Sayfayı Yazdır

Tarih     

      

       Ermeni, Gürcü ve Yunan-Roma kaynaklarında Nahçiy genel adıyla Gargar, Durdzuk, Kist gibi isimlerle M.Ö. IV-III yüzyıllardan itibaren geçmeye başlayan Çeçenler. M.Ö. I. Yüzyılda Alan kavim birliğine katıldılar M.S. IV.yüzyılda Doğu Kafkasya'ya yayıldılar. Ne var ki, Müslüman Araplarla Hazar Hanlığı arasında süren savaşlarda Ermenilerin Azerbeycan ve Ermeniyye Valisi Mervan b. Muhammed (daha sonra II. Merven adıyla halife oldu), Çeçenistan ve Dağıstan topraklarına başarılı seferler yaptı (737). Buna rağman VI-II-IX. yüzyıllarda Çeçenistan ile birlikte Kuzey Kafkasya, Hazarların hakimiyetinde kaldı. Malazgirt Zaferi (1071) den sonraki yıllarda ise bu bölge, Selçukluların eline geçti.

       1222'de Moğol hükümdarı Cengiz Han'ın seçkin komutanlarından Cebe Noyan ile Subitay Noyan bir Moğol ordusuyla Kuzey Kafkasya'yı (dolayısıyla Çeçenisten'ı da) işgal ettiler. 1238-1239 yılları arasında Moğollar, Çeçenlerle Aslar(Alanlar) üzerine akınlar yaptılar. Böylece, bütün Kafkasya, Moğolları hakimiyetine geçti.14 Nisan 1395'te ise Timur, muazzam bir ordu ile Terek nehri boylarına geldi ve burada Altın Orda han Toktamış ile yaptığı muharebeyi kazandı. Sonunda, 1396 yılı başında, Kuzey Kafkasya'yı adım adım kale ve şehirleri yağma ederek ele geçirdi.

        XVI.yüzyılın ikinci yarısının başlarında Ruslar, Kazan ve Astrahan'ı ele geçirdikten sonra Kuzey Kafkasya'ya doğru yayılmaya başladılar. Fakat bu Rus yayılmasında, Rus Çarı III. İvan (1462-1505)'ın öfkesinde kaçarak Terek nehri boylarına gelen Riazan Kazaklarının büyük rolü vardı. Bu Kazaklar, daha iç bölgelere giderek Çeçenlerin yaşadıkları Argun ve Sunca ırmaklarının birleştiği Grozni yakınlarında bir yere yerleştiler. Bunun sonucunda 1557'de Çeçen beylerinde bir grup, Moskova'ya giderek Çar IV. İvan'ın himayesini istedi. Fakat bu talep, Osmanlılardan çekinildiğinden dolayı Ruslar tarafından reddedildi. Buna rağmen, artan himaye ricaları üzerine Rus birlikleri Terek nehrine kadar ilerleyerek Kabarday bölgesinde karakol-kaleler inşa etmeye başladılar.

        Ünlü Rus Çarı I. Petro (1689-1725), 1722'de Kafkaslara bir sefer düzenleyerek Hazar denizi kıyılarındaki Derbend ve Bakü'yü işgal etti. Bu seferden dönerken de Sulak nehrini ağzında Kutsal Haç Kalesi (Holy Cross Fort)ni kurdu. Bu sırada bir Rus süvari birliği aktaş ırmağı yakınlarında Endree köyünde Çeçenlerin saldırısına uğradı. Bunun üzerine Çar I. Petro, Çeçenleri cezalandırmak için onlara karşı Kalmukları gönderdi. Kendisi de 12 Ağustos 1722'de Şemhal'ın başkenti Tarku'ya girdi. Ancak, geçen zaman içinde kendi yurtlarında Rus nüfuzundan memnun olmayan Çeçenler, 7 Temmuz 1732'de Yarbay Kah komutasındaki Rus birliklerini mağlup ettiler. Bu tarihten itibaren Rus kaynaklarında Nahçiy halkının adı Çeçen, ülkelerinin adı da Çeçenya(Osmanlı literatüründeki adıyla Çeçenistan ) oldu.

        1768-1774 Osmanlı-Rus Savaşı'nın çıkmasından yararlanan Çeçenler, Kızlar Kalesi'ni ele geçirmelerine rağmen Ruslara karşı esas mücadelelerine 1785-1791 yılları arasında aslen bir Çeçen olan Şeyh Mansur (Uşurma) önderliğinde başladılar. Şeyh Mansur, bütün Kafkas kabilelerini cihada çağırmak suretiyle birleştirmeye çalıştı ve Rusları, Terek nehrinin ötesine sürerek bunu başardı. Tabiatıyla, Şeyh Mansur'un bu başarılı mücadelesinde Çeçenistan merkezi bir yer işgal ederken, Çeçenler de en büyük gücü oluşturmuştu.

Devamı Var 

Geri

İleri 

Copyright  © 2001