Yüzölçümü: 1.831 km2
Nüfusu: 171.500
Başkenti: Komrat Komşuları :Kuzeyde
Ukrayna, batıda Romanya, güneybatıda Bulgaristan.
Kültür Yapısı
Gagavuz Türkçesi, yaşayan Türk lehçelerinden
biridir. Gagavuz Türkçesi; Azeri Türkçesi, Türkmen Türkçesi ve Türkiye Türkçesiyle
birlikte Türk dilinin Oğuz grubunu teşkil etmektedir. Bu üç lehçeden Türkiye Türkçesine
en yakın olanı Gagavuz Türkçesidir. Bu dil, Osmanlı Türkçesinden etkilenerek Türkçe,
Arapça, Farsça kelimeler alarak zenginleştiği gibi, birlikte yaşadığı Yunan,
Bulgar, Romen, Moldova ve Rus dillerinden de birçok kelimeyi bünyesine almıştır. Bugün
edebi Gagavuz Türkçe'sinin içerisinde çok sayıda Slav asıllı kelime bulunmaktadır.Gagavuzlar
Osmanlı alfabesini öğrenmemiş ve Osmanlı yazılı edebiyatını okumamışlardır.
Osmanlı döneminde ve ondan sonra uzun zaman Kiril alfabesi ile yazılmış bulunan Türkçe
kitapları okumuşlardır.
1957 yılına
kadar Gagavuzların kendilerine ait bir alfabeleri olmamıştır. Gagavuzlar değişik
zamanlarda Rumca, Bulgarca, Rusça ve Romence öğrenmek ve bu dillerin alfabelerini
kullanmak zorunda kalmışlardır. 1918'den 1932 yılına kadar Kiril alfabesini, 1932'den
1957'ye kadar Latin Alfabesini kullanmışlardır. 1957 yılında Moldova S.S.C.B. Yüksek
Sovyeti'nin kararıyla Rus Alfabesine birkaç harf ilave edilerek, Kiril esaslı Gagavuz
Alfabesi hazırlanmıştır. 1957'den 1996'ya kadar tekrar Kiril Alfabesini, 1996'dan
sonra ise Latin Alfabesini kullanmaya başlamışlardır.Gagavuz Türkçesini bir yazı
dili haline getirme mücadelesinde Rusça'dan etkilenilmiştir. Gagavuz Türkçesi
morfoloji, fonetik ve sentaks açısından değerlendirildiğinde Slav etkisinde kalmıştır.
Gagavuz Türkçesinin bu gün yaşayan iki diyalekti vardır. Birisi merkez diyalekti
(Konrat ve Çadır), diğeri ise güney (Vulkaneş) diyalektidir.
Kanuna göre Gagavuz
Yeri'nin resmi dili "Gagavuzca, Rusça ve Romence"dir.Özerklik süreciyle
birlikte Gagavuzların anadillerini her alanda kullanabilme imkanı doğmuştur. XI. Yüzyıla
kadar Hıristiyan kiliseleri arasında bir takım teolojik problemler olmasına rağmen bu
problemler kiliseler arasında büyük bir ayırıma sebep olmamıştı. Ancak 1054 yılında
Hıristiyan kilisesi Ortodoks ve Katolik olmak üzere iki ana mezhebe ayrıldı. Eskiden
olduğu gibi günümüzde de Gagavuzlar arasında Babtist ve Adventist gruplar ve bunlara
ait kiliseler mevcuttur.
Gagavuzların uzun bir süre
yazılı edebiyatları olmamıştır. Çeşitli zamanlarda farklı alfabeler kullanmak
zorunda kalan Gagavuzlar yaşadıkları ülkenin alfabesiyle Türkçe kitaplar yayınlamışlardır.
Çağdaş Gagavuz edebiyatının gelişmesinde Mihail Çakır'ın oldukça büyük rolü
vardır. Çakır daha 1934 yılında Gagavuz Türkçesiyle ilk gazeteyi çıkarmış ve bu
dilin bir edebî dil haline gelmesi için ilk meşaleyi yakmıştır. 1934 tarihinde
Gagavuz Türkçesiyle Besarabyalı Gagavuzların İstoryası adlı kitabını bastırmıştır.
Bu kitap bir Gagavuz tarafından yazılan ilk Gagavuz tarihidir. Yine Çakır 1939 yılında
Gagavuzca-Romence sözlüğü neşretmiştir ve İncil'i anadiline çevirmiştir. 1957 yılından
günümüze kadar Gagavuz Türkçesi ile 25-30 civarında edebi eser yayınlamıştır.
|