli Yağı-basan ile
anlaştı, bundan sonra Ermenileri sindirdi ve arkasından da Nureddin'e karşı harekete
geçerek Ayıntâb'ı zabtetti.
Kılıç Arslan'ı
artan kudreti ve kazandığı başarılar düşman ve rakiplerini daha sıkı bir işbirliğine
sevketti. Ordusu ile Kilikya'da bulunan Bizans imparatoru Manuel Komnenos 1159 yılında
Nureddin Mahmud ile Kılıç Arslan'a karşı ittifak yaptı. Kilikya seferinden dönerken
ordusunun Kütahya civarında Türkmenler tarafından baskına uğratılması sultan ile
imparatorun aralarının iyice açılmasına sebep oldu.
Ertesi yıl Türklere
karşı sefere çıkan imparator Eskişehir civarında yine Türkmenler tarafından oldukça
hırpalandı. Manuel Komnenos, Kılıç Arslan'a karşı Suriye'deki Franklardan yardım
istediği gibi Yağı-basan ile Ankara ve Çankırı taraflarını elinde bulunduran Şahinşâh
ile de gizli antlaşmalar yaptı.
Sultan Kılıç Arslan
bütün siyasî faaliyet ve entrikaların merkezi olan imparator ile bizzat anlaşmak üzere
1162 yılında İstanbul'a gitti. İmparator Manuel, onun bu gelişini Bizans'ın düşmanlarını
biribirine ezdirmek siyasetine uygun olarak büyük bir merasimle sultanı karşıladı ve
ağırladı. İki hükümdar arasında varılan antlaşmaya göre karşılıklı yardımlaşma
ve Türkmenlerin Bizans'a akın yapmamaları kabul edildi.
Sultan II. Kılıç
Arslan batı hudutlarını emniyet altına aldıktan sonra doğuya dönerek Danişmendliler
üzerine yürüdü, Elbistan, Darende ve Tohma suyu boyunu zabtetti (1165). Bu sıralarda
Yağı-basan ölmüş ve yerine Zu'nnûn geçmişti. II. Kılıç Arslan bu durumdan
istifade ederek Kayseri ve Zamantı havalisini ülkesine kattı. Ankara ve Çankırı
havalisini kardeşi Şahinşâh'ın elinden aldı (1169). Kılıç Arslan'ın Malatya'yı
kuşatması, Nureddin Mahmud'u harekete geçirdi. Ancak bu iki kudretli şahıs arasında
bir savaş olmadı.
1174 yılında
Nureddin Mahmud'un ölümü, Selçuklu sultanını bu kudretli rakibinden kurtarmıştı.
Artık Anadolu'da Türk birliğini kurmak için engel kalmamıştı. Ertesi yıl Sivas,
Tokat ve Niksar ile bütün Danişmend ilinin zabtı tamamlandı. Rakipleri kurtuluşu
Bizans impatarotuna sığınmakta buldular.
|