Sayfayı Yazdır

Rus İşgali Ve Halkların Sürgünü  


        Rus Çarlığı, Altınordu ve Kazan Hanlıklarını işgal etmek suretiyle 16. Yüzyıl sonlarında sınırlarını doğuda (Dağıstan bölgesi) Kuzey Kafkasya'ya ulaştırmıştır. Batıda (Karadeniz çevresinde) Kırım Hanlığı, 18. yüzyıl sonlarına kadar Ruslarla Çerkesler arasında tampon olarak kalmıştır. Kuzey Kafkasya'nın doğusundaki halklar 17. yüzyıl başlarından itibaren, batısındaki halklar da, 18. Yüzyıl sonlarından itibaren, Rus Çarlığının sürekli işgal teşebbüslerine karşı bağımsızlıklarını savunma zorunluluğunda bırakılmışlardır. 19. yüzyıl başlarında, Güney Kafkasya'daki Gürcistan ve Ermenistan kendi rızaları ile Rusya Çarlığına katılmışlardır.1828'de Azerbaycan İran tarafından Rusya'ya terk edilmiştir. Bu suretle Kuzey Kafkasya 19. Yüzyılın başlarında güneyden de Rusya tarafından çevrilmiş. Çarlık yönetimi büyük askeri güçlerle, Kuzey Kafkasya'nın işgalini tamamlamayı ilk hedef haline getirmiştir. Deniz kuvvetleriyle Karadeniz sahillerini ablukaya almış, dünyayla irtibatını kesmiştir.

      1830'lu yıllar, yüz binlerce kişilik büyük Rus ordularına karşı, Kuzey Kafkasyalıların bağımsızlık, özgürlük, hak, toprak ve kendilerine özgü toplumsal düzeni savunmalarının en şiddetli safhasının başladığı yıllardır. Bu son safhada, Kuzey Kafkasya halkları, işgalci ordulara karşı bir İngiliz tarihçisinin ifadesiyle "dünya harp tarihinin en büyük gerilla liderlerini de yetiştirmişlerdir." Bu liderler hiçbir dönemde Rus topraklarına saldırmamış, yalnızca kendi halklarının bağımsızlık, özgürlük düzen ve haklarını korumak için mecburen savaşmışlardır. Bu safhada Batılı (İngiliz, Fransız, Alman) bazı yazarlar Kuzey Kafkasyalıların arasında bulunmuş, hatta bazıları 2-3 yıl Kuzey Kafkasya halkları içinde yaşamış çetin ve şiddetli savunma harbini gözlemlemişlerdir. Bu Batılı yazarlar yazdıkları makalelerde, kitaplarda Kuzey Kafkasyalıları "uygar halklar" olarak nitelendirmişler, Rus ordularının köklü bir uygarlığı yok etmekte olduklarını ifade etmişlerdir.

      Kuzey Kafkasyalıların ve Batılı dostlarının Batılı devletlerden yardım talepleri karşılıksız kalmıştır. İşgale karşı savunma harbinin bu son safhasında da Kuzey Kafkasya'da büyük bir katliam gerçekleştirilmiş, yüz binlerce Kuzey Kafkasyalı Rus ordularınca öldürülmüştür. İnsanlık tarihinin muhtemelen bu en çetin ve uzun bağımsızlık ve özgürlük savunması Kuzey Kafkasya'nın doğusunda Çeçenistan'da 1859'da, batıda Soçi'de 1864' de Rus işgalinin tamamlanması ile son bulmuştur. İşgalci Rus ordusu, Kuzey Kafkasya'nın stratejik bölgelerinde Kuzey Kafkasyalıların, Rus hakimiyetini kabul ederek kalmalarına da imkan vermemiştir. İşgalin tamamlanması üzerine 1 milyon dolayında Kuzey Kafkasyalı çok zor, vahşice şartlar içinde zorla Osmanlı topraklarına sürülmüşlerdir. Sürgünde yüz binlerce insan yollarda ölmüştür. İşgal ve sürgün bir soykırım niteliği kazanmıştır ! Bu tarihi gerçeği insanlığa tekrar bu kısa yazımızla hatırlatmak isteyen bizler, Kuzey Kafkasya'nın işgali sonucu Rus çarlığı orduları tarafından, zorla Osmanlı ülkesine sürülenlerin torunlarıyız. Rusya Çarlığı, Kuzey Kafkasya'nın sürülen halklarının yerine, 1864'ten itibaren Kazak ve Rusları yerleştirmiştir.

 

Geri

Copyright  © 2001