Kazak Hanlığı, 13. asırda kurulan Ak Orda'nın
üzerine bina edilmiştir. Asıl kurucusu Cengiz Hanın torunun Orda Ecen'dir. 1227
tarihinde Cuci'nin ölümünden sonra, Batu Han Altın Orda'yı sağ ve sol kanata
ayırmıştır. Ulus'un Batı kısmını kendisi idare etmiş ve Doğu kısmını da
ağabeyi Orda Ecen'e vermiştir. Bugünden itibaren Ak Orda diye adlandırılan Ulus'un
merkezi şimdiki Balkaş gölünün etrafında yerleşmiş, sonra Sığnak'a
değiştirilmiştir. 1395 yılında Emir Timur'un hakimiyeti altında kalmış, 1428'den
1456'ya kadar Ebülhayır'ın idaresinde olmuştur. 1456'da Barak hanın oğulları Kerey
ve Canibek Ebülhayır'a isyan ederek "Yedi Su" etrafına göç etmişler ve
kendi hanlıklarını ilan etmişler. Böylece Ak Orda hanlığı tarih sahnesine tekrar
çıkmış, sonra da bu hanlık "Kazak Hanlığı" diye adlandırılmıştır.
Kazak Hanlığının
Gelişmesi veya "Altın Devri" (15-17 yy): Ebülhayır Hanın iktidarına
karşı ayaklanan Kazak boylarının Doğu Deşt-i Kıpçak'tan, Batı Yedi Su yerine
göç etmeleri Kazak Hanlığı kuruluşunun başlangıcı olmuştur.
Kazak Hanlığında
siyasi ve iktisadi yönden ilerlemeye ilk adım atan Kasım (1511-1523) Han olmuştur.
Onun, Kazakların yaşadığı toprakları birleştirdiğini "Tarihi-Raşidi",
"Şeybaniname" v.b. tarihi eserler de açıklıyor. Önceden Ak Orda'ya ait olan
bütün toprakları kendi idaresi altında bulundurmuştur. Orta Asya, Edil etrafındaki
hanlıklar ile Rus'larla ticari ve diplomatik ilişkiler kurmuş. Kasım Hanı Batı
Avrupa da tanımıştır. Bunu o dönemde Avusturya dışişlerinde elçilik görevi yapan
Sigizmund Gerberşteyn, kendi yazılarıyla destekliyor. Kasım Han devrinde Kazak'ların
ilk anayasası "Beş Yargı" yeniden düzenlenmiştir. Göçebeler adet, örf
üzerine kurulan bu Anayasaya "Kasım Hanın Kaska Yolu" demişler. Moskova
elçisi Danila Kubin'in 1536'da Rus Çarına yazdığı mektubunda "...Kazak
Hanlığı, Orta Asya Hanlıklarından daha kuvvetli" diye, yazmıştır.
Kazak Hanlığı Haknazar
Han (1538-1580) devrinde daha ileri gitmiştir. Bu han Kazak-Kıgız Hanı ünvanını
almıştır. "Türk Tatar Tarihi" eserinde, A. Z. Velidi: "...Haknazar
Kazak-Nogay Hanı oldu" demiş. Kazak Hanlığı ekonomisi kuvvetlenmiş, Orta Asya
hanlıklarıyla yapılan dış politikada galip gelmiştir.Tevekkül Hanın devrinde
(1586-1598) de Kazak Hanlığı dış politikada, Rus'larla diplomatik ilişkilerde
önemli rol oynamıştır.
Tevekkül Han öldükten sonra yerine geçen Esim Hanın (1598-1628) şöhreti büyük
olmuştur. Kazak'ların barış içinde yaşamalarını, ekonomik, ticari, ilmi sahalarda
önemli gelişmeler sağlanmıştır. "Esim Hanın Eski Yolu" diye
adlandırılan, Kazak'ların ikinci bir mükemmel Anayasasını yeniden düzenledi. İç
politikada Kazak sultanlarının bölünme hareketlerine engel olmuş, Kazak
Hanlığının bütünlüğünü korumuştur. Dış savaşlarda (1635, 1643,1652
yıllarında) Oyrat-Conğar'ları mağlup etmiştir.
Kazak'ların bir araya
gelerek, birlikte hareket etmeleri Tavke Han (1680-1718) devrinde olmuştur. Kazak'lar
Tavke Hanı "Az Tavke" "insanoğlu'nun danışmanı" demişler. Bu han
bir merkezden idare etmek için, yeni idari reformları, idarecilik "Han
Meclisi'ni", "Beyler Heyeti'ni uyguladı. "Kasım Hanın Kaska Yolu",
"Esim Hanın Eski Yolu" diye, tanımlanan Kazak'ların Anayasalarını tekrar
yenileyerek, İslami, şerii hükümleri kullanarak "Yedi Yargı" veya
"Yedi Hakikat" diye, adlandırılan Kazak'ların Anayasasını oluşturmuştur.
Ak Orda'nın devamı olan Kazak
Hanlığının 15-17. yy.'da gerçek manada siyasi, ekonomik, ticari, ilmi rolü büyük
olmuştur. Kazak'ların bu asırlardaki dini durumu hakkında ilmi araştırmalar
yapılmamıştır. Sadece ulaşabildiğimiz kaynaklarda, Ak Orda devrinde tasavvufi
faaliyetlerin önemli katkısı olduğu, meşhur Şeyh Baba Kemalüddin Sığnakî'nin,
Şeyh Uluğ Bilgi'nin tesirlerinin büyük olduğu bilinmektedir. Sırderya nehri
etrafında, Batı Kazakistan'da 300'den fazla sûfîlerin ocakları (tekkeleri) bulunduğu
bilinmektedir.
|