Mustafa Kemal Paşa, Anadolu ve Rumeli örgütlerini
birleştirmek için Sivas'ta bir genel kongre toplama kararındaydı. Bu amaçla emir
subayı Cevat Abbas Bey'e 21 Haziran'ı 22 Haziran'a bağlayan gece bir genelge
yazdırdı. Bir bakıma Amasya Genelgesi ulusal kurtuluş hareketimizin ve büyük
Atatürk'ün başlattığı bağımsızlık savaşımızın çıkış noktasıdır,
denilebilir.Bu genelgenin önemli noktaları
şunlardı:
1. Vatanın bütünlüğü, ulusun
bağımsızlığı tehlikededir. İstanbul Hükümeti, İtilaf Devletlerinin etki ve
denetimi altında bulunduğundan yüklendiği sorumlulukların gereğini yerine
getirememektedir. Ulusun bağımsızlığını gene ulusun azim ve kararı kurtaracaktır.
Ulusun haklı sesini dünyaya duyurmak için her türlü etki ve denetimden uzak bir
millî heyetin varlığı gerekmektedir. Anadolu'nun her yönden en güvenilir yeri olan
Sivas'ta ulusal bir kongrenin toplanması kararlaştırılmıştır. Bunun için bütün
illerin her sancağından halkın güvenini kazanmış üç delegenin en hızlı şekilde
yola çıkarılması gerekmektedir. Her hangi bir kötü durumla karşılaşılabileceği
düşünülerek bu iş millî bir sır olarak tutulmalı ve delegeler yolculuklarını
gizli olarak sürdürmelidirler.
2. Doğu illeri adına 10 Temmuz'da
Erzurum'da bir kongre toplanacaktır. O güne kadar öteki illerin temsilcileri de Sivas'a
ulaşabilirlerse Erzurum Kongresi'nin üyeleri de Sivas'ta yapılacak genel kongreye
katılmak üzere yola çıkacaklardır.
3. Temsilcilerin Müdafaa-i Hukuk-ı
Milliye Dernekleri ve Belediye Başkanlıkları ile başka yoldan seçilmeleri ve yola
çıkarılmaları konusunda yurt sevginizin yardımını ve seçilen kimselerin adları
iye yola çıkış zamanlarının bildirilmesini rica ederim.
4. Bu telgrafın alındığının hemen
bildirilmesini rica ederim.
Sivas Kongresi'ne çağrı anlamındaki bu genelge, askerî ve sivil makamlara şifreli
olarak gönderildi. Bundan başka Mustafa Kemal Paşa, İstanbul'daki Ahmet İzzet Paşa,
Halide Edip, Kara Vasıf, AHmet Rıza gibi önem verdiği kişilere bir mektupla genelgeyi
gönderdi. Bu mektubunda, sadece mitingler düzenlemekle kurtuluşun sağlanmasının
mümkün olmadığını, doğrudan ulusun bağrından çıkacak bir güce dayanmak
gerektiğini, bundan böyle İstanbul'un Anadolu'ya bağlı olmasını ve bu konuda pek
çok kişiye önemli görevlerin düştüğünü bildiriyordu.
Amasya Genelgesi,
Mustafa Kemal Paşa, Ali Fuat Paşa (Cebesoy), Rauf Bey (Orbay), Refet Bey (Bele) ve
Mustafa Kemal Paşa'nın karargâh heyetinde bulunanlar tarafından imzalanmış, ayrıca
Kâzım Karabekir ve Cemal (Mersinli) Paşaların telgraflı onayları alınmıştı.
Amasya Genelgesi, millî kurtuluş mücadelesinin gerekçe ve yöntemini içeren bir
program özelliği taşımaktadır. Önce vatanın ve milletin karşı karşıya
bulunduğu tehlikeler ortaya konmakta, ardından da kurtuluş çaresi gösterilmektedir.
Vatanın bütünlüğünün tehlikede olduğunu belirten ifadenin, aynı zamanda bölgesel
kurtuluşu çare olarak görenlere de bir mesaj olduğu söylenebilir.
İstanbul
Hükümeti'nin güçsüzlüğünün vurgulanmasından sonra yerine millî bir kurulun
oluşturulmasının zorunlu görülmesi, genelgeye bir ihtilal bildirisi niteliğini
kazandırmaktadır. Milletlerin bağımsızlığını yine milletin azim ve kararının
kurtaracağı ifadesi genelgenin adeta ruhunu oluşturmaktadır. Bununla millî
bağımsızlık ve millî egemenlik fikri vurgulanmaşı, kurtarıcı olarak padişah ve
halifenin güçlü devletlerin manda ve himayesinin yerini millet ve milliyetçilik
unsurları almıştır. Amasya Genelgesi millî bir kongrenin toplanmasını
öngördüğünden milletin birlik ve beraberliğni sağlamada ilk önemli girişim
olmuştur.
Devamı Var
|