İslam-Türk devletlerinde islami bilgilerin gelişmesi
için çok emek harcanmıştır. Kara-Hanlılar zamnında özellikle Buhara ve Semerkand
şehirleri ile Gazneliler zamanında Gazne ve Hint Türk Sultanlığında Delhi müderris,
vâiz, hatip ve medrese talebelerinin başlıca merkezleri idi. Daha önceki devirde
bilhassa Mâveraünnehir İslâm-Türk kültür çevresi tanınmış Türk bilginlerini
yetiştirmeğe başlamıştı. Meselâ, Mâlikî mezhebinin kurucusu, Ahmed b. Hanbel'in
üstad dediği Abd'ullah bi'l-Mübârek'it-Türkî (ölm. 798) hadîs bilgini olup aynı
zamanda tefsirci ve gramerci idi. 9. asrın ortalarına kadar ilk hadîs ve megâzi
bilginlerinden Tarhan oğlu Ebû'l-Mu'tamir Süleyman ile oğlu Ebû Muhammed'ül-Mu'tamir
Türk asıllı idiler.
İslâm dünyasında büyük fıkıh, hadîs, kelâm,
tefsîr bilginlerinden çoğu Türk hâkimiyeti devrinde, bilhassa Selçuklu çağında
yetişmişti.Sünnîliği bu kadar himaye eden ve kendileri birer samîmî müslüman olan
Türk hükümdarları ve devlet adamlarının mutaassıp kimseler oldukları sanılmamalıdır.
Onlar millî gelenekleri icabı din açısından çok musamahalı idiler. Kara Hanlılar,
bilindiği gibi, Türk örfünü devam ettirmişler, Harezmşahlar, Delhi ve Mısır
sultanları, devlette millîliklerini korumada titizlik göstermişler.
Türkmen Beylikleri de bu yönden
ortaya koydukları hassasiyetle Selçuklular'ı örnek almışlardı. Tuğrul Bey'in Bağdad'da
taç giyme töreninin hatırası olarak kabartma tasvirli bir altın madalyon hazırlanması,
Selçuklu devri kabartma heykel sanatının mahsülleri, Sultan Alp Arslan ve Melikşah'ın
gayr-i müslimlere karşı babacan duyguları, Sultan Sencer'in huzurunda cereyan eden dinî-felsefî
sohbetler, I. Kılıç Arslan'ın Süryanîler'e ve Ermeniler'e musamahakâr davranışı,
hıristiyanları hoş tutan ve Malatya'da Suryanî patriği ile Kitab-ı Mukaddes üzerinde
münakaşalara girişen, Konya'da bahçelere mermer heykeller diktiren II. Kılıç
Arslan'ın ve saray kapı ve duvarlarını insan resimleri ile, Konya surlarını
kabartmalarla süsleten I. Alâ'üd-dîn Keykubâd'ın; II. Sultan Keyhusrev gibi, insan
tasvirli paralar bastıran Türkmen Beylerinin vb. durumları Türk idarecilerinin ne
kadar serbest düşünceli olduklarını isbata yeter.
|