Sovyet sistemine dahil bütün ülkelerde olduğu gibi
bugün Dağıstan'da da sosyo-ekonomik birçok problem yaşanmaktadır. Bu problemler
ekonominin bütün sektörlerinde etkili bir şekilde hissedilmektedir. Rusya Federasyonu
içinde Çeçenistan probleminin en fazla etkilediği cumhuriyetin Dağıstan olduğunu
söylemek de mümkündür. Çeçenistan'a komşu olması ve toprakları içinde yaşayan
önemli miktarda Çeçen'in bulunması sebebiyle bu problem, Dağıstan'ın ihtiyaç
duyduğu mallarla, hammadde ve teçhizatın sağlanmasında büyük güçlükler
çıkarmaktadır. İthalatta karşılaşılan bu zorluklar aynı derecede ihracatta da
söz konusu olmaktadır. Diğer taraftan bazı siyasi sebeplerle Azerbaycan-Dağıstan
sınırının da kapalı tutulması sebebiyle Dağıstan'ın bir ekonomik abluka altında
olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır. Bu problemlerin yanısıra zaten Rusya'da
etkisi devam eden ekonomik kriz, bütçesinin %85'i Rusya Federasyonu'nun yardımından
oluşan Dağıstan ekonomisini olumsuz yönde etkilemektedir. Rus ekonomisinde beş yıla yakın bir
zamandır yaşanmakta olan ekonomik çöküntü, Dağıstan milli ekonomisinde de aynı
etkiyi göstermiş bulunmaktadır. Üretimde sürekli bir gerileme, yüksek enflasyon ve
işsizlik ekonominin karakteristik özelliği haline gelmiş durumdadır. Yatırımlardaki
düşme devam etmekte, bilimsel ve teknik potansiyel hızla gerilemektedir.Dağıstan'da
son yıllarda sınaî üretimin düşüşü %40 ile en büyük seviyeye ulaşmış ; orta
ve büyük ölçekli işletmeler zarar etmişlerdir. Üretim beş yılda 3.3 misli
azalmış ve fiziki üretim hacmi 1950'li yılların seviyesine inmiştir. Üretim
düşüşünde Dağıstan, 1994 yılında Rusya Federasyonu içinde onuncu sırada yer
almıştır.
Sanayinin hemen hemen tüm
kollarında bu gerilemenin etkisi görülmektedir. Mesela makine imalatında üretim 1990
yılına kıyasla 4.7 kat, gıda sanayiinde 4.9 kat, cam sanayiinde 7.5 kat, hafif
sanayide 10.9 kat azaldı. 1990 yılına kıyasla sanayinin yapısı kökünden değişti.
Yakıt ve enerji kompleksinin payı 6.3 kat artarken; hafif sanayinin payı 4.3 kat,
makine yapım, gıda, kimya ve petro-kimya sanayilerinin payları 1.3 ila 2 kat azaldı.
Sanayinin değişen yapısı içinde yakıt ve enerjinin
payı artmasına rağmen, yukarıda belirtildiği gibi, bu artış sadece diğer
sektörlere nisbetle gerçekleşmiş, geçen yıllara göre ise azalmıştır. Nitekim,
yakıt ve enerji kompleksinde petrol üretimi yüzde 20.4 'e, gaz üretimi ise yüzde
7.2'ye düşmüştür. Elektrik enerjisi üretimindeki azalma yüzde 36.7 olmuştur. Bu
arada hidroelektrik santrallerinde yüzde 37.2 üretim düşüşü ortaya çıkmıştır.
Sanayide bu gerileme devam ederken, yatırım faaliyetlerinde de azalma aynı şekilde
devam etmiştir. Yatırım hacmi 1994 yılında yüzde 26.3, son üç yılda ise yüzde
47.7 azalmıştır. Kısacası, Dağıstan bugün bütün sosyo-ekonomik olumsuzlukları
birarada yaşamaktadır.
Sanayideki gerileme tarımda da etkisini göstermiş bulunmaktadır. 1990 yılına göre
üretimde önemli bir azalma görülmektedir. Kamu sektöründe tarım ürünleri üretimi
1991 yılına nisbetle 2.3 misli azalmıştır. Halkın elindeki küçük ölçekli özel
köy işletmeciliği ise yüzde 12.7 artış görülmüştür. Tarım sanayii kompleksine
1994 yılında yapılan yatırımlar 1993 yılına nisbetle yüzde 40, köy ekonomisinin
yatırım hacmi ise 1991 yılına nisbetle iki misli azalmış bulunmaktadır.
Finansman
yetersizliği, gerekli teçhizatın federal bütçeden temin edilememesi ve işletmelerin
içinde bulunduğu ağır ekonomik kriz 1994'te Cumhuriyet bütçesini de zor duruma
düşürmüştür. Ülkedeki işgücü arzındaki hızlı artış devam etmektedir. Bir
taraftan ekonomik kriz sebebiyle işyerlerinin kapanması, diğer taraftan
eğitim-öğretim kurumlarından yeni mezun olanların işgücü piyasasına katılmış
olmaları bunun önemli sebepleri arasında yer almaktadır. Bunlara ek olarak silahlı
kuvvetlerden terhis edilen askerler işsizliği besleyen önemli bir kaynak haline
gelmiştir.
Nüfusun önemli bir
kısmı, hayat seviyesinin düşük olması sebebiyle ek iş peşinde koşmaktadır.
Mühendis ve öğretmen olduğu halde işsizlik sebebiyle taksi şoförlüğü yapan ve
hayatından şikayetçi olan insanların sayısı her geçen gün artmaktadır. 1994
yılı itibariyle resmi kayıtlardaki işsiz sayısı 43 bin 800'dür. Resmi işsizlik
haricinde gizli işsizlik de yükselmektedir. Gizli işsizlerin sayısı da 63 bin 300
olarak belirlenmiştir. Yaşanan işgücü fazlalığında tarım bölgeleri başı
çekmektedir. Araştırmalar ülkede yaşanan istihdam probleminin tehlikeli boyutlara
çıktığını ortaya koymaktadır. Fiyatların devamlı artışı ücret ve maaşların
reel satın alma gücünü azaltmış bulunmaktadır. Ortalama maaş 1994'te 1990 yılına
göre %64 azalma göstermiştir. 1992'den itibaren Dağıstan toplumunda gelir
dağılımında da bozulma ortaya çıkmıştır. Ekonomik reformlar en çok kredi-
finansman- sigorta kurumları ile yönetim kademelerinde çalışanların işine yaramış
bulunmaktadır.
Dağıstan'ın 1994 yılı ihracatı 72.8 milyon, ithalatı ise 133.7 milyon Amerikan
doları olarak gerçekleşmiştir. Buna göre dış ticaret açığı yaklaşık 61 milyon
dolar olmuştur.
Bugün ithal edilen
mallar arasında gıda maddeleri önemli bir yer tutmaktadır. Bunlar arasında şeker,
bitkisel ve hayvani yağlar, çay, turunçgiller, makarna ve pasta mamulleri, süt,
kaymak, çocuk mamaları, tıbbi ilaçlar anılabilir. Bir tarım ülkesi olan
Dağıstan'da saydığımız bu gıda maddelerinin ithal edilmekte oluşu tamamen
yaşanmakta olan ekonomik krizle ilgili görülebilir. Ülkede mevcud ziraî üretim
potansiyelinin çok düşük seviyelerde kullanılmakta oluşu, saydığımız çok
çeşitli ziraî ürünlerin ithal edilmesi gereğini ortaya çıkarmış bulunmaktadır.
Bu arada Dağıstan'ın geleneksel ihraç malları olan yün, ham deri, ağaç malzemeleri
ve siyah maden düşük fiyatlarla satılmaktadır.
Dağıstan iletişim
konusunda büyük bir sıkıntı çekmektedir. Telekomünikasyon konusunda dünya
standartlarının çok gerisinde bulunan ülkenin başkenti Mohaçkale'de 1995 Temmuz
ayında 10200 abonelik telefon santrali hizmete girmiştir. İletişim sahasındaki bu
geri duruma ilaveten ekonomik alandaki dezentegrasyon, geleneksel sürüm pazarı kaybı,
finansal yapı ve dış ticaretin mevcud gelişmemiş durumu dış ticaret sahasında
sahip olunan potansiyeli hayat geçirmede engel teşkil etmektedir. Bu arada
Mohaçkale'deki deniz limanının restorasyonu, yeni bankaların açılması, Amerikan,
İtalyan, Avusturyalı ve Türkler gibi yabancı işadamlarının çeşitli sahalarda
yatırımlarda bulunmaları gibi olumlu gelişmelerin söz konusu olduğunu da belirtmek
gerekir.
|