Tekiş'in ölümünden sonra yerine oğlu Alâeddin
Muhammed geçti. Onun önemli ilk işi, Gûr sultanları Şihâbeddîn (Muizeddîn
Muhammed) ve Gıyâseddîn ile mücadele etmek oldu. Taht değişikliğinin yarattığı
kargaşadan yararlanan Gûrlular Merv, Tus ve Nîşâbur gibi, büyük gibi şehirleri
kolaylıkla ele geçirdiler. Onlar Horasan'ı Hârezmşâhların elinden almak
istiyorlardı. Sultan Alâeddin merkezde işleri yoluna koyduktan sonra 1201 yılında
Gûrlulara karşı sefere çıktı, Nîşâbûr'u geri aldı, Mevr ve Serahs'ı zabtetti. Ertesi yıl ise Herat üzerine
yürüdü, ancak sultan Şihâbeddîn'in kendisine karşı harekete geçtiğini haber
aldığı zaman Hârezm'e çekildi. Şihâbeddîn ise Tûs'a kadar ilerledi. Bu şehirde
halkın üzerine tahammül edilemeyecek derecede ağır vergiler koydu ve bu davranış
halk arasında kendisine karşı bir nefret uyanmasına sebep oldu. Bu sırada kardeşi
Gıyâseddîn'in ölüm haberini alan Şıhâbeddin Herât'a geri döndü.
Diğer taraftan Sultan
Alâ ed-Din Muhammed, Gıyâseddîn'in ölümünün sebep olduğu Gûrlular arasındaki
taht mücadelesinden yararlanarak Herât'ı zabtetmek istedi ise de, bunda başarılı
olamadı, Bâdgîs havalisini yağmaladıktan sonra Merv önüne geldi (1204).
Şihâbeddin Gûrî ise büyük bir ordu ile Hârezm yönünde ilerledi (Eylül 1204).
Alâeddîn Muhammed sür'atle Hârezm'e dönerek savunma hazırlıklarına başladı.
Hârezmşâhların ülkeyi sular altında bırakma taktiği bu kez yararlı olmamış,
Gûrlular başkent Gürgenç'i kuşatmışlardı.
Hârezmşâhları bu
belâdan ancak Karahanlılardan Sultan Osman'ın ve Karahıtayların kuvvetleri
kurtarabildi. Bu kuvvetlerin geldiğini haber alan Gûrlular sür'atle geri çekilmek
zorunda kaldılar. Alâeddîn Muhammed çekilen Gûrluları takip etti ve Hezâreb'de
onların sağ kolunu mağlûp ederek bir çok esir ve ganimetlerle Gürgenç'e döndü.
Karahıtaylar ise takibi sürdürmüşler ve Andhuy yakınlarında Şihâbeddîn'in
ordusunu ağır bir yenilgiye uğratmışlardı. Neticede Horasan hâkimiyeti için
yapılan bu mücadele Hârezmşâhların üstünlüğü ile neticelenmiş oluyordu. Ancak
bu kez kuvvet dengesi Karahıtaylar lehine bozuldu. Bu durum Alâeddîn Muhammed'i
korkutmuş olmalı ki, Şihâbeddîn ile yeniden dostluğunu canlandırmağa çalıştı
ve iki taraf barış yaptılar.
Şihâbeddîn'in bir
Hindistan seferi sonra öldürülmesi (1206), Gûrlular arasında taht mücadelelerinin
başlamasına ve birbirine rakîp siyâsî teşekküllerin meydana çıkmasına sebep
oldu. Bunların başında Türk kumandanlar ve Gûrlu hanedan mensupları bulunmaktaydı.
Gûrlu Devleti'nin parçalanması Hârezmşâhlar ve Karahıtayların işine yaramıştı.
Herât valisi Husayn Harmîl, şehri Hârezmşâhlara teslim ederek yerinde kaldı.
Alâeddîn Muhammed Belh'i zabtetti ve kendisine teslim olan Tirmiz kalesini
Karahanlılardan Sultan Osman'a, dolayısıyla Karahıtaylara devretti. Ancak bu
Karahıtayların güneye doğru baskılarını geçici olarak önleyen bir tedbîrdi.
Nihayet yeni Gûr sultanı Mahmûd da Sultan Alâeddîn Muhammed'e tâbi olmuştu.
Devamı Var
|