Kendi kültür ve inançlarına son derece bağlı
olan Tuvalar, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetleri Birliği'nin çökmesinden önce de birçok
vatanseveri komünist sisteme kurban vermiştir. 1930'lu yılların sonu ile 1940'lı yıllar
ve 1950'li yılların başında, idarenin tamamıyla komünistlerin elinde olmasından
dolayı milliyetçiler; "eski sistem yanlıları", "Japon işbirlikçisi",
"ispiyoncu", "zenginlerin ve din adamlarının taraftarı" "halk
düşmanı" gibi çeşitli suçlamalarla idam edilmişler veya ağır hapis cezalarına
çarptırılmışlardır.
Bu ağır cezalardan dolayı 1980'li yılların
sonuna kadar nisbeten bastırılan milliyetçi düşünceler ve bağımsızlık
hareketleri; Sovyet Sosyalist Cumhuriyetleri Birliği'ndeki gelişmelere parelel olarak
yeniden ortaya çıkmıştır. 1989 yılının 12 Ekim'inde Tuf (Tuva'nın Ulusçu
Frontuzu-Tuva'nın Milliyetçi Cephesi)'u kurmak için bir toplantı yapılır. Bu toplantıda
Tuf'un programının hazırlanması, tüzüğünü planlaması ve kuruluş toplantısının
yapılması kararları alınır. 18 Şubat 1990'da bu toplandı gerçekleşir. Başkanlığa
daha sonra yapılacak seçimlerde milletvekili olan ve parlamento başkanlığına seçilen
Kaadır-ool Biçeldey getirilir. Tuva'nın Milliyetçi Cephesi 1992 yılının 18 Ocak'ında
yaptığı toplantıda ıdını "Bot-doğunnaan Tıva'nın Ulusçu Namı=Bağımsız
Tuva'nın Milliyetçi Partisi" olarak değiştirdi ve Kalin-ool Küjüget başkanlığa
getirildi. Bu parti etrafında toplanan Tuva milliyetçilerinden Sergey Bayır, İgor İrgit,
Vaçeslav Salçak, Mergen Ayan-Ool, Andrey Şumov, Çısınmaa Bayındı, Segey Tumat
Tuva'nın bağımsızlığı için çaba sarf eden aydınlar olarak ilk akla gelenler.
11 Mart 1990 tarihinde alınan
kararla "Tuvaca" Tuva Cumhuriyeti'nin devlet dili olarak kabul edildi. Bu
tarihten sonra okullarda eğitim ve öğretim dili olarak "Tuvaca" daha çok yer
almaya başladı.
1993 yılında kabul edilen
yeni anayasa, Rusya Federasyonu'ndan ayrılarak bağımsız bir cumhuriyet olma hakkını
Tuva halkına verdi.Tuva'da %70 nüfus çoğunluğuna sahip Tuva halkının bağımsızlık
yolunda ilerlemesi daha çok ekonomik olarak kendine yeterli hale gelmesine bağlı görünmektedir.
|