Altın Ordu'nun idare sistemi eski Türk esaslarına
dayanmaktadır; bu esaslarda bilhassa bozkır an'anesi ve teşkilâtı mühim bir yer
tutuyordu. Ahalinin gittikçe toprağa bağlanması, ziraat, ticaret ve sanayiin gelişmesi
üzerine devlet idaresinde bu esaslar da dikkate alınmıştı. Altın Ordu'nun resmi ismi
aslında "Büyük Ordu"dur. Bu devlet birkaç kısma yahut "Ulus"a
("ölüş, hisse" bölünürdü; Rusya bile birkaç "Ulus"tan ibaret
olduğu gibi, Başkurt, Bulgar, Mokşı elleri de birer ayrı ulus teşkil etmişti;
bundan başka Kafkas ve Karadeniz sahaları da ayrı uluslara bölünmüştü. Ulus onun başında bulunan türe (büyük
memur)lerin adını alırdı. Ulus içinde de, Çingiz'in tesbit ettiği ve tamamiyle
askerî mahiyette olan bir bölüm vardı; ezcümle: Tümen (10 bin), bin, yüz ve on
beylikleri; tümen beyi, onbin kişilik kuvveti çıkaran bölgenin başbuğu, bin beyi,
bin kişilik kuvvetin başı v.s. Bu bakımdan Altın Ordu gayet intizamlı bir askerî ve
mülkî idare teşkilatına sahipti. Halis Türk olan ulusların en yüksek idare (sivil)
memuruna Daruga denilirdi, ki vali karşılığı olsa gerektir; Rus uluslarındaki en yüksek
Tatar valisi de Baskak adını taşırdı; baskakların idarî merkezine de
"yurt" denirdi.
Baskaklar bulundukları
yerde, Rus knezleri ve ahalisinin Altın Ordu'ya boyun eğmelerine nezarete memurdu; bu
maksatla onun emrinde asker de bulunurdu. Rus ahalisinden "kafa vergisi" alındığından,
ahali sayımı yapılır (ilk sayım 1257'de) ve ona göre baskaklar vergi alırlardı;
mal ve mülkten ayrıca aşar (onda bir) da toplanmakta idi. Darugaların da aynı şekilde
icrai faaliyette bulundukları görülmektedir; yerli Türk ahalisinin birçok mükellefiyetlere
tabi olduğu, yarlıklardan anlaşılıyor. Ancak "Tarhan" olan kimseler, her
nevi mükellefiyetten ve vergilerden kurtuluyorlardı. Tarhanlık hakkı da han tarafından
verilir ve "Tarhanlık yarlığı" ile tastik olunurdu.
Hana devlet idaresinde
"Divan" adını taşıyan bir meclis yardım ederdi. Ekseri Türk-İslâm
devletlerinde tesadüf ettiğimiz bu müessesenin Altın-Ordu'daki mahiyeti kat'î olarak
bilinemiyor; bilhassa bu divanın yazıcıları (Divan bitikçi'leri) tâbiri yarlıklarda
sık sık zikredilmektedir. Dış memleketlere gönderilen elçilere ve yardımcılarına
"elçi-keleci" denirdi. Ayrıca yol, vergi, ticaret işlerine nezaret eden
memurlar mevcut olup bunların vazifeleri birer birer tâyin ve tesbit edilmişti.Ticaretin
Altın Ordu'da çok inkişaf ettiğini de söylemiştik; buna bağlı olarak para sistemi
de gayet muntazamdı; maden para ile yanyana, kâğıt para usulü de vardı.
|