Selçuklu
fetihleri arasında Doğu Anadolu'da kurulan Türk devletlerinden birisi Saltuklular'dır.
Anadolu'nun fethinde görev alan kumandanlardan Ebul Kasım, Erzurum dolaylarını ele
geçirmiş ve Sultan Alparslan onu bu bölgenin beyliğine tayin etmişti. Ebul Kasım
1102'de ölünce yerine oğlu Ali geçti ve Bey oldu. Ali'den sonra Bey olan İzzeddin
Saltuk bu hanedanın en güçlü beyi oldu ve beylik onun adı ile yani "Saltuk
Beyliği" olarak anıldı (1072).
Bu beylik
önceleri Büyük Selçuklu Devleti'ne tâbi idi, fakat bu devletin zayıflamasından
sonra, bağımsızlığını kazandı. Saltuklu Beyliği Kars, Bayburt, Oltu, Trabzon,
İspir ve Tercan bölgelerini ele geçirerek gücünü arttırdı. Önce Gürcülerle,
sonra Bizanslılarla yaptığı savaşlarda da başarılı sonuçlar elde etti. Selçuklu
Sultanı II. Kılıçarslan'la ittifak kurarak kız alıp vermek suretiyle akrabalık
kuruldu.
Saltuklu beyleri
bir çok defa Gürcülere karşı savaştılar. Nitekim bunlardan İzzeddin Saltuk bu
savaşların birisinde Gürcülere esir düşmüş (1153), öteki Türk beyleri
tarafından 10.000 dinar verilmek suretiyle kurtarılmıştır.
İzzeddin
Saltuk 1174'te ölünce yerine oğlu Muhammed Kızıl Arslan geçti. Kızıl Arslan Bey,
1195'te Erzurum önüne kadar gelen Gürcü kuvvetlerini mağlup etti.
İzzeddin Saltuk devrinde (1132-1168), Saltuklu Beyliği ülkesi Tercan'dan başlayarak
Tâhir Gediği'ne kadar uzanmakta; Erzurum, Bayburd, Avnîk, Micingird, İspir, Oltu gibi
şehir ve kasabaları kaplamakta idi. Nâsıreddîn Muhammed (1168-1191)'in ise, Irak
Selçuklu sultanı III. Tuğrul'a ve asıl iktidarı elinde tutan Atabeg Kızıl Arslan'a
tâbi olduğu anlaşılıyor.
Yine onun zamanında Gürcüler Erzurum önüne geldilerse de, bir muhasaraya girişmeden
aldıkları ganimetlerle yetinerek geri döndüler. Bu devrin dikkati çeken bir olayı da
bu hanedandan Muzaffereddîn Melikşâh adlı Saltuklu beyinin Gürcü kraliçesi Thamara
ile evlenmesidir.
XII. yüzyılın
ortalarından itibaren Türkiye Selçukluları ve Eyyûbî Devletleri, Doğu ve
Güney-doğu Anadolu'daki beyliklerin varlıklarını tehdide başlamışlardı. O sırada
Ulu Hakan olan Melikşah, Anadolu'da birliği korumak için bütün beylikleri itaat
altına almak istiyordu. Süleymanşah da onun politikasını takip etti ve 1202'de
Erzurum kalesini alarak Saltuklu Beyliği'ne son verdi (1202).
Saltuklular devrinde,
Erzurum bölgesi imâr edilmiş ve zenginleşmiş bir durumda idi. Ayrıca bölgenin
iktisâdî durumuna da bir canlılık getirmişlerdi. Saltuklulardan zamanımıza kadar
bazı eserler de kalmıştır, bunlar Kale Mescidi, Tebsi Minare, Ulu Câmi ile bazı
türbelerdir. Ayrıca Tercan'da bulunan Mama Hâtûn kervansarayı ve türbesi de zikre
şayan Saltuklu eserlerindendir.
|