Bazı ırkların etnik olarak ortaya çıkışlarına
bir veya bir başka ırkan katkıda bulunduğu bir gerçektir. Gagauzlar da bu
genellemeden muaf tutulmamalıdırlar. Tarihi ve ilmî deliller, Gagauzların etnik yapılarının
esasını Oğuzların oluşturduğunu göstermekteyse de, zaman içinde birçok değişik
teori de ortaya atılmıştır. Dil, kültür, tarih, etnografi ve antropoloji açısından
değerlendirildiğinde, Gagauzlar etnik doğuşları Peçenek, Oğuz ve Kumanlarla aynı
tarihlere rastlamaktadır.
Gagauzların etnik kimlikleri hakkında Türkçe,
Bulgarca, Romence, Rusça yapılan yorumlar başka başka açıklamalar içerir. Bazıları
onları Rum, Bulgar adlederken, bazıları halis Türk, bazıları Selçukluların kalıntıları,
bazıları Kuman, bazıları Peçenek ve bazıları da bütün bunların sentezinden oluşan
bir grup olarak kabul ederler. Dimitrov, Gagauzların etnik kökenleri hakkında 19 değişik
teori olduğuna işaret etmektedir.
Moşkov, Gagauzların
Oğuz Türklerinin soyundan olduğunu savunmaktadır. Türker Acaroğlu da Gagauzların Oğuzların
akrabası olduklarını düşünmektedir.İreçek, 1878 yılında yazdığı Bulgarların
Tarihi adlı kitabında Gagauzlar aslının karışık olduğunu, ancak bunların
Kumanlarla organik bağları olduğuna inandığını ifade etmektedir. İreçek Gagauzların
Selçuklu Türklerinin kalıntıları olamayacağından çünkü; Selçukluların İzzettin
Keykavus önderliğinde Dobruca'ya geçtiklerini, ancak burada kısa bir süre kaldıklarını,
daha sonra Kıpçak ülkesine göç ettiklerini anlatmaktadır. İreçek; Gagauzların
orijinal bir millet oldukları gerçeğinin altını çizmektedir.
Radlof ise, Gagauzları
Altay ailesine mensup topluluklar içerisinde saymaktadır. Moşkov, Gagauzların Kuman
soylu olmadıklarını zira, Kumanların Tatarlarla karışmış olduklarını anlatmaktadır.
Moşkov, İreçek'e bu konuda karşı çıkmış ve Gagauzların saf Oğuz ırkından
olduklarını vurgulamıştır.
Manof, Gagauzları
Hristiyan Oğuzlar olarak adlandırmaktadır. Çakır, Gagauzların Selçuklularla ve
Kumanlarla olan ilişkilerini reddeder. Kowalski daha dialektik bir yaklaşımla Gagauzların
bir millet olarak ortaya çıkışlarının farklı unsurlara dayanarak üç dönemde gerçekleştiğini
düşünmektedir:
1. En eski tabaka kuzeyden gelen bir Türk
topluluğunun kalıntısıdır.
2. İkinci tabaka Osmanlıların gelişlerinden daha önceki döneme
dayanan güneyli bir Türk topluluğu.
3. En yeni tabaka ise Osmanlıların bölgedeki Türk kolonilerinden oluşmuştur.
Kowalski'ye göre, Gagauzlar, mono-etnik bir kimlik yapısına sahip olmayıp, tarih içinde
karışık bir etnik yapıları olmuştur.
İlk tabaka ile karışan
ikinci tabakaya güneyden gelen dil karakterinin izleri bütünüyle yayılmıştır.
Gagların hristiyanlığının menşei Tuna ötesine dayanır. Gagauzlarla pek çok ortak
özelliği olan Deliorman Türkleri'nin Müslümanlığı ise güney kaynaklı ikinci ve
üçüncü tabakadan gelir.
Gagauzların etnik kimlikleri ve
tarihleri hakkında teorilerin tutarsızlığı Gagauzların demografisini de etkilemiştir.
1817, 1835, 1851 ve 1859 yıllarında yapılmış olan nüfus sayımlarında Gagauzlar kayıtlara
Bulgar olarak geçirilmişlerdir. Ancak 1897 yılından sonra, bölgede yapılan nüfus
sayımlarında Gagauzlar ayrı bir millet olarak kabul görmüşlerdir.
Sovyetler Birliği döneminde ise Gagauzların orijinal bir millet olduğu gözardı
edilmemiş ve bu yaklaşım istatistiklere, nüfus kayıtlarına, referans kitaplarına nüfus
cüzdanlarına, seçmen kartları gibi her türlü resmi belgeye de yansıtılmıştır. Büyük
Sovyet Ansiklopedisi Gagauzları Oğuzların dilini ve geleneklerini miras almış bir
millet olarak tanımlamaktadır. 1954 yılında Moskova'da basılmış olan "European
Peoples of the USSR" adlı kitapta da Gagauzlar tanıtılmış ve etnik, kültürel
ve sosyal hayatlarıyla ilgili bilgi verilmiştir. Moldova Ansiklopedisi ise Gagauzları
orijinal bir millet olarak tanımlamaktadır.
"Gaglar Grek soylu değildirler,
zira Yunanlıların, Romen ve Moldovalıların, Rum ve Fanariyotların arasında yaşarken
aralarında yaşadıkları milletlerin kendilerini daha iyi kabul etmeleri için
kendilerini onlara Türkleşmiş Rum olarak göstermişlerdir. Halbuki Gagauzlar; adet,
fizyonomi, tabiat ve karakterleriyle asla Rumlara benzemezler. Gaglar Türkleşmiş,
Bulgarlar da değillerdir. Aksine Gagauzlar Bulgar kelimesini hiç kullanmazlar, bunun
yerine "Tukan" adını kullanırlar. Söz gelişi bir Gagauz köyünde Rum ve
Bulgar bulunsa bunlar Gagauzlardan o derece ayrıdır ki, parmakla hangisinin Bulgar veya
Rum olduğunu göstermek çok kolaydır. Gagauzlar arasında Türkleşmiş, Gagauzlaşmış
Rum ve Bulgar bulmak çok kolaydır. Ama Rum ve Bulgarlaşmış Gagauz bulmak asla mümkün
değildir.
Ünlü bir Gagauz şiiri bizlere Gagauzların kendilerini nasıl gördükleri hakkında önemli
ipuçları vermektedir:
Ben kimsesiz kaldım
İsmini bilmeer
Ne olduğumu bilmezler
Ben Türk evladı vatansız kaldılar
Bana Urum Tukan derler
Türklüğümü hep çekerler (gizlerler)
Vatanım da vardır
Soyum kanım Türktür
Ama bilmezler |
|