 |
Kubilay ve Çin'de Yüan
Sülâlesi |
-
- Büyük Kağan Kubilay'ın,
devlet merkezini Karakurum'dan Pekin'e nakletmesi ve asıl Moğol bölgesinin de bu
merkeze bağlanması ile, Türk ve Moğol milletleri arasındaki münasebete bir set çekilmiş
ve bunlar arasında uzun zamandan beri devam edegelen bağların her cihetten gevşemesine
veyahut tamamen kesilmesine sebep olmuştur. Bu tarihten itibaren bu iki millet arasında
meydana gelen temaslar, her yerde ve devirde milletler arasında görülen tabiî hudutları
aşmamış, ve gerek etnik ve gerekse kültür bakımından, esaslı bir tesire yol açmamıştır.
-
- Cengiz İmparatorluğu
merkezinin zayıflaması neticesinde vücuda gelen parçalardan, merkezi Pekin olan doğu
kısmının tarihi, Çin milletinin tarihi ile karışmış, batı kısım ise daha Moğol
imparatorluğunun kurulmasından evvel gördüğümüz Türk merkezleri etrafında, bunun
tarihî cereyanına katılmıştır.
-
- Cengiz imparatorluğu, büyük
kağanlardan Çinggis (Cengiz, 1206-1227), Ögedey (Oktay, 1227/1241), Güyük
(1246-1248), Müngge (Möngke, Mengü, 1251/52-1259) ve kısmen Hubilay (Kubilay,
1264-1294) devirlerinde, kuvvetli bir merkeze bağlanmak suretiyle, birliğini muhafaza
etmiştir. Müngge (Mönke, Mengü) Kağan ölürken, kendisine halef olarak küçük
kardeşi Arık Buğa'yı seçmişti. O esnada Çin'deki orduların başında bulunan Kubilây,
Şang-tu'da ordudaki beylerden oluşan bir kurultay yaparak kendisini kağan seçtirdi.
Payitaht olarak Pekin'i seçti.
-
- Karakurum'da bulunan Arık Buğa,
geleneğe muhalif hareket eden bu kurultayı tanımadı. İmparatorluğun diğer tarafları
da bu hususta Arık Buğa taraftarı oldular. Fakat Kubilây, Arık Buğa'yı yenerek,
davayı kendi lehine halletti. Kubilây uzun mücadelelerden sonra Güney Çin'i de kendi
hâkimiyeti altına almağa muvaffak oldu ve sülâlesi, Yüan ismi ile, Çin tarihinde
parlak bir devir yarattı. Kubilây büyük kağan sıfatiyle imparatorluğun diğer kısımlarını
da kendine tabi saymakta devam etmiş ve İran İlhanlıları uzun bir müddet bu
metbuiyeti bilfiil kabul etmişlerdir. Fakat sülâlenin gittikçe Çinlileşerek
imparatorluğun başı olmaktan ziyade, Çin hükümdarları şekline girmesi, diğer mıntıkalar
üzerindeki tesirini azaltmış ve bir müddet sonra, devletin diğer kısımları ile
olan nazarî bağlılığı da sona ermiştir.
|
|