Sayfayı Yazdır

Alâeddin Muhammed (1200-1220)  


       Tekiş'in ölümünden sonra yerine oğlu Alâeddin Muhammed geçti. Onun önemli ilk işi, Gûr sultanları Şihâbeddîn (Muizeddîn Muhammed) ve Gıyâseddîn ile mücadele etmek oldu. Taht değişikliğinin yarattığı kargaşadan yararlanan Gûrlular Merv, Tus ve Nîşâbur gibi, büyük gibi şehirleri kolaylıkla ele geçirdiler. Onlar Horasan'ı Hârezmşâhların elinden almak istiyorlardı. Sultan Alâeddin merkezde işleri yoluna koyduktan sonra 1201 yılında Gûrlulara karşı sefere çıktı, Nîşâbûr'u geri aldı, Mevr ve Serahs'ı zabtetti.

       Ertesi yıl ise Herat üzerine yürüdü, ancak sultan Şihâbeddîn'in kendisine karşı harekete geçtiğini haber aldığı zaman Hârezm'e çekildi. Şihâbeddîn ise Tûs'a kadar ilerledi. Bu şehirde halkın üzerine tahammül edilemeyecek derecede ağır vergiler koydu ve bu davranış halk arasında kendisine karşı bir nefret uyanmasına sebep oldu. Bu sırada kardeşi Gıyâseddîn'in ölüm haberini alan Şıhâbeddin Herât'a geri döndü.

       Diğer taraftan Sultan Alâ ed-Din Muhammed, Gıyâseddîn'in ölümünün sebep olduğu Gûrlular arasındaki taht mücadelesinden yararlanarak Herât'ı zabtetmek istedi ise de, bunda başarılı olamadı, Bâdgîs havalisini yağmaladıktan sonra Merv önüne geldi (1204). Şihâbeddin Gûrî ise büyük bir ordu ile Hârezm yönünde ilerledi (Eylül 1204). Alâeddîn Muhammed sür'atle Hârezm'e dönerek savunma hazırlıklarına başladı. Hârezmşâhların ülkeyi sular altında bırakma taktiği bu kez yararlı olmamış, Gûrlular başkent Gürgenç'i kuşatmışlardı.

      Hârezmşâhları bu belâdan ancak Karahanlılardan Sultan Osman'ın ve Karahıtayların kuvvetleri kurtarabildi. Bu kuvvetlerin geldiğini haber alan Gûrlular sür'atle geri çekilmek zorunda kaldılar. Alâeddîn Muhammed çekilen Gûrluları takip etti ve Hezâreb'de onların sağ kolunu mağlûp ederek bir çok esir ve ganimetlerle Gürgenç'e döndü. Karahıtaylar ise takibi sürdürmüşler ve Andhuy yakınlarında Şihâbeddîn'in ordusunu ağır bir yenilgiye uğratmışlardı. Neticede Horasan hâkimiyeti için yapılan bu mücadele Hârezmşâhların üstünlüğü ile neticelenmiş oluyordu. Ancak bu kez kuvvet dengesi Karahıtaylar lehine bozuldu. Bu durum Alâeddîn Muhammed'i korkutmuş olmalı ki, Şihâbeddîn ile yeniden dostluğunu canlandırmağa çalıştı ve iki taraf barış yaptılar.

      Şihâbeddîn'in bir Hindistan seferi sonra öldürülmesi (1206), Gûrlular arasında taht mücadelelerinin başlamasına ve birbirine rakîp siyâsî teşekküllerin meydana çıkmasına sebep oldu. Bunların başında Türk kumandanlar ve Gûrlu hanedan mensupları bulunmaktaydı. Gûrlu Devleti'nin parçalanması Hârezmşâhlar ve Karahıtayların işine yaramıştı. Herât valisi Husayn Harmîl, şehri Hârezmşâhlara teslim ederek yerinde kaldı. Alâeddîn Muhammed Belh'i zabtetti ve kendisine teslim olan Tirmiz kalesini Karahanlılardan Sultan Osman'a, dolayısıyla Karahıtaylara devretti. Ancak bu Karahıtayların güneye doğru baskılarını geçici olarak önleyen bir tedbîrdi. Nihayet yeni Gûr sultanı Mahmûd da Sultan Alâeddîn Muhammed'e tâbi olmuştu.

Devamı Var  

Geri

İleri

Copyright  © 2001