Karakalpak Türkleri asılları itibariyle X-XII
yüzyıllarda yaşayan Peçeneklerin ahfadındandırlar. Tarihi kaynaklarda "Siyah
Külahlılar" veya sadece "Külahlılar" adıyla geçmektedirler. XII-XIII.
yüzyıllarda Kıpçaklar'la beraber Moğollar'a tabi olmuşlardır. Karakalpak Türkleri
eski Rus yıllıklarında "Çorniye klobuki", Arap kaynaklarında
"Karabörklü" adlarıyla anılırlar. Rus yıllıklarına göre Karakalpaklar;
Uzlar, Peçenekler ve Hazarlar ile kardeş bir kavimdir. Rivayete göre Karakalpaklar'ın
bir kısmı 11. yy'da Selçuklular'ın güney ve batıya doğru gerçekleştirdikleri
yayılma eylemine katılmış, çoğunluğu ise Aral Denizi civarında kalmışlardır. Karakalpak Türkleri, Tarihçi
Reşidüddin'e göre Moğol istilası sırasında "Kavm-i külah-i siyah" adı
ile biliniyorlardı. Yine Arap müelliflerinden En-Nuveyri Altınordu Kıpçak kabileleri
arasında "Kara-Börklü" adını taşıyan bir topluluktan bahsetmektedir.
Kara-Kalpak (... Siyah Serpuş) ismi, bu Türk kavminin ırk hususiyeti ile ilgili
olmayıp, bunların yaşayış ve giyiniş tarzları ile alakalı diğer topluluklardan
onları ayırmak için kullanılmış bir ad olmalıdır.
Rus Kroniklerinde Çorniye
Klobuki ismine ilk defa 1146 tarihinde tesadüf olunur. Türk unsurunun en çok bulunduğu
saha Kiyef sahası olup burada Kumanlar hemcinsleri olan Karakalpaklar'la
çarpışırlardı. Kumanlar bunları eski göç yerleri olan Karadeniz steplerinden
sürüp çıkarmışlardı ve bundan dolayıdır ki, Karakalpaklar, Kumanların en
amansız düşmanı olmuşlardır. Düşmanların bütün harp sanatlarını bilen ve
onlar gibi hafif süvari olan Karakalpaklar, yaptıkları akınlardan ganimetle dönmek,
süratli akınlar yapmak ve askeri keşiflerde bulunmak gibi önemli vasıflara
sahiptiler. Ruslar, Karakalpaklar'ın kendileriyle birlikte oldukları durumda müstahkem
mevkilerde ancak kendilerini Kumanlar'dan koruyabiliyorlardı. Kronikler, Rus kinezlerinin
Karakalpaklar ile birlikte Kumanlar üzerine ondört sefer yaptıklarını
kaydetmişlerdir.
Karakalpaklar'ınen büyük harp
meziyeti "esir almak"daki ustalıkları idi. İktidara gelen herhangi bir Kiyef
Kinezi, devletin güney hudutlarında yaşayan Karakalpak süvarilerinden müteşekkil bir
kuvveti de emri altına alıyordu. 1150 ve 1151 tarihlerinde olduğu gibi Karakalpaklar,
Kiyef kinezinin diğer Rus kinezleri ile yaptığı savaşlarda da yer alıyorlardı.
Böyle bir durumda onlar ya bizzat Kinezin kumadası altına giriyorlar ya da genç
kinezlerin veya voyvodaların kumandası altında savaşa katılıyorlardı. Kiyef
tahtında oturan kinezlerin Karakalpaklar'la iyi geçinmeye mecbur olduklarını bu
örnekler açıkça göstermektedir.
Rus kinezlerinin hizmetlerinde
uşaklık eden Karakalpaklar olduğu gibi, emirler ve elçiler de vardı. Esirlerden
aldıkları ziynetleri Karakalpaklar'ın hemen kulullandıkları görülmektedir. Bu Türk
kültürü ziynetler zamanla Ruslar'a geçmiş ve bu olayda da Karakalpaklar'ın tesiri
görülmüştür.
Devamı Var
|