Anadolu'da
şehzâdeler arasında taht kavgaları devam ederken Selâhaddîn Eyyûbî'nin Kudüs'ü
fethetmesi (1189) üzerine Avrupa'da yeni bir Haçlı seferi hazırlıkları
yapılıyordu. Alman imparatoru I. Friedrich Barbarossa kumandasındaki üçüncü Haçlı
orduları Anadolu'ya girdi.
Kardeşler arasındaki
mücadeleler sebebiyle Haçlılara karşı koyamayacağını anlayan sultan onların
Anadolu'dan geçmelerine izin verdi. Fakat Akşehir'de sultanın oğlu Melikşah'ın
Haçlılar ile savaşması üzerine Friedrich Barbarossa Konya'ya gelerek şehri işgal
etti. Haçlılar burada fazla kalmayarak Kudüs'ü kurtarmak üzere Kilikya'ya doğru
hareket ettiler.
Sultan Kılıç
Arslan son günlerini oğullarının elinde bir oyuncak olarak geçirdi. Nihayet
aradığı huzuru Uluborlu meliki oğlu Gıyaseddin Keyhüsrev'in yanında buldu. Onunla
beraber Konya'yı Melikşah'ın elinden almak için harekete geçti. Halkın yardımı ile
şehri ele geçirdi.
Daha sonra
Aksaray'a giderek burasını kuşattığı sırada hastalandı ve Konya'ya dönerken
öldü. Sultan II. Kılıç Arslan siyâsî kudreti, askerî zaferleri, irade ve enerjisi,
geniş görüşü ile Türk tarihinin büyük simalarından birisidir. otuz yedi yıllık
saltanatı esnasında Anadolu'da Türk birliğini kısmen gerçekleştirmiş ve ülkenin
imar ve gelişmesine büyük gayret sarfetmiştir.
|