Yaşanan Hayat
Genel olarak Kafkas kavimlerinde olduğu gibi,
Dağıstan'ın yerli kavimlerinin tipik yaşama alanları dağlık kesimlerdir. Derin
vadilerle birbirinden ayrılmış, hatta izole edilmiş vadilerde küçük kabile ve
oymakla halinde yaşamalarından dolayı dil, lehçe ve şive farklılıkları ve kabile
milliyetçiliğinini ortaya çıktığı anlaşılmaktadır. Ancak ortak fiziki şartlar
hepsi üzerinde aynı tesiri göstermiş, yaşama tarzları ve kültürleri büyük
ölçüde benzerlik göstermiş ve bir Dağlı Kültürü meydana gelmiştir. Sonradan
Dağıstan'a yerleşen Türk, Moğol, İranlı vs. kavimler bu kültürün etkisi altında
kalmışlardır.
Nüfus
1 Haziran 1992'de 1 milyon 906 bin olan
Dağıstan'ın nüfusu, 1 Temmuz 1995 itibariyle 2 milyonu aşarak 2 milyon 82 bin kişiye
ulaşmış bulunmaktadır. Nüfusun 1 milyon 210 bin kadarı (%58) köyde, 870 bin kadarı
da (%42) şehirlerde yaşamaktadır. Dağıstan nüfusunun etnik yapısı yüksek
bölünmeyle karakteristik hale gelmiştir. Tarih boyunca genellikle Turani kavimlerin
göç yolları üzerinde bulunan Dağıstan önemli bir geçit yeri olduğu için muhtelif
sebeplerle yurtlarını terkeden insanların bir kısmı buraya yerleşmiş, böylece
ülkenin nüfusunun çeşitlenmesini sağlamışlardır. Dağıstan'ın aşılması güç bir
ülke olması, bu ülkeyi kendi topraklarından ayrılan aşiretlerin sığındığı,
insanların birbirinden uzak ve ayrı kabileler halinde yaşadığı bir bölge haline
getirmiştir. Öyle ki, dağlık ülke Dağıstan'ın her dağında ayrı bir boy
yerleşmiş olup, her köy başkalarının anlamadığı ayrı bir lehçe ile
konuşmaktadır. 1897'de Çarlık Rusya'nın bir vilayeti durumunda iken 571 bin nüfusa
sahip olan, 1926'da 1 milyon 300 bin nüfusa ulaşan Dağıstan'ın 1916 yılı Rus
sayımına göre nüfusu 81 ayrı milliyet mevcut gözükmektedir. Bu elbet teki çok
komik bir abartma idi.Dağıstan nüfusunu oluşturan bu etnik grupların büyük bir
çoğunluğu Turani boy ve cemaatlerdi . Samur'dan Sulak'a kadar olan sahil düzlüğü
ile Sulak -Kuma arasında ve daha kuzeydeki düzlükler tamamen sayıları 350 binden
fazla olan, Azeri, Kumuk, Nogay, Türkmen, Kara-Papak, Kırgız...gibi muhtelif Türk
boyları ile meskûndur. Dağıstan'ın yerli 32 halkı içinde 11'i nüfusça
diğerlerinden fazladır. Bunlar Avarlar, Kumuklar, Darginler, Lezgiler, Laklar,
Tabasaranlar, Nogaylar, Rutullar, Sakurlar, Agullar ve Tatlar'dır.
Bu etnik gruplardan en
büyüğü, aralarında Karatay, Andiler ve Didolar'ın da bulunduğu 15 kadar alt grubu
içine alan Avarlar'dır. Dağıstan'ın dağlık kısmının batısında, Çeçenistan
sınırında Ahvah, Botlıh, Gunib, Hunzah, Untsukul... rayonlarında (ilçe) bulunan
Avarlar, bugün 500 binden fazla nüfuslarıyla Dağıstan nüfusunun %25.7 'sini
oluştururlar. Bu kütleyi oluşturan alt gruplar, yaşayış ve kültür
farklılıklarıyla da birbirinden ayrılırlar. Telke'nin orta bölgelerinde yaşayan
Darginler, yaklaşık üçte ikisi dağlarda üçte biri de şehirlerde olmak üzere 247
bin nüfusla Dağıstan nüfusunun ikinci büyük grubunu; kuzeydoğuda yaşayan ve Türk
dilinin Kıpçak lehçesini konuşan Kumuklar da 240 bin nüfusla Dağıstan'ın
üçüncü büyük nüfusunu oluştururlar. Mohaçkale, Buynak, Kızlar, Yahsay ve
Hasavyurt Kumukların yaşadığı şehirlerdir.
Ülkenin güneydoğu
kesiminde Kurak, Süleyman Stalskiy, Magaramkent, Ahtı ve kısmen Rutul ve Hiv
bölgelerinde yaşayan ve dördüncü büyük nüfusu teşkil eden Lezgiler (190 bin),
Khiv, Tabasaran ve Derbent bölgesindeki Tabasaranlar (85 bin), güneydeki dağlık
arazide Avarlar ile Darginler arasında yerleşmiş olan Laklar (84 bin); Kuma ile Terek
ırmakları arasındaki Nogay çöllerinde yaşayan Nogaylar (70 bin ) ve batıda Çeçen
Cumhuriyeti 'ne yakın yerlerde bulunan Çeçenler (60 bin) Dağıstan'da diğer önemli
toplulukları meydana getirmektedir. Bunların dışında Rutullar (20bin), Agullar (10
bin), İran asıllı Tatlar (10 bin) ve Sakurlar (7 bin) gibi daha az nüfus grupları
bulunmaktadır.
Müslüman olan bu grupların yanında, özellikle şehir merkezlerinde önemli oranda Rus
(250 bin), Ukraynalı, Tatça konuşan ve kendilerine Yivri ve Cuhud denilen Yahudiler ile
Ermeniler bulunmaktadır.
Gayrimüslim olan bu son
dört etnik grup umum nüfusun %15 'ini teşkil eder. Ancak, 90'lı yılların
başlarından itibaren bir taraftan Rus nüfusun merkezi Rus topraklarına doğru
çekilmesi, diğer taraftan da önemli miktarda Yahudi'nin İsrail'e göç etmesi
sebebiyle gayrimüslim nüfus oranının düşmekte olduğu görülmektedir. Diğer
taraftan genel olarak yerli kavimlerin nüfus artışı yerli olmayanlardan daha
hızlıdır. Meselâ, yerli kavimlerdeki doğum oranı Ruslar'ınkinden 2.5 kat
büyüktür. Bu durum sosyo-ekonomik, sosyo-psikolojik ve kültürel faktörlerden
kaynaklanmaktadır. Örf-âdetler, evlenmeye ve aileye verilen önem ve kadının aile ve
toplumdaki rolü yerli kavimlerdeki doğum oranının yüksek seviyelerde cereyan
etmesinde etkili olmaktadır. 1993'te 98 bin 895, bugün 100 binden fazla nüfusuyla
ülkenin ikinci büyük şehri olan Derbent'te ise nüfusun en büyük kısmını Azeriler
oluşturmaktadır. Stalin zamanında kimlik belgelerindeki Türk lafzının
değiştirilerek Azeri yazıldıkları, Türk ibaresinin yer aldığı eski kimlik
belgelerinin hâlâ mevcud olduğu bu insanlar tarafından anlatılmaktadır.
Bugün Dağıstan'da
kendilerine Terekemeler (Terâkime= Türkmanlar) denilen ve Derbent'in kuzey tarafında
yaşayan topluluğun, Evliya Çelebi'nin kaydettiğine göre Türkçe konuşan Kaytaglar
olup, Tabasaranlarılar'dan ibaret olduğu ve bunlara Dağıstan Terekemesi ve Kara-Papak
da dendiği belirtilmektedir. Bugün Kars köylerinde Dağıstan Kara-Papağı Sünni
muhâcirler bulunmaktadır. Terekemeler bugün genel olarak on köyde toplanmış
bulunmaktadırlar. Bunlar Berekey, Velikent, Cemikent, Padar, Mamedkala, Deliçoban,
Selik, Karadağlı, Tatlar ve Ulu Terekeme'dir. Şemseddin Sâmi, Dağıstan'ın asıl
yerli ahâlisinin Lezgiler olduğundan bahisle şunları yazmaktadır:
"Dağıstan'ın ahâli-yi asliyesi Lezgi cinsiyetine mensûb olub, Lezgi kavmi asıl
ve nesebleri Turaniyeden dir. Bunlar dağlık ve mürtefi' (yüksek)
mahallerinde sâkin olup, Bahr-i Hazer sevâhiline ( Hazar Denizi sahillerine) karîb
(yakın) olan alçak yerlerinin ahâlisi Türk, Türkmân, Tatar, Nogay vs. Akvâm-ı
Tûrâniyedendir." Dağıstan milletleri, medeniyet ve dillerdeki farklılığa
rağmen hayat şartları, ekonomi, medeniyet ve tarih birliği bakımından ortak bir
kadere sahiptirler. Dağıstan halkı, ekonomik yaşayış ve medeniyet bakımından
birbirlerine bağlı olarak kendilerini bir müttefik millet olarak hissetmektedirler.
Gerçekten, bu derece
farklılık arzeden Dağıstan milletleri şaşılacak derecede bir uyum içinde
yaşamaktadır. Bu kavimler, asırlar süren aynı kaderi paylaşma ve ortak sosyal
yaşantı yönünden de tam bir bütünlük arzetmektedir. Bu uyumun devamını sağlamak
ve dengenin muhafaza edilmesi amacıyla, özellikle kutlama günlerinde olmak üzere, her
türlü programda hemen hemen her etnik gruba ait müzik parçaları ve halk oyunlarına
yer verilmesine özen gösterildiği müşahade edilmektedir. Rus, Ukraynalı, Yahudi ve
Ermeniler dışında hemen hepsi müslüman olan Dağıstanlılar arasında din
birliğinin bu birlik ve beraberliğe önemli katkıda bulunduğu görülmektedir. Nitekim
Derbent'te en fazla nüfusa sahip iki etnik grup olan Azeriler ile Lezgiler arasında
'90'lı yılların başlarında sun'i olarak oluşturulmaya çalışılan gerginliğin bu
din birliği sayesinde çok ileri boyutlara ulaşamadığı görülmektedir.
|