Özbekistan'ın başkenti olan Taşkent, Çatkal
dağlarının batısında, Çirçik vadisinde yer alır. Çirçik ırmağına bağlı bir
dizi kanal kentin içinden geçer. Taşkent'in ilk kuruluşu M. Ö. 2-1'inci yüzyıla
kadar uzanır. Kent kuruluşundan bugüne dek Caca, Çaçkent, Şaşkent ve Binkent gibi
değişik adlarla anılmıştır. Taşkent adı, kayıtlara ilk kez 11. yüzyılda
geçmiştir.
Orta Asya'nın göz bebeği olan bu kentte bugün çok sayıda araştırma merkezi,
akademi ve 1920 de kurulan üniversite vardır. Nevai Edebiyat Müzesi önemli bir
merkezdir. Şehirde halen 9 tiyatro bulunmaktadır. Günümüzde bu kentte bulunan sanayi
üretiminin ağırlığını tarım ve tekstil makinalarıyla, tekstil ürünleri gibi
pamukla ilgili ürünler oluşturur. Bölgede başta pamuk olmak üzere, buğday, pirinç,
sebze ve kavun yetiştirilir. İpek böcekçiliğinin yanı sıra koyun yetiştiriciliği
ve besicilik çok yaygındır. Orta Asya'nın en büyük kenti olan Taşkent, batıya ve
doğuya giden ticaret yollarının üzerinde bulunması sebebiyle, tarih boyunca kurulan
bütün devletlerin ilgi odağı olmuştur.

Taşkent, 8'inci yüzyılda
Abbasi ordularının eline geçti. 13'üncü yüzyıla kadar çeşitli hanedanların
elinde kalan ve 16. asırda Kazakların eline geçerek başkent yapılan Taşkent, bu
yüzyılda bütün Orta Asya'yı kasıp kavuran Moğol istilasına uğradı. Bir süre
Timur Devleti'nin elinde kaldıktan sonra, Şeybanilerin eline geçen kent, bağımsız
statüsünü 1809'da Hokand Hanlığı'nın eline geçinceye değin kurudu.
Taşkent, 1865 yılında
Çarlık Rusyası tarafından istila edildi. O tarihte 70 bin nüfuslu ve surlarla
çevrili bir kent olan Taşkent, devrin önde gelen ticaret merkezlerinden birisi idi.
Taşkent, 1867 yılında Rus İmparatorluğu tarafından oluşturulan Türkistan
Valiliği'nin yönetim merkezi yapılırken, bu tarihten itibaren şehir surlar dışına
çıkarak yeni yerleşim merkezinde yeniden yükselmeye başladı.
Kaldırımların iki yanına
dikilmiş ağaçlar sebebiyle kaldırımlarında gökyüzünü görmeden dakikalarca
yürümenin mümkün olduğu şehirde, sıkı bir mimari planlama vardır. Bu sebeple
şehirde izin alınmadan tek bir çivi dahi çakmak mümkün değildir.Taşkent'te bugün
mükemmel bir metro sistemi, tramvay ve troleybüs ile toplu taşıma meselesi tamamen
halledilmiştir. Şehirde merkezi ısıtma ve merkezi sıcak su sistemi vardır. Bundan
ötürü hava kirliliği meselesi de hemen hiç yaşanmamaktadır.
|