Asya kıtasının Önemli
bir Türk Bölgesi olan Astrahan eyaletinin güneyi ve Don nehrinden başlayarak,
Karadeniz ile Hazar Denizi arasındaki kara parçası, Ayrıca Türk ve İran sınırlarına
kadar olan uzantısını da hesaba katarsak. 450 bin kilometrekare genişliğindeki Bu
muhteşem coğrafyaya Kafkasya denir.
Bu coğrafyada Kuzeybatıdan güneydoğuya uzanan
Kafkas Dağları' nın kapladığı bölge esas itibariyle dağlık olup, Kafkas halklarının
büyük çoğunluğu genellikle bu dağlık bölgelerde yaşar. Kafkas Dağları 'nın
kuzeyinde kalan kısma Kuzey Kafkasya, güneyinde kalan kısmı da Güney Kafkasya, Mâverây-ı
Kafkasya veya Transkafkasya adları verilmektedir. Tarih boyunca Kafkasya'da yaşayan
milletlerden Kafkas yerlileri olarak çok büyük bir kısmı Turani kavimlerdir Bunlar;
Çerkezler, Abnazlar, Çeçenler, İnguşlar, Avarlar, Lezgiler, Laklar, Darginler, Gürcüler,
Kumuklar, Nogaylar, Kalmuklar, Karaçaylar, Balkarlar, Karapapaklar, Kundurlar ve
Azeriler; Hint-Avrupa kavimlerinden Osetler, Ermeniler, Svanlar, Farslar, Alanlar ve
Ruslar; Sâmi kavimlerinden de Yahudiler bulunmaktadır. Hint-Avrupa ve Sâmi kavimleri
ile Gürcülerin bir kısmı dışında bu kavimlerin hepsi müslümandır.
Geçmişte tarihi devrelerde
Özellikle Turan merkez bölgesi olarak tanımlanan Büyük Türkistan da yaşayan, çevresi
ile kavgalı, belki birazda geçimsiz savaşçı kavimler, ülkeleri işgal edilen mülteciler
Kafkasyaya sığınmışlardır. Dünyanın birçok yerinden gelen insanların buraya sığınmaları
tamamen Kafkasların coğrafi ve fiziki konumundan kaynaklanmıştır. Çeşitli
sebeplerle yurtlarını terk etmek zorunda kalan insanlar savunmanın daha kolay olduğu
ve zor takip edilebildikleri dağlara sığınmış ve buralara yerleşmişlerdir.
Milliyet ve dilleri
itibariyle Kafkas Kavimleri, bu fiziki coğrafyanın kendilerine kazandırdığı hayret
verici özelliklere sahip olmuşlardır. Kafkaslar, dünyanın başka hiçbir yerinde görülmemiş
bir şekilde çok sayıda kabile, soy ve insanlardan oluşmakta ve bunlar çok çeşitli
lehçe ve diller kullanmaktadırlar. Sadece Dağıstan'da bugün otuzun üzerinde ayrı
boy ve oymak (belki daha da derin aykırılıkları olan topluluk)yaşamaktadır.
Özellikle Dağıstan'ın da içinde
bulunduğu Doğu Kafkasya bölgesinde yüzlerle ifade edilen dilin konuşulduğu
bilinmektedir. Arapların bu coğrafya da bulunan Dağıstan için Diller Dağı (Cebelü'l-Elsine)
dediği, Romalıların işlerini takip etmek için 130 tercüman kullandığı Kafkasya'da
300 hatta 360 adet dilin varlığından söz edilmektedir.
Bu dillerin sayısı hakkında, en
temkinli Avrupalı yazarların bile verdikleri rakam kırkın altına düşmemektedir. Bu
diller yapı bakımından birbirlerinden pek farklı gözükmemektedir.
Bu göz alıcı çeşitlilik ve farklılık, bu kavimler arasında asırlar boyu sürüp
giden anlaşmazlık, kan davaları ve sürtüşmelere sebep olmuştur. Ancak en büyük ve
ortak düşmanları olan Ruslar'a karşı, özellikle XVIII. Yüzyılın son çeyreği içinde
başlayan bağımsızlık ve hürriyet mücadelesi, özellikle Kuzey Kafkasya'da, bölgeye
özgü bir birlik ve bağlılık şuuru geliştirmiştir. Bu birliğin oluşmasında,
Osetinler'in bir kısmı hariç, bütün Kuzey Kafkasyalıların ortak dini olan İslamiyet'in
kazandırdığı kardeşlik düşüncesinin büyük rolü olmuştur.
|