Asya'da Moğol hakimiyeti sona erdikten sonra Kırgızlar
önce Kalmukların idâresi altına girmişler ve sonra 1703 yılında Tanrı dağlarının
güney batı taraflarına göç ederek, kısa bir süre önce kurulmuş olan Hokand
devletinin hakimiyetini gönüllü olarak kabul etmişlerdir. Ancak bu iltihak ile kısa sürede
hem nüfusun ve hem de askeri gücün çoğunluğunu ele geçiren Kırgızlar, çok geçmeden
Hokand devletinin yönetimini ele aldılar. Böylelikle Kırgız Türklerinin tarihinde
yeni bir bağımsız devlet dönemi başlamış oldu. Hokand devletinin 18. yy boyunca
giderek Orta Asya'da nüfuzlu bir konuma yükselmesi Buhara Emirliği'nin dikkatini çekmiş
ve 19. asrın başlarında Hokand Hanı Ömer Han (1809-1822) ile Buhara Emiri Haydar Şah
(1800-1826) arasında başlayan rekabet ve çekişme, Orta Asya Türklüğünün en büyük
talihsizliklerinden birisi olarak tarihe geçmiştir.
Öyleki bu hanlıklar,
aralarındaki rekabeti, Osmanlı İmparatorluğuna biat etmek suretiyle ondan bir diğerine
karşı destek sağlamak için İstanbul'a elçiler göndermek noktasına kadar tırmandırmışlar,
fakat bu amansız mücadele sadece Rusların Orta Asya'daki hâkimiyet plânlarını
uygulamaya koymak için müsâit bir zemin hazırlamaktan başka bir işe yaramamıştır.
|