Kırım
Hanlığı'nın Toprakları
Hacı Giray Han'dan
itibaren Kırım Hanlığı'na tabî yerler Kırım yarımadası, Taman, Kıpçak ve
Kabartay bölgelerinden ibarettir. Bu dört bölge hanlığın sonuna kadar ayrılık
özelliklerini muhafaza etmişlerdir. Han, Kırım yarımadasında Bahçesaray'da
otururdu. 1475'ten itibaren güneyde Kefe, Sudak ve Mangup limanları civarındaki arazi
ile birlikte doğrudan doğruya Osmanlı padişahına tabi oldu ve Kefe'de sancak beyi ve
bazan beylerbeyi rütbesinde bir Osmanlı valisi yerleşti.
Mengli Giray
Osmanlı padişahı ile yaptığı anlaşma ile bu yerler üzerinde hâkimiyeti resmen
terketmiş ise de, sonra gelen bazı Kırım hanları bu kaleler yahut, hiç olmazsa,
civarındaki arazi üzerinde hak iddia etmekten geri kalmamışlardır. 1539'da Sâhib
Giray Han top menzili berisindeki arazinin hanların hükmünde olduğunu iddia etmiştir.
Sonradan Kazak ve Rus taarruzları karşısında Kırım hanları, Osmanlılar'ın Özü
(Dnepr) ırmağı ağzında Özü kalesini ve Kerç boğazında Yeni-Kale'yi inşâ ve
muhafaza etmelerine razı olmuşlardır. Kırım yarımadasınınn şimal bölgesindeki
steplerde muhtelif devirlerde gelmiş, yarı-göçebe kabileler dolaşmakta idiler. Bunlar
Kırım'daki askerî kuvvetleri teşkil etmekte olup, Kayalar-Altı denilen içtimaî
mevkiinde hak edilmiş damgalara göre, hemen hemen belli başlı bütün Türk ve Moğol
kabilelerini temsil etmekte idiler.
Yarımada,
şimaldeki Berzah, yani Or-Kapı (Perekop) üzerinde, Baron de Tott'un dahi
hayranlığını çeken, eski devirlerden kalma sağlam bir istihkâm ile Kıpçak
bozkırından ayrılıyordu. Or-Kapı'nın muhafazası Or beyine havale edilmiş idi.
Kırım hanlarına tâbi Kıpçak bölgesinin sınırları başlangıçta şimalde
Belgorod'a kadar uzanmakta idi. Fakat Kıpçak sahası Karadeniz şimalinde Prut
ırmağından Azak'a kadar bütün step bölgesini içine almakta idi. Mengli Giray I.
1484'te Bayezid II. Akkerman seferine geldiği zaman, Kavşan kasabasını ve havalisini
alarak Besarabya'da hâkimiyetini genişletmiştir.
|