Hiçbir devlet, bu çapta bir savaşın yıllarca
süreceğine ihtimal vermedi. Birkaç ayda biteceğini hesaplayan askerî ve siyasî
mütehassıslar az değildi. Türkiye'nin savaşa girip Rusya'nın boğulmasına ve
sonunda yıkılmasına sebep olması, İngiliz Başbakanı Lloyd George'un dediği gibi,
savaşı başlı başına iki yıl uzattı.
Dünya tarihinde ilk defa olarak bu savaş boyunca akıl almaz askerî kuvvetler karşı
karşıya geldi. İttifak Devletleri (Merkezî İmparatorluklar): Almanya 40 kolordu (109
tümen + 11 süvari tümeni), Avusturya-Macaristan 16 kolordu, Türkiye 63 tümen (9
ordu), Bulgaristan 15 tümen çıkardı. Bu kuvvetlerin karşısına, dengesiz şekilde
şu İtilaf Devletleri (Müttefikler) çıktı: Fransa 21 kolordu (33 tümen+10 süvari
tümeni), Rusya 37 kolordu ve ayrıca 19 süvari tümeni, İngiltere ve sömürgeleri 50
tümen, Birleşik Amerika 42 tümen, İtalya 45 tümen, Belçika 6 tümen, Sırbistan 19
tümen,, Romanya 25 tümen, Karadağ 3 tümen, Yunanistan 10 tümen, Portekiz 5 tümen. Bu
suretle aşağı yukarı İttifak Devletleri'nin 246 tümeni, İtilaf'ın 441 tümeni
karşısında kaldı.
Daha anlaşılabilir bir
hesapla bu savaşta İtilaf Devletleri'nin 42,7 milyon askeri silah altına
aldıklarını, bunun karşısında İttifak Devletleri'nin 22,9 milyondan fazla asker
çıkaramadıklarını söylemek yeter. Aşağı yukarı her İttifak askerî, iki İtilaf
askeriyle vuruşmaya mecbur kalmıştır. Japonya, Avrupa kara savaşına katılmamış,
ancak büyük donanması ile deniz harekatına girmiştir.Savaşa giren iki taraf
devletlerinin nüfus toplamı 1,170,735,000'i bulmaktadır. Merkezî imparatorluklara harp
ilan eden, fakat fiilen savaşa katılmayan sürüyle devlet, bu tablolarda bahis mevzuu
edilmemiştir. Kanada, Avustralya, Yeni Zelanda, Hindistan ve daha birçok ülke,
İngiltere'nin; Fas, Cezayir ve daha bir çok sömürge de, Fransa'nın nüfuslarına
dahildir. Yalnız sivil halktan - başta açlık ve salgın hastalık olmak üzere -
çeşitli sebeplerden ölenlerin 10 milyonu geçtiği hesaplanmaktadır.
V. Fransız Ordusu'nun tamamen bozan Almanlar, Paris yolunun tutmakta gecikmediler.
Lüksemburg, Belçika ve Kuzey Fransa işgal edildi. Bu yıldırım savaşı, Fransız ve
İngilizlerin yıllardan beri hazırladıkları savaş planlarını tatbike fırsat
vermedi. Üstünlük Almanların eline geçti. Fransız-İngiliz-Belçika kuvvetleri,
panik halinde kaçıyorlardı.
6-12 Eylül (1914) Marne
ırmağı üzerinde yapılan kanlı çarpışmalar, Paris'e 30-40 km. kala Almanları
durdurdu. Bu da, Fransa'nın yıldırım savaşıyla bertaraf edilmesi planını suya
düşürdü. Böylece 43 yıllık Alman genelkurmay planları, milyonu geçen müttefik
orduları tarafından akim bırakıldı. "Hatasız kurmay" vasfını kaybeden
von Moltke (Büyük Moltke'nin yeğenidir), Kayzer tarafından değiştirildi.
İşte Türkiye'nin savaşa
katılması bu tarihî dönüm noktasından, Marne muharebelerinden sonra oldu. O zamana
kadar Almanya, muhtemel bir savaşta, yıldırım harbiyle Fransa'yı tasfiye ettikten
sonra bütün gücüyle Rusya'ya yükleneceğine bütün dünyayı inandırmıştı. Fakat
Marne muharebelerinden sonra, böyle bir şeyin olamayacağı, savaşın belirsiz bir
süre içine ve Almanya'nın aleyhine olarak uzayacağı, kesin şekilde anlaşıldı.
Bunu anlayamayan, yalnız Enver Paşa oldu. Cihan denizlerine, bütün iktisadi imkanlara
sahip büyük devletlerle Türkiye'yi hiç de lüzumu yokken savaşa atan Enver Paşa,
Meclislere, hükümdara haber vermeden, donanmaya Rus limanlarını bombardıman emrini
veren Enver Paşa.
Devamı Var
|