Moğol
istilâsı karşısında büyük kahramanlıklar gösteren, fakat yine de onları
durduramayan Hârezmşâhlar hükümdarı Celâleddîn Mengübirti batıya doğru
çekilerek Gürcistan, Batı İran, Kafkasya ve Doğu Anadolu'da Meraga merkez olmak
üzere bir devlet kurmuş ve Moğol istilâ selini durdurmağa çalışmıştır. Bu
şekilde Anadolu Selçuklu devleti ile komşu olan Celâleddin ile Alâeddin Keykubâd
arasında dostane münasebetler kurulmuştu. Fakat Celâleddin Mengübirti, Türk-İslam
kültürünün önemli merkezlerinden birisi olan Ahlat'ı zabt ve tahrip edince bu iyi
münasebetler bozuldu.
Bu arada onun Erzurum
meliki Cihanşâh ile ittifak yapması durumu daha da gerginleştirdi. Bu iki Türk
hükümdarının aralarını düzeltmek için Abbâsî halîfesinin tavassutu ve
Eyyûbîlerin teşebbüsleri de bir netice vermeyince Alâeddin Keykubâd büyük bir ordu
ile Celâleddin Mengübirti üzerine yürüdü. İki ordu Erzincan yakınlarında
Yassıçimen mevkiinde karşılaştı. 10 Ağustos 1230 tarihinde cereyan eden kanlı
savaşta Celâleddin Mengübirti mağlûp oldu. Sultan bundan sonra Erzurum'u ele
geçirdi.
1231 yılında
Celâleddin'in ölümünden sonra Moğollar ile Anadolu Selçuklu devleti komşu oldu.
Moğolların yağma akınları Malatya'ya kadar uzanıyordu. Moğol tehlikesini daha önce
farkına varan Alâeddin Keykubâd, ülkesini bu tehlikeden uzak tutmak için Ögedey'in
oldukça ağır şartlarını kabul etmiş göründü. Bununla beraber gerekli tedbirleri
almaktan da geri durmuyordu. sınır boyundaki kaleleri tahkim ederek, Celâleddin'in
ölümünden sonra Selçuklu hizmetine girmiş olan Hârezmli askerî birlikleri bu
sınır kalelerine yerleştirildi.
|