Sivas Kongresi 4 Eylül 1919'da Mustafa Kemal Paşa'nın
davet sahibi sıfatıyla başkanlık kürsüsünden yaptığı konuşmayla açıldı. Daha
sonra yapılan oylamayla Mustafa Kemal Paşa kongre başkanlığına seçildi. Kongre gündemini
Erzurum Kongresi'nin tüzük ve bildirisiyle 25 temsilcinini aralarında hazırladıkları
bir muhtıra oluşturmaktaydı. İlk üç gün daha çok usul tartışmaları ile geçmişti.
Mesela tartışılan konular arasında kongrenin siyasetle meşgul olup olmayacağı
hususu da yer almıştı ki, esasen bütün bu faaliyetler siyasî mücadeleden başka bir
şey değildi. Sivas Kongresi'ni en çok uğraştıran bir sorun da manda konusu olmuştu.
Sivas Kongresi, Erzurum Kongresi kararlarını aynen benimseyerek kendine mal etmiş ve böylece
genelleştirmişti. Kongrenin aldıgı başlıca kararlar kongre beyannamesinde özetle
şöyle ifade edilmişti:1.
Mondros ateşkes Antlaşmasıyla belirlenen sınırlarımız içinde kalan topraklar, ayrılık
kabul etmez bir bütündür. Bu topraklar üzerinde yaşayan bütün Müslüman unsurlar
öz kardeştirler.
2. Millî gücü etken, millî iradeyi egemen kılmak esastır.
3. Her türlü işgal ve müdahaleye, özellikle Rumluk ve Ermenilik teşkilini
amaçlayan hareketlere karşı birlikte savunma ve direnme esası kabul edilmiştir.
4. Gayrimüslimler her türlü vatandaşlık hakları saklı kalacağından
siyasi egemenliğmizi ve sosyal dengemizi bozucu ayrıcalıklar verilmesi kabul
edilmeyecektir.
5. Osmanlı Hükümeti bir dış baskı karşısında vatanın herhangi
bir parçasını terk ve ihmal etmek zorunda kalırsa hilafet ve saltanatın (devletin),
vatan ve milletin korunmasını ve bütünlüğünü sağlayacak her türlü tedbir ve
karar alınmıştır.
6. İtilaf devletlerinden ülkemizin bölünmesi düşüncesinden tamamen
vazgeçerek bu topraklar üzerindeki haklarımıza saygı gösteren haklı ve adaletli bir
karara varmalarını bekleriz.
7. Devletimizin ve milletimizin bağımsızlığı, vatanımımzın bütünlüğü
saklı kalmak şartıyla herhangi bir devletin fenni, sinaî ve ekonomik yardımını
memnuniyetle karşılarız.
8. Merkezî hükümetin millî meclisi derhal toplaması ve bu suretle
milletin ve ülkenin mukadderatı hakkında alacağı bütün kararları milletin meclisin
denetimine sunması zorunludur.
9. Millî vicdanda doğan bütün vatanı ve millî cemiyetler Anadolu ve
Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti adıyla birleştirilmiştir.
10. Mukaddes gayeyi takip ve genel teşkilatı yönetmek için bir temsil
heyeti seçilmiştir.
Sivas Kongresi başkanlığına
Mustafa Kemal Paşa'nın seçildiği Temsil Heyeti'ne vatanın tümünü temsil etme
yetkisi tanımış, üye sayısını da altı kişi eklemek suretiyle on beşe çıkarmıştı.
Kongrede uzun bir süre tarşılan manda fikrini savunanlar, 400-500 milyon borcumuzun
olduğunu. gelirlerimizin buhnun faizine bile yetmeyeceğini, bağımsız yaşamaya malî
durumumuzun elverişli olmadığını, yanıbaşımızda bizi paylaşmayı amaç edinmiş
devletlerin bulunduğunu ileri sürmüşlerdi. Yine parasız ve ordusuz bir şey
yapamayacağımız, onların uçakla uçmalarına, zırhlı yapmalarına karşılık bizim
kağnıdan kurtulamadığımız, yelkenli bile yapamadığımız vb. gerekçeleri görüşlerine
dayanak yapmışlardı. Sonuçta manda fikri bir kez daha reddedilmiş, Rauf Bey'in önerisiyle
Amerika'da yıllardır aleyhimizde yapılan propagandaların giderilmesi için Amerikan
Kongresi'nden bir heyetin davet edilmesi kararlaştırılmıştı. Sivas Kongresi ayrıca
kendini bir yürütme organı olarak kabul ettiğini gösteren bir karar almış, Ali Fuat
Paşa'ya, "Batı anadolu Kuva-yi Milliye Komutanı" ünvanını vermişti.
Sivas Kongresi 11 Eylül'de sona
erdi. 12 Eylül'de Sivas halkının da katıldığı açık bir oturum yapıldı. Aynı
tarihte milliyetçi hareketin sarayın iktidarını tehdit etmeye başlaması üzerine
Osmanlı-İngiliz gizli anlaşması imzalandı. Bu anlaşmaya göre İngiltere'nin Türkiye'nin
bütünlüğünü ve bağımsızlığını üstlenmesine, İstanbul'un başkent olarak
kalmasına karşılık Boğazlar ve İstanbul İngiltere'nin denetiminde bulunacaktı. 14
Eylülde milleti Sivas kongresi'nce kararlaştırılan program ve Temsil Heyeti etrafında
toplama amacıyla İrade-i Milliye Gazetesi'nin çıkarılmasına başlandı. İlk yazıları
Mustafa Kemal Paşa tarafından dikte ettirilen gazete, başlangıçta haftada bir ve iki
kez, sonraları günlük olarak yayınlandı.
|