|
Ruslar'ın bu kadar süratle ilerlemeleri, o sırada Asya'nın en büyük ve kuvvetli
devleti olan Çin'in şüphesini uyandırdı. Çinliler, Çin'e gelen Fransız Çizvit
rahiblerinden, Avrupa usulü top dökmeyi ve ateşli silah kullanmayı öğrenmişlerdi.
Ruslar, Sibir'e ayak
bastıkları 1581 tarihinden beri karşılarına "ok"la donanmış,
teşkilâtsız dağınık "avcı" kavimlerle karşılaşmışlar, önlerine
çıkan her kavmi kolaylıkla itaat altına almışlardı. Fakat bu defa, Sibir
fütuhatına başlamalarından tam yüz elli yıl sonra, Ruslar'ın karşısına topları
olan Çinli kuvvetler çıktı ve bununla Rus ilerleyişi hemen durdu.
Çinliler, 1628'de Nerçinsk
voyevodasından, Zeya ağzındaki Aygun kalesinin yıkılmasını istediler. Ruslar buna
razı oldular ve kaleyi yıktılar. Çinliler bunu da kâfi görmeyerek Ruslar'a karşı
harekete geçtiler. Amur üzerindeki Albazin mevkiini aldılar, ve yıktılar. Ruslar,
burayı yeniden kurmak teşebbüsünde bulundukları zaman, Çinliler tarafından
püskürtüldüler. Ruslar'ın, bu durum karşısında Amur boyunda tutunamayacakları
açıkça anlaşıldı. Bunun üzerine, Moskova hükümeti, 1689'da, Çin ile yaptığı
Nerçinsk uzlaşmasiyle, Amur nehrinin sol (kuzey) tarafını, Zeya havzasını tamamiyle
Çin'e bırakmak zorunda kaldı.
|