| Kanuni
Süleyman devri Şeyhülislâmlarından ve on altıncı asrın şöhretli
âlimlerindendir. Tokatta doğdu. Doğduğu yıl belli değildir. Kemalpaşazade Süleyman
Bey’in oğludur. Büyük babasına nispetle İbni Kemal diye meşhur olmuştur.
Ahmet Şemseddin,
geçliğinde babası gibi sipahi askeri idi ve II. Bayezid döneminde bir çok savaşlarda
bulundu. O, bilim adamlarının emirlere bile üstün tutulduğunu görerek genç iken
mesleğini değiştirip eğitimini ilerletmişti. Arapça ve Farsça öğrendi. Önce
müderris oldu. Şöhreti arttı, sonra Edirne Kadısı ve Rumeli Kazaskeri oldu.
Yavuz
Sultan Selim onu çok sever, savaşlarda kendisiyle birlikte bulundururdu.
Mısır
seferinden dönerken İbni Kemal’in atının ayağından sıçrayan çamur Yavuz’un
kaftanını kirletmişti. Yavuz ona “Bilginlerin atının ayağından sıçrayan çamur
kaftanımın süsü olur"”demiş ve iltifat olsun diye bu kaftanın kendi
ölümünden sonra sandukasına örtülmesini vasiyet etmişti.
Kanunî
Sultan Süleyman da kendisine saygı göstermişti. Kanuni döneminde 1525’te
Şeyhülislâm oldu ve ölümüne kadar bu makamda kaldı. Ona
“Müftiyü’s-Sakaleyn” unvanı verildi.
İbni
Kemal, hak ve adaleti sever, doğruluk ve faziletten ayrılmazdı. Padişahın saygı ve
sevgisini kazanacak kadar büyük bir insandı. İbni Kemal Türk tarihinin örnek bir
insanıdır. 1533 yılında öldü. Mezarı Edirnekapı dışarısında Mahmut Çelebi
zaviyesindedir.
İbni
Kemal, büyük bir din bilgini olduğu kadar değerli bir tarihçi ve kudretli bir
şairdi. Kitap ve risale şeklinde üç yüz kadar eser yazdığı söylenir. İdrisî
Bitlisî’nin Heşt Behişt adlı eserini Türkçe’ye çevirmişti. Sadi’nin
Gülistan’ına benzer Nigaristan adlı Farsça bir eser yazmış, bir Osmanlı tarihi
ile Mohaç Muharebesi’ne dair bir risale meydana getirmişti. Yusuf ve Züleyha adlı
eserle tamamlanmamış bir Kur’an tefsiri ve dini kitaplara bir çok haşiye ve
şerhleri vardır.
|