Sayfayı Yazdır

Tacikistan Cumhuriyeti  


       Tacikistan'ın kuzey bölgesi Hocand (Leninabad eyaleti) Özbeklerin yerleşim bölgesi olarak kabul edilir. Kuzey, tarım ve sanayi bölgesi olarak ülkenin en gelişmiş yerleri, Hocand'lılar diye tanımlanan bölge yönetim kadrosunda, eski komünistler döneminden kalanlar, Güneydeki grup bu yüzden, kuzeyi Özbekistan'a yakın bölge olarak karşısına alır. Güneyde yer alan Kulab eyaleti, Kurgan Tepe bölgesinde de, özellikle başkent Duşanbe'de, Özbekleri dağınık olarak görebiliriz. Afganistan sınırına yakın kalanlar genellikle Kulablılar olarak tanımlanır. Dağlı Bedahşân'da ise az sayıda Kırgız dışında, Tacikler ve Pamirliler görülür. Kendilerini sünni Taciklerinden ayrı kabul eden, hatta ayrı şive kullanan Pamirlilerin çoğunluğu ise, İsmaili olarak tanımlanıyor.

      Yüksek dağları ile ülke üçe bölündüğünden, bölgeler arasında ilişki pek sağlam değildir. Ekonomik sorunlar yüzünden bölgecilik veya aşiretçilik oldukça güçlüdür. Bağımsızlıktan önce başlayan hükümet-muhalefet çekişmesi bu yüzden son darece karışık bir vaziyette olup özellikle güneyde, Afganistan sınırında başlayan esrar ve silah kaçakçılığı ve mafya anlayışındaki grupların zanaat sektörlerini elinde tutma isteği de, iç çekişmelerin daha da derinleşmesine sebep olmuştur. Tacikistan'daki iç savaştan faydalanan bu gruplar, dağlık bölgeden alınan haşhaş ve keneviri, Kırgızistan ve Özbekistan üzerinden Rusya hatta Türkiye ile Batıya ulaştırdığı bilinmektedir.

      Hükümet-muhalefet tartışmalarının sonuçsuz kaldığı yıllarda, Özbekistan ve Rusya'nın etkisi ile büyüyen iç taşımalar bugün sadace Tacikistan için değil, komşu ülkeler içinde tehlikeli boyutlara ulaşmıştır. Belli bir süre hükümetle birlikte çalışan Hocand grubu ve özellikle Taşkent-Moskova yönetiminin etkisi ile görevden uzaklaştırılan birleşik muhalif güçler, uzun dönemde kazandığı silahlı başarı neticesinde Duşanbe yönetimini bugünkü hükümet ile paylaşmaya hazırlanması, hem Rusya hem de Özbekistan için yeni bir başlangıç olarak değerlendiriliyor. Özbek-Tacik-Pamiri ve diğer toplumların yer aldığı muhalefet, Çeçenistan'da yaşandığı gibi hem Rusya'ya olumsuz etki edecek hem de Özbekistan'da kendisine karşı olan Kerimov hükümetinin politikasını değiştirmeye zorlayacaktır.

     Nitekim, Güneylileri temsil eden Cumhurbaşkanı Rahmanov'a yapılan suikast sonunda, yerel yönetim, Hacand grubunu temsil eden ve hükümet-muhalefet görüşmelerine alınmayan eski Başbakan Abdullacanov grubunu ayıplamaktadır. Önceki seçimlerde cumhurbaşkanı Nabiev'e mabluğ olan Abdullacanov, bir süreden beri hükümete karşı başlattığı çalışmalar, Taşkent hükümeti tarafından desteklendiği iddiaları var. Tacikistan hükümeti ise, Kuzeylilerin bu çalışmalarını Özbekistan'ın etkisi olarak değerlendirip, Hocand grubunu müzakerelere kabul etmeye yanaşmamaktadırlar.

     Milli birlik hükümeti için çalışmalarını devam ettiren muhalefet, eski devlet anlayışını destekleyen Hocandlı Abdullacanov grubudan hoşlanmasa da, gelecek doplantılara alıması isteğini belirtmiştir Ama, cumhurbaşkanına karşı başarısız süikast olayı, buna fırsat vermediği gibi,üst üste-başlayan olayların Kuzey-Güney çatışmasını tekrar alevlendimesi söz konusudur.

     Tacikistan'da bağımsızlıktan sonra yaşanan olayları genel olarak bölgelcilik diye tanımlasak da, ekonomik şartları göz önünde bulundurmamız gerekiyor. Dış güçlerin bölgeye hakim olması istenmiyorsa, Tacikistan'ın, Orta Asya barışında önemli bir yeri olduğunu, öncelikle komşu ülkelere düşündürmek gerekiyor. Özellikle Özbekistan rehberleri, bu konuda daha anlayışlı olması ve Tacikistan'da muhtemel hükümet değişiminin Taşkent'i etkilemeyeceğini anlatmak için vakit geçmektedir. Özbekistan devleti kendi içinde, demokratik gelişmeleri kabul ederek politik reformlara yönelmesi bölgedeki gerginilği yumuşatacağı gibi, Orta Asya birliğini daha geniş anlamda kabul eden grupların, halk içinde daha etkin çalışmasına yol açılacak ve nihayet bölgesel işbirliği düşüncesi etrafında, Özbek-Tacik anlaşmazlığı yavaş yavaş eritilecektir.

Son 

Geri

Menüye Dön 

Copyright  © 2001