|
Altın Ordu Devleti'ne 1312-1340 yılları arasında hükümdar olan Özbek Han'dan
dolayı, bu günkü Özbekistan'da yaşayan Türklere "Özbekler" adı
verilmiştir. Bölgede İslamlığı yayan ve kuvvetlendiren Özbek Han olmuştur.
Timur'un ölümünden (1405) sonra imparatorluk parçalanmaya başlamıştı. Özbekler,
Aral Denizi'nin ve Seyhun Irmağı'nın kuzeyinde dağınık halde idiler. Özbekler
1428'de Sibir şehrinde (bu günkü Tobolsk'un Hemen batısındaki Tura'da ) Ebül Hayr'ı
Han ilan ettiler. Ebül Hayr, Batu'nun kardeşi Şiban (Şeyban) soyundan geliyordu. Onun
için Özbeklere "Şibanîler, Şeybaniler veya Şibanoğulları" da denir.
Ebül Hayr,
1403-1431'de Harezm'i, sonra Sırderya kıyısındaki Sığnak, Arkuk, Suzak, Akkurgan,
Özkent kalelerini ele geçirdi. Sığnak'ı kendisine merkez yaptı. Isık Göl
civarındaki Özkent'e kadar bütün bölgeye hakim oldu.Ülke 1457'de Oyratlar ve
Kalmukların saldırısına uğrayınca karışıklıklar çıktı. Bunun üzerine halkın
bir kısmı (Kazaklar), Çağatay Hanı Esen Buğa'nın yanına çekildiler. Ve ülkenin
doğu bölgesine yerleşerek buradaki Kırgızlarla karşılaştılar. Bunlara daha sonra
(Kırgız-Kazaklar) denmiştir.
Ebül Hayr,
1468'de Kırgız-Kazakları itaat altına almak için yaptığı bir savaşta yenildi ve
aynı yıl içinde öldü. Onun oğlu Muhammed Şibanî Han henüz on yedi yaşındaydı.
Mücadeleye devam etti. Çevresinde çok az kuvvet bulunmasına rağmen Kazak Barunduk
Han'ı yendi, ama Kazak Canıbek Han'ın oğullarına yenildi. Bütün kuvvetlerini
kaybettiği için Çağatay hükümdarı Mahmud Han'ın hizmetine girdi. Devrin
tanınmış alimlerinden olan Mevlana Muhammed Hıtayî'den ders aldı. İlim sahibi ve
iyi bir şair oldu. Günümüze ulaşan Türkçe ve Farsça şiirleri vardır.
1487'de
Çağatay hükümdarı Mahmud Han Muhammed Şibanî'ye Türkistan şehrini ikta (dirlik)
olarak verdi. Timuroğulları arasındaki anlaşmazlıklardan yararlanan Muhammed
Şibanî, 1500'e doğru Maveraünnehir'i ele geçirdi ve hükümdarlığını ilan
etti.Muhammed Şibanî hükümdarlığını ilan ettikten sonra arka arkaya seferler
yaptı ve başarı kazandı. 1503'te Akşi'de yapılan bir savaşta Çağatay Hanı ile
Uygur bölgesi emirini yendi. Bunun sonucu olarak Taşkent ve Sayram bölgelerini ele
geçirdi.
Hüseyin
Baykara'nın ölümünden sonra Harezm'i 1506 ve 1507'de Belh ve Herat şehirlerini de
zaptetti. Maveraünnehir, Fergana, Horasan ve Batı Türkistan'ı aldı. Fakat 1510'da
Safevilerle yaptığı savaşı kaybetti ve öldü.
Muhammed
Şibanî öldüğü zaman başkent Semerkant idi. Buhara, Taşkent gibi büyük
şehirlerde hanedan mensubu valiler vardı. Taht kavgası yüzünde ülke neredeyse
parçalanacaktı Yarım asır süren kargaşalıkta ülke yine dağılmadan kalabildi.
Nihayet 1560'ta II. Abdullah Han 38 yıl iktidarda kaldı ve Özbekistan'a parlak bir
devir yaşattı. Şairdi... Türkçe, Farsça ve Arapça şiirler yazmıştır. Bilginleri
de himaye etmiştir.
II. Abdullah
Han, Safevî Hükümdarı Şah Abbas'a yenilince Özbek Hanlığı büyük bir sarsıntı
geçirdi. Bu sırada Abdullah Han öldü (1598) ve Horasan Safevîlere geçti. Taşkent ve
çevresini Kırgızlar işgal ettiler. Diğer bölgelerde başka hanlıklar kuruldu ve
Özbek Hanlığı'na, Şîbanilere akraba olan Canoğulları 'Cânîler) hâkim oldu.
16. yüzyıldan
itibaren küçük hanlıklara bölünen Türk illeri, Rusların saldırılarına ve
işgallerine uğradı. 1860-1865 yıllarında Ruslar, Türkistan içlerine doğru
ilerlemeye başladılar. 1868'den sonra Özbek Hanlığı'nın yerini alan Buhara
Hanlığı yarı bağımsız bir şekilde devam etti. Nihayet 1924'de Rusya, bu bölgedeki
Türk illerini küçük küçük sosyalist cumhuriyetlere ayırdı.
Özbek Edebiyatı 20.
yüzyılın başına kadar Çağatay Edebiyatı olarak anılıyordu. Artık 'Özbek
Edebiyatı' denilmektedir. Türk Edebiyatının zengin bölümlerinden birini oluşturur.
Özbekler ülkeyi İslâmî eserlerle doldurmuşlardı.
|