Yurdun hemen her köşesinde genelde Müdafaa-i Hukuk
adıyla kurulan millî cemiyetler, milliyetçilik ideolojisine dayalı olarak
kurulmuşlardı. Millî Kurtuluş Mücadelesinini temel taşlarını oluşturan bu
cemiyetin kuruluşu, Türk milletinin bağımsız ve onurlu bir millet olarak yaşama
azminin bir ifadesiydi. Bununla beraber Millî Cemiyetler Wilson ilkelerinden
etkilendiklerinden başlangıçta barışçı mücadele yöntemini benimsemişlerdi.
Türklüğün meşru haklarının tanınacağı düşüncesiyle siyasî faaliyetlerde
bulunmayı ve yayın yapmayı yeterli görmüşlerdi. Ancak Wilson ilkelirinin Türkler
aleyhinde kullanılması, işgalci devletlerin haksız tutumu ve özellikle İzmir'in
işgali bu tür mücadelenin yeterli olamayacağını göstermiş, millî cemiyetleri
silahlı mücadele kararları almaya yöneltmişti. Bu cemiyetlerin bir diğer zaafı da
bölgesel kurtuluşu çare olarak görmeleri ve aralarında bir koordinasyon
olmayışıydı. Millî cemiyetler Mustafa Kemal Paşa'nın Anadolu'ya geçerek kurtuluş
meşalesini eline almasından sonra bu zaaflarından da kurtulmuşlar, yek-vücut hale
gelerek topyekün kurtuluşa inanmışlardı.
Trakya Paşaeli Müdafaa Heyet-i Osmaniyesi 1 aralık 1918'de Müftü Mestan Efendi'nin
başkanlığında kuruldu. Trakya'nın il, ilçe ve bucaklarına varıncaya kadar sistemli
bir şekilde teşkilatlandırdı. Trakya dışında Adapazarı'nda bir şubesi açıldı.
Kuruluş amacı Trakya'nın bütünlüğünü ve Osmanlı devletine bağlı kalmasını
sağlamak, Trakya'nın Türk yurdu olduğunu anlatarak Türklerin haklarını savunmaktı.
Cemiyet, İstanbul'da kurulmuş olan Trakya komitesi ile de işbirliği yapmış, Osmanlı
devletinin parçalanması halinde Trakya'yı mümkün olursa Batı Tarkya ile birlikte bir
bütün olarak Türk ve İslam topluluğu halinde kurtarmayı amaçlamıştı. Ancak bunun
için İngiltere'nin, o olmazsa Fransa'nın yardımını sağlamayı düşünüyordu.
Hedeflerinin bir Trakya Cumhuriyeti kurmak olduğu anlaşılıyordu.
Cemiyet, Mustafa Kemal
Paşa'nın Anadolu'ya geçmesinden sonra çalışmalarını millî amaçlara uygun olarak
yürütmüştü. Sivas Kongresi'nden sonra faaliyet ve programını değiştirmekle
birlikte temsil heyetinin isteğine uymak suretiyle Trakya-Paşaeli Müdafaa-i Hukuk
Cemiyeti adını almış ve böylece Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti'nin bir
şubesi haline dönüşmüştür. Daha sonra Lüleburgaz (21 Mart-2 Nisan 1920) ve Edirne
(9-13 Mayıs 1920) kongrelerini düzenlemiş, muhtemel bir Yunan istilasına karşı
silahlı bir direniş kararı almıştı.
Vilayat-ı Şarkiyye
Müdafaa-i Hukuk-ı Milliye Cemiyeti doğu illerinin Ermenistan'a verilmesi ihtimaline
karşı İstanbul'da kuruldu. Türklüğün bölgesindeki haklarını savunmak amacıyla
Le Pays adıyla Fransızca, Hâdisât adıyla Türkçe iki gazete çıkardı. İtilaf
Devletlerinin İstanbul'daki temsilcilerine ve İtilaf başkanlarına muhtıralar verdiği
gibi Avrupa'ya bir kurul göndermek amacıyla girişmde de bulunmuştu. Cemiyetin Erzurum
şubesi, Kâzım Karabekir Paşa'nın himâyesinde önemli hizmetlerde bulundu.
İstanbul'daki merkezle bağlantısını keserek Erzurum Kongresi'nin toplanmasına
öncülük etti. kongre sonrasında Şarkî Anadolu Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti adıyla
çalışmalarını sürdürdü.
Devamı Var
|