Yurtlarının Ruslar tarafından işgâl edilmesine
tahammül edemeyen Kırgızlar 1876'da Abdurrahman Abtabacı önderliğinde ve 1885'de ise
Oş şehrinde Derviş Han Tora önderliğinden isyan başlatmalarına rağmen her iki
isyan da kanlı bir şekilde bastırıldı ve isyancılar katledildi. Buna rağmen Çarlık
Rusyası'nın son dönemleri boyunca Kırgız isyanlarının ardı arkası kesilmedi. 17-18 Mayıs 1898 gecesi Andican'ın
Mintepe Camii imamı İşan Muhammed Sabıroğlu yönetimindeki ayaklanarak Rus
garnizonunu basan Kırgız Türkleri, modern silahlara sahip Rus ordusu karşısında ağır
kayıplar verdikten başka, sağ ele geçen 380 kişi de idam edildi. Bu olaydan sonra bölgeyi
ziyaret eden Rus Genel Valisini diz çökerek selamlamamakta direnen 208 kişilik bir halk
grubu Sibirya'ya sürüldü.
Nihayet 6 Ağustos
1916'da büyük ve toplu bir isyan başlatan Kırgızlar, bütün Türkistan'da yayılmakta
olan bağımsızlık savaşına iştirak ettiler. Fakat Ruslar tarafından kanlı bir şekilde
bastırılan bu isyânda da Kırgızlar binlerce kayıp verdi ve isyânın bastırılması
sonucunda üçyüz bin civarında Kırgız Türkü Çin'e kaçmak zorunda kaldı. Bunca
can kaybı ve göçe rağmen Kırgızistan'da milliyetçi Kırgız komiteleri hemen ertesi
yıl 1917 Bolşevik ihtilâli sırasında yeniden bağımsızlık mücadelesini başlatmışlar
ve bu mücadele 1929 yılına kadar sürmüştür.
Kırgızistan'da yarım
asrı aşkin bir süre aralıksız süren bu direnişler ancak Stalin'in despot yönetimi
devrinde tamamen sindirilmiş ve bu arada Rusya tarafından 1924'de Muhtar Bölge Statüsü
verilen Kırgızistan 1926 yılında Sovyet Sosyalist Cumhuriyet Birliği'ne Kırgızistan
adı ile dâhil edilmiştir.
|