Sayfayı Yazdır

Edebiyat  


        Dağıstan dillerinin son zamanlara kadar yazılarının olmayışı edebiyatlarının daha çok sözlü olarak inkişaf etmesine yol açmıştır. Çok zengin olan folklor, etnik farklılıklara rağmen, Türklerinki de dahil olmak üzere, her bakımdan bir bütün oluşturur. Masallar, atasözleri, bilmeceler, ....gerek manâ, gerek şekil bakımından Türkler'de olduğu gibidir ve birbirinden iktibas edilmiş intibaını verir. Halk türküleri ve destanlarda başta Şeyh Şâmil olmak üzere Dağıstanlı mücâhidlerin kahramanlıkları dile getirilir. Ayrıca Hz.Peygamber ile Ehl-i Beyt ve Ashâb-ı Kirâm'ın hayatını anlatan manzum eserler de yaygındır. Hassas bir kalp, engin bir hayal ve ince bir zekânın ürünü olan şiirler, şarkılar ve ağıtlar çoğunlukla kadınların eseridir. Bunlar, kahramanlık, ahlâki üstünlük ve vatanseverliğin tebcil ve tescil için söylenmişlerdir.

      Dağıstan kavimlerinin kendi yazılarının olmadığı asırlar öncesinde büyük şairlerin eserleri Arapça olarak yazılmıştır. Yazılı edebi eserlerin tarihi Dağıstan kabilelerinde bilhassa Avarlar ile Laklar'da XVII. Asırda başlar, Lezgiler ve Kumuklar ise yazılı edebiyata XIX. Yüzyılda geçmişler ve onlar da özgürlük konusunda manzum eserler yazmışlardır. Lezgi dilinde harflerle ilk matbû esere 1928'den sonra rastlanır. Yazılı edebiyatın ilk örnekleri arasında Leyla ve Mecnûn, Tâhir ile Zühre gibi edebi eserler, Dağıstanlılar'ın Ruslar'la mücadelesini anlatan kahramanlık hikayeleri ve tıbba dair kitaplar bilhassa yaygındır. Türkü ve destanlarda olduğu gibi kahramanlık hikayelerinde de İmam Şâmil milli kahraman sıfatıyla merkezi bir yer işgal eder. Dağıstanlı meşhûr şair Resul Hamzatov'un Dağıstan edebiyatına dâir eseri Benim Dağıstanım adıyla Türkçeye çevrilerek basılmıştır.

     Yerli Dağıstan dillerinin bugünkü durumu ise pek parlak görünmemektedir. Sovyetler zamanında etnik grupların kültür ve tarihine önem verilmemesi sebebiyle, bu gruplara mensup insanların çoğu kendi dil, tarih ve kültürlerine yabancılaşmış durumdadırlar. Her ne kadar milli tiyatrolar, gazete, radyo ve televizyon programları ve orta öğretim seviyesinde mahalli dil dersleri bulunsa bile Dağıstan dillerinin durumu ağır hasta sayılabilir. Hemen hemen bütün diller Rusça kelimeler tarafından işgal edilmiş durumdadır. Mesela Kumuk dili, gramer yönünden modern diller seviyesinde olmakla birlikte, kelime hazinesi bakımından çok fakirleşmiş, yaklaşık 20 bin Rusça kelime bu dil içine yerleşmiştir. Mahalli dillerin orta öğretim kurumlarında okutulması, ancak bu dillerin yoğun olarak konuşuldukları yerleşim bölgelerinde faydalı olmaktadır. Şehirlerde ve çok sayıda milletin yaşadığı yerlerde ise milli dilin konuşulması ancak ailenin özel ihtimamına bağlı bulunmaktadır. Bu konuda duyarlılığını kaybetmiş ve milli dilin önemini unutmuş olan aile çocukları öz kültürlerinden kopma noktasına gelmiş bulunmaktadır. Nitekim, resmi dilin Rusça olması ve eğitim ve iş hayatında bu dilin hakim bulunması sebebiyle Sovyetler döneminde birçok aile çocuklarının Rusçayı öğrenmesine özen göstermiştir.

     Halen yaşanan ekonomik kriz ve bu konuda yeni her hangi bir eğitim programının olmaması milli dillerin gelişme şansını engellemektedir.
Dağıstan'da bugün Rusça önemini kaybetmemekle beraber, İngilizce ve Türkçe gibi diğer dünya dillerine karşı yoğun bir alâkanın mevcud olduğu ve bu dillerde eğitime önem verildiği görülmektedir.

Geri

Copyright  © 2001