|
Onbeşinci şüzyılın başlarında, Doğu Türkistan ve eski Uygur bölgesinde,
Çağatay Hanedanı hüküm sürüyordu. Bunlar Müslümanlığı benimsemiş ve
Müslüman olmayan Oyrat ve Kalmuklarla savaşmakta, cihad etmekteydiler.
Çağatayların hükümdarı
Veyiz Han,1418-1428 yılları arasında bir yandan iktidarı sürdürüyor, bir yandan da
sulama kanalları açarak tarımı geliştirmeye çalışıyordu. Kaşgar, Yarkent ve
Hotan çevresine tamamen hâkimdi.
Veyis Han 1429'da öldü ve
oğulları Esen Buğa ile Yunus Beğ arasında taht kavgası başladı. Emir Doğlat
Seyyid Ali, Esen Buğa'yı destekledi ve Esen Buğa tahta çıkta. Bilgin ve edib olan
kardeşi Yunus Beğ ise Timuroğulları'ndan Uluğ Beğ' e sığındı.
Yunus Beğ tahttan
vazgeçmemişti ve ele geçirmek için fırsat kolluyordu. Esen Buğa 1462'de ölünce
aradığı fırsatı buldu ve Timurlu Ebu Said han' ın desteği ile bütün batı
Çağatay bölgesini ele geçirdi. Ama Kaşgar, Yarkent ve Hotan civarı, şeklen
Çağatay Hanına bağlı olan Türk Doğlat ailesinin elinde kaldı.
Timurlu Ebu Said ölünce
oğulları birbiren düştüler. Bu kavgalara Yunus Han da karıştı. 1484'de Taşkent'i
Timurlulardan alarak başkentini Tufan'dan buraya nakletti 1486'da ölen Yunus Han'ın
yerine oğlu Ahmet han geçti. Oyratlara ve Kalmuklara karşı başarılı seferler yapan
Ahmed Han, Kaşgar ve Yenihisar'ı ülkesine kattı. Kendisi Aksu ve Turfan'da, yeni Eski
Uygur bölgesinde hüküm sürüyor, kardeşi Mahmud Han ise Taşkent'te oturuyor,
ülkenin batı bölgesini idare ediyordu.
Bu sırada, Mahmud Han'a
bağlı ve onun hizmetinde bulunan Muhammed Şıbanî Türkistan'da hanlığını ilân
etti ve semerkant'a girdi. Bunun üzerine Ahmed Han ve Mahmud Han kardeşler kuveetlerini
birleştirerek Şıbanî'nin üzerine yürüdüler. Fakat önceki bölümde de
gördüğümüz gibi bu savaşta Şıbanî galip geldi, Ahmed ve Mahmud Han kardeşleri
esir aldı. Şıbanî., Taşkent ve Sayram'ı ülkesine kattıktan sonra esir kardeşleri
serbest bıraktı.
Ahmed Han 1503'te öldü ve yerine oğlu Mansur geçti. Mansur,Uygur Hanı olarak
tanınıyor, Kaşgar, Yarkent ve Hokand'ı kardeşi said Han idare ediyordu. İki kardeş
İslâmiyeti yaymak için çaba harcadılar.
Uygur (Turfan) Hanı Mansur
1543'te öldükten sonra taht kavgalara başladı ve Çin de bu kargaşalığı
körükledi. Fakat, zayıflayarak da olsa, Turfan Hanlığı veya Sultanlığı uzun zaman
devam etti.
Hanlığın Kaşgar koluna
hükmeden Said Han'dan sonra, yerine oğlu Abdürreşit geçti (1565). Fakat,
Doğlatların, Kırgız-Kazakların saldırılarına uğrayan hanlık gittikçe
küçülüyordu ve 16. yüzyılın sonunda Kaşgar'dan ibaret kalmıştı. Bu bölge de
Mançu sülalesi zamanında (1644-1911) Çin'e bağlandı. Ama ayaklanmalar devam etti.
1866'da Yakub Bey'in
başlattığı isyan Türkistan'a bağımsızlık kazandırmak amacına yönelikti. Yakub
Bey, "Atalık Gazi"unvanı ile anılır. Çin'e bağımlılığı reddederek
kendini Kaşgar Hanı ilan etmişti. Doğudan Çinliler, kuzeyden Ruslar, güneyden
İngilizler Doğu Türkistan'ı tehdit ediyordu.
Yakub Han, bu devletler
kendisine her türlü vaadde bulunur, bir yandan da ülkesini işgal etmek için fırsat
kollarlarken, asıl bağlanacağı devletin Osmanlı İmparatorluğu olacağını
biliyordu ve 1870'te elçiler göndererek Sultan Abdülaziz'e bağlılığını bildirdi.
Osmanlılar Kaşgar'a askerî öğretmenler ve bir miktar silâh göndermekten başka bir
yardım yapamadılar. Çünkü kendi durumları da iyi değildi.
Yakub Han 1877'de öldü ve
direniş kırıldı. Çinliler bu tarihte Kaşgar-Turfan (Çağatay) Hanlığı'nı
topraklarına kattılar ve bu bölgeye "Yeni Fethedilmiş Ülke" anlamına gelen
Sinkiang (Sincan) adını verdiler.
|