Sayfayı Yazdır

Dargin (Dargi)ler   


        Derbent Geçidi'nin kuzey-batısında, Hazar Denizi kıyılarına kadar yayılmışlardır. Kuzeylerinde Kumuklar, batılarında Avarlar en aşağıda Kazi-Kumluklar, güneylerinde de Kaytaklar bulunurlar. Konuştukları dil Lezgiler'in konuştuklarına yakındır. Bu nedenle Lezgi kabileleri arasında da sayılırlar. Akusa, Sutkur, Sirhal, Urkarak, Horakan, Kaytak (Haydak) ve Kubaçi gibi oymaklara ayrılırlar. Merkezleri Lavayi kasabası idi. Darginler'in en önemli oymakları (daha doğrusu grupları) Kaytaklar ve Kubaçiler'dir. Bunlardan birinciler Hazar Denizi kıyılarında Buynakski ve Derbent arasında otururlar ve Türkçe konuşurlar. ikinciler ise Kubaçi Kasabası'nda ve çevresinde otururlar. Maden isçiliği ve el dokumacılığından büyük bir şöhret sahibidirler. Bilhassa geçen yüzyıllarda Kubaçi isleri Ön Asya'da büyük değer taşırdı.. Karaçay-Balkar (Malkar)lar : Xlll.-XV.yy. lar arasında Kabartayları doğuya doğru yayılmalarına kadar Kuban, Terek ve Kuma nehirlerinin orta ve yukarı mecralarında ve onlara katılan akarsuların boylarında geniş bir sahada yasıyorlardı. Ancak Kabartayların baskısı ile Kafkas Dağları'nın zirvelerine doğru çekilmek zorunda kalmışlar ve Elbruz Tepesi'nin etrafındaki sarp ve yüksek araziye yerleşmişlerdir. Bunların da kaynakları pek belli değildir. Her iki boy da genellikle bir arada zikredilirler.

      Zaten aralarında çeşitli yönlerden bakıldığında pek bir fark yoktur. Hazarlar, Bulgarlar veya Kipçaklar'dan geldiklerine dair çeşitli görüşler vardır. Bunlar çevrelerinin genel olarak Çerkes-Abaza kabileleri tarafından çevrili olmasından dolayı, geniş ölçüde onların etkileri altında kalmışlar ve yarı Çerkeşleşmişlerdir. Ruslara karşı da mücadele etmişler ve önemli oranda nüfusları da Anadolu'ya göç etmiştir. 1866 da Karaçaylar 13, 400, Balkarlar ise 10, 100 kişi idi. 1897 de birinciler 27, 000, ikinciler 23, 100 kişi olmuştur. 1959 da Karaçaylar 81, 000, Balkarlar ise 42, 000 kişiye yükselmişlerdir.

      Nogaylar : aslında Nogaylar Kafkasya'da XVII.yy.ın sonlarında ortaya çıktılar . Daha XV.yy.ın ortalarında Küçük Nogay Ulusu Kuban Nehri'nin kuzeyine gelmişse de daha güneye inmemişti. 1771 de Ruslar Yedisan ve Bucak Nogayları'nda üç kabileyi daha Kuban boylarına sürdüler. Daha sonra bir kabile daha Kuban boylarına katildi. Burada General Suvorov'un katliamından kurtulabilenler Sogucak Kalesi' nde bulunan Ferah Ali Paşaya başvurdular. Kendilerinin Kabartay arazisinde ve Osmanlı topraklarına yerleştirilmesini istediler. Ferah Ali Paşa onlardan (gerektiğinde) Ruslara karşı yararlanabileceğini düşünerek onların bu isteklerini kabul etti. Bunlardan 10.000'i Hacılar Kalesi yanında, 10.000'i Hatukay arazisinde, 10.000'i Laba Nehri boyunda 10.000'i de Anapa Kalesinin liman başında ve iki saatlik mesafede yerleştirildiler. Nogaylar'ın Dağıstan dahilinde kalanlarının 1959'daki mevcutları 38.582 kişi idi. Bugün Dağıstan'ın dışında Krasnodar ve Stavropol eyaletlerinde oturanlar da bulunmaktadır. Bunlar Kazak ve Karakalpaklar'la aynı Türkçe yi kullanırlar. Nüfuslarının büyük kısmını göçlerden kaybetmişlerdir.

      Ayrılık ve farklılıklar sebebiyle asırlarca birbirine düşman olarak yaşayan bu kavimler, bölgede İslamiyet'in yayılmasında da büyük pay sahibi olan Osmanlılar'a sürdürdükleri temaslar sonunda, tarihlerinde ilk defa bağımsız Dağıstan ve Kuzey Kafkasya Cumhuriyeti'ni kurmayı başarmışlardır. Fakat Osmanlı ordusunun, bu devletin kurulmasından çok kısa bir müddet sonra, 30 Ekim 1918 Mondros Mütarekesi'yle Kafkasya'yı terketmek zorunda kalmasıyla yalnız kalan ve ancak üç yıl varlığını devam ettirebilen bu devletin bağımsızlığına Bolşevikler tarafından son verilmiştir.

      Kafkas ülkelerinden Azerbaycan, Gürcistan ve Ermenistan bağımsız; Çeçenistan, Dağstan, Karaçay-Çerke, Karbatay-Balkar, Kuzey Osetya ve İngşistan Rusya Federasyonu'na, Güney Osetya ve Abhazya da Gürcistan'a bağlı özerk cumhuriyetler olarak bugün varlıklarını sürdürmektedir. Ancak Çeçenistan bugün fiilen bağımsızlığını elde etmiş durumdadır.

      Kafkasya'nın iktisat ve ticaret tarihi, her zaman bu ülkenin coğrafi konumuna sıkı bir şekilde bağlı kalmıştır. Güneyden Ön Asya ülkelerine açılan, kuzeyden de eski zamanlardan beri doğu ticaret kervanlarının geçtiği uçsuz bucaksız steplerle birleşen Kafkasya, asırlar boyunca dünya ticaret yolları şebekesine dahil olmuş ve dünya ticaret coğrafyasının önemli unsurlarından birini teşkil etmiştir. Eski Mısır, Babil, Asur, Fenike eski Yunanistan ile Ön Asya ve Akdeniz havzasının diğer ülkeleri mallarını Kafkasya'ya sevkederek burada satar, sonra artan malları daha ilerdeki komşu ülkelere gönderirlerdi. Kuzeyden ve doğudan gelen mamul ve hammaddeler de aynı ülkelere Kafkasya yoluyla ihraç ediliyordu.

Devamı Var

Geri

İleri

Copyright  © 2001