Altın Ordu'nun siyasî tarihi cihetine gelince: Bu
hakanlık doğu Avrupa'yı elinde bulundurmakla birçok bakımdan Hazar Hakanlığı'nı
andırmaktadır. İşgal ettiği coğrafî vaziyetinin icabı olarak birçok devletlerle
siyasî, iktisadî ve kültür münasebetleri tesis etmiştir. Bizans'la, Mısır Memlûkleri
ve Osmanlılarla münasebetleri olduğu gibi, bilhassa Litvanya-Lehistan Devleti'yle yakın
bir münasebet tesis edilmişti. Altın Ordu ile İlhanîler arasında, Hazar Denizi'nin güney
sahası ve Harezm yüzünden daimî bir ihtilâf ve rekabet vardı; bunun içindir ki Altın
Ordu ile Mısır Memlûkleri arasında sıkı bir dostluk kuruldu; aynı vecihle sonraları,
Yıldırım Bayezit ve Toktamış Han'ın her ikisinin de Timur tarafından büyük bir
tehlikeye maruz kalmaları üzerine Osmanlı Devleti'yle Altın Ordu arasında yakın bir
dostluk hâsıl oldu; her iki memleketten karşılıklı elçiler ve tüccarlar gidip
gelmeğe başladılar.
Timur istilâsı Altın Ordu hanlariyle Osmanlı
sultanlarının, sonraları da iyi münasebetleri devam ettirmelerini sağladı. İkinci
Murat ile Fatih Mehmet zamanında da bu dostluk mevcuttu. Altın Ordu hanlarından olup
sonra Kazan Hanlığı'nı kuran Uluğ Muhammed'in, II. Murad'a ve sonraki hanların Fatih
Mehmed'e gönderdikleri bitikleri bunu göstermektedir. Moskova knezliğinin tedricen yükselmesi
ve tehlikeli olmağa başlaması üzerine, Altın Ordu ile Litvanya-Lehistan arasında
Ruslar'a karşı bir cephe teşkil etmek istendi.
Birçok
etkenlerin bir araya gelmesiyle, gittikçe zayıf düşen Altın Ordu, Aksak Timur'un arka
arkaya indirdiği üç darbeden sonra (bu seferler esnasında Saray şehri kâmilen yıkılmış
ve ahalisi katliâm edilmiştir) Altın Ordu bir daha kendine gelemedi. Hanedan âzası
arasında çıkan iç mücadele, ticaret hareketlerinin gittikçe azalması, komşularının
kuvvetlenmesi neticesinde Altın Ordu Hakanlığı gittikçe kuvvetten düştü. Altın
Ordu'nun son büyük hanı Timur ve Bayezid'in çağdaşı olan Toktamış Han'dır
(1376-1391).
Ondan sonra,
"Taht-İli"nde (Saray'da) hanlar birbirini sık sık takip etmişler ve karşılıklı
şiddetli mücadeleler yapmışlardır. 1480 yılında Saray Hanı Seyyit Ahmet, Moskova büyük
knezi III. İvan'ı baş eğmeğe zorlayarak Rusya üzerinde eski hâkimiyetini tekrar
kurmak teşebbüsünde bulunmuşsa da, kâfi miktarda kuvvete sahip olmadığı gibi,
arkada bazı tehlikeler baş gösterdiğinden, bir meydan muharebesi olmaksızın, Don
boyunca çekilip gitmişti. Bundan sonra Rusya üzerindeki 240 yıldan beri devam edip
gelen Altın Ordu hâkimiyeti kendiliğinden kalkmıştır. Zaten Altın Ordu'nun hayatı
da sona ermiş gibiydi. 1502'de bu devlet artık tarihe karışmış bunuyordu. Bu hakanlığın
harabeleri üzerinde birçok hanlıklar yükseldi; bunlar: Kırım, Kazan, Sibir, Astırhan
ve Nogay hanlıkları idi.
|