Dağıstan'ın en önemli
şehirleri Mohaçkale, Derbent, Buynak, Kaspiy, Hasavyurt, İzberbaş, Kızlar ve Kızılyurt'tur.
Bu sekiz şehrin yanı sıra ovalık bölgelerde kurulmuş olan 14 işçi sitesi
bulunmaktadır. Yalnız Kubaçi işci sitesi dağlık bölgede kurulmuştur. Dağlık
arazide yer alan Buynak dışındaki diğer şehirler de ovalarda ve deniz kıyılarında
kurulmuştur.
Sosyo-ekonomik gelişmelere bağlı olarak şehirlerin nüfusu artmakta birlikte bugün Dağıstan'dan
nüfusun yarıdan fazlası (%58) dağ ve ova köylerinde yaşamaktadır. Ancak ova köyleri
ile dağ köyleri arasında çok farlılıklar bulunmaktadır. Ova köyleri çok büyük
olup, üzüm bağları ile meyve bahçelerine ve düz sokaklara sahiptir. Dağlarda ise, düz
arazinin az olmasından dolayı evler genelde dağ yamaçlarında ve üst üste inşa
edilmiştir. Çoğunlukla yolu olmayan bu köylerde köy halkı, köyün başına kadar
vasıta ile gelir, oradan evlerine dar yollardan geçerek ulaşırlar. Bağ ve bahçenin
olmadığı bu köylerin merkezlerinde üç-beş ağaç ancak bulunabilmektedir. Toprağın
çok kıymetli olduğu buralarda düz araziler genellikle geçim kaynağı olan ziraatta
kullanılmakta ve ürün olarak en çok buğday, mısır, arpa ve patates yetiştirilmektedir.
Ulaşımı çok çetin olan bu köyler, asırlar boyu Dağlılar'ı düşmandan koruma
vazifesi görmüşlerdir.
Mohaçkale. Dağıstan'ın başşehridir. Hazar Denizi'nin
batı kıyısında, Kafkas Dağları'nın denize yakınlaştığı yerde kurulan ve
1920'lerde 40 bin nüfusu olan Mohaçkale, bugün 350 bin nüfusuyla Dağıstan'ın en büyük
ve en önemli sanayi ve kültür şehridir. Mohaçkale'nin temelinin Deli Petro tarafında
kurulduğu rivayet edilmektedir. 1722 yılındaki İran seferi sırasında Deli Petro'nun
karargahını kurduğu yerde kurulan şehre 1857 yılında Port-Petrovsk(Petro Limanı) adı
verilmiştir. 1912 yılında Port-Petrovsk'un 24 bin nüfusa sahip olduğu ve bu sırada
şehirde bir küçük banyo, onluk su çeşmeleri, iki okul ve 12 kişilik bir hastanenin
bulunduğu belirtilmektedir. Sovyet egemenliğinden sonra Dağıstan'ın başkenti olan şehre,
Sovyet egemenliği için savaşan Mahaç Dahadayev hatırasına Mahaçkala(Mohaçkale) adı
verilmiştir. Sovyet egemenliği döneminde önemli bir sanayi ve kültür merkezi haline
gelen şehirde bu dönemde sanayi işletmelerinin sayısında artış görülmüştür.
Bunlardan en büyükleri M.Gadjiyev adında makine yapım fabrikası, Dagelektromat
fabrikası, radyo elemanları, cam ve elektrikli eşyalar üreten fabrikalardır. Kuzey
Kafkasya'nın ikinci büyük inşaat kombinası ile ülkenin en büyük ve en eski hafif
sanayii olan trikotaj, dikiş ve ayakkabı fabrikaları da buradadır. Şehirde gıda
sanayii de gelişmiştir. Bunlardan bazıları balık konserve ve et kombinaları, şarap,
bira, yağ ve şekerleme fabrikalarıdır.
Mohaçkale Dağıstan'ın kültür
merkezidir. Şehirde Rus, Avar, Kumuk ve Laklar'a ait tiyatrolar, kukla tiyatrosu, filârmoni,
Dağıstan Devlet Şarkılar ve Halk Oyunları Toplulukları, Dağıstan Devlet Lezginka
Halk Oyunları Topluluğu, sinemalar, müzeler ve kütüphane bulunmaktadır. Mohaçkale'de
bir çok dilde gazete ve dergiler yayınlanmaktadır. Kuzey Kafkasya'nın en büyük bilim
merkezi de Mohaçkale'dedir. Şehirde Rusya Federasyonu İlimler Akademisi'nin Dağıstan
Şubesi, Lenin Üniversitesi, pedogoji, tıp, tarım ve teknoloji enstitüleri ve
laboratuarlar bulunmaktadır. Mohaçkale'de Türk İşadamları tarafından açılmış
bulunan ve İngilizce yapan bir Özel Türk Lisesi de Dağıstan'ın eğitim sistemi içinde
yerini almış bulunmaktadır. Demiryolları kavşağında bulunan Mohaçkale, aynı
zamanda da Hazar'ın kuzey-batı kıyısında önemli bir liman şehridir. Şehir bir
taraftan Kaspiy şehrine, diğer taraftan da Tarki Dağı yamaçlarına doğru büyümektedir.
Derbent. Araplar'ın Bâbu'l-Ebvab
(Kapılar Kapısı) ve elBâb (Kapı), Türkler'in Demirkapu adını verdikleri ve Farsça'da
kapalı kapı, geçit, sınır karakolu anlamına gelen Derbent, Dağıstan'ın ikinci büyük
şehridir. Derbent çok eski bir şehir olup, Hazar Denizi'nin batı sahilinde ve Kafkas
dağlarının denize en çok yaklaştığı yerde kurulmuştur. Şehre ismini veren boğaz,
deniz ile dağ arasında iki kilometre uzunluğunda, iki sıralı ve bugün hâlâ kalıntıları
bulunan büyük duvarla çevrilmiştir. Dağlar tarafında muhkem bir kale ile son bulan
bu surların yapılışı Hazar Türkleri zamanında Sâsâni hükümdarı Nûşirvan
(531-579) tarafından yapılmıştır.
Osmanlılarla Safeviler arasında
sık sık el değiştiren ve İranlılar'ın Ruslarla anlaşmasıyla en son Ruslar'da
kalan Derbent, Avrupa'dan Asya'ya giden önemli ticaret yolu üzerinde bulunması
sebebiyle, tarih boyunca ticari ve askeri bakımdan stratejik bir önem taşımıştır.
Şehirde dağlar ile deniz arasındaki 2 kilometrekarelik geçidi kapatan surlar, Sâsâniler
ve sonraları Müslümanlar devrinde ön Asya'yı Doğu Avrupa göçebe kavimlerinin istilâsından
korumuştur. Şehir, Müslüman dünyasının bir hudut kalesi olduğu gibi, bir liman
olarak ticari bakımdan da önemliydi ve buraya bütün Hazar ülkelerinden mallar
getiriliyordu. Başlıca ihraç malları dokuma bezleri ve kök boya idi. Rus idaresi altında
Derbent'te XIX. Yüzyılın ortalarına doğru kök boyası üretim ve ticaretinde önemli
bir gelişme sağlandıysa da asrın sonlarında sosyal ve iktisadi hayatta gerileme başladı.
Derbent geçidinden geçen eski yolun yerini 1898'de inşaası tamamlanan ve orta
Kafkasya'yı Avrupa Rusyası'na bağlayan demiryoluna terketmesiyle şehir ve bölge
iktisadi hayatında yeni bir canlanma görüldü.
Devamı Var
|