Kırgızlar 743 yılında Kök Türk devletinin
yıkılışından sonra yönetimi ele alan Uygur Hakanlığı'nın idâresini kabul
etmeyerek, uzun yıllar boyunca Uygurlarla mücadele etmiş ve 9. asrın başlarında
Uygurlarla yapılan bir savaşta büyük kayıplar vermelerine rağmen, 838 yılında
Uygur Kağanını öldürerek Uygur Devletinin Kuzey kısmını işgâl etmek suretiyle
asırlardan sonra ilk defa merkezi Ötüken olmak üzere bir Türk Devletinin idâresini
ele almışlardır.
Kırgızların yüzyıllardan (neredeyse bin yıla yakın bir aradan) sonra yeniden
bağımsız bir devlete sahip olmaları, yaklaşık bir asır süren ikinci bağımsız
Kırgız devleti süresince onların kültürel alanda yeniden derlenip toparlanmalarına,
hatta Kök Türk ve Uygur kardeşlerinin yazı dilini kullanarak kendi kitabelerini
yazdırıp diktirmelerine vesile olmuştur.

Fakat bu ikinci Kırgız devletinin kurulduğu bölgeler
bugünkü Çin Halk Cumhuriyeti sınırları dahilinde kaldığı ve Çin yönetimince de
Türk tarihine ait pek çok önemli eserin gömülü olduğu bilinen bu bölgelerde kazı
yapılmasına müsaade edilmediği için, tarih ve bu arada başka bir çok ilim dalı bu
bölgeden elde edilebilecek her biri bir hazine değerindeki verilere ulaşamamaktadır.
Şayet birgün bu bölgedeki
Kırgız kitabelerinin gün ışığına çıkartılması mümkün olursa muhakkak ki
Kırgızların ve bu arada genel olarak Türklerin Orta Asya'daki tarihlerine ait bilgiler
yeni ve daha geniş boyutlar kazanacak, bu arada Türkler'in M.Ö. ve Miladı takiben bir
kaç yüzyıl boyuncaki hayatlarının pek çok bilinmeyen yönü açıklık kazanmış
olacaktır.
|