Sovyet Dönemi baskıları, Bolşevikler'in daha önceki
yıllara göre kendilerini daha "sağlam" hissetmeye başladıkları, pek çok
isyan ve bağımsızlık hareketini bastırdıkları 1930'lu yıllarda başladı. "Sınıf mücadelesi olarak" ve
kolhozlaştırma sürecinde Hakas köylerinin en çalışkan insanları yok edildiler.
Kolhozlaştırmaya karşı çıkanlar devlet düşmanları ilan edilerek bütün
aileleriyle birlikte sürgün edildiler.
Bu uygulamalar resmi
olarak 30 Ocak 1930 yılında Politbüro kararı ile başlatıldı. Baskı ve sürgünler
zengin köylülerden, orta halli insanlara sıçrayacaktı. Bu operasyonların planları
en ince ayrıntılarına kadar hazırlanmıştı. Kimden ne alınacak, hayatlarını sürdürmeleri
için ne kadar buğday bırakılacak, çalışma kamplarında ödemeler nasıl yapılacak
vb. 12 Şubat 1930 günü Sibirya İcra Komitesi'nin kararıyla bütün hayvanlara,
evlere, malzemelere, dükkanlara ve mahsule el kondu. Sürgüne gönderilenlerin yanlarına
yalnızca bir miktar yiyecek ve aile başına beşyüz Ruble para almalarına izin
veriliyordu.
Komitenin bu gizli kararıyla
25 Şubat tarihine kadar Sibirya'da 35 bin Hakasya'da ise 354 aile sürgüne gönderildi.
354 ailenin illere göre dağılımı ise şöyleydi: Askiz 70, Bograd 90, Taaştıp 60,
Çarkov 70, Çebak 64, Sibirya'da plan %53.4 başarı ile gerçekleşti. Hakasya'da başarı
oranı ise %100'dü. Hakasya'da sürgüne gönderilen 354 ailenin fertleri 1.960 kişiyi
buluyordu ki bu rakam Hakaslar gibi sayısı az bir halk için önemli bir orandı. Böylelikle
toplumun beyni ve müteşebbis gücü yok edilmiş oluyordu.
Bütün Türk ülkelerinde
olduğu gibi "Turancı, milliyetçi" suçlamaları da Hakasya'da baskıların en
önemlilerini oluşturuyordu. 1934 yılında Sibirya Bölgesi KGB'si Hakas aydınları
arasında devrime karşı gelen ve Tuva, Altay, Şor ve Hakas halklarını birleştirerek
bağımsız devlet kurmak isteyen üye sayısı 300'ü bulan bir teşkilat ortaya çıkardı.
Teşkilatın Tuva, Altay ve Şor halkları arasında ve Leningrad ve İrkutsk'ta okuyan
öğrenciler içinde de temsilcileri vardı. Teşkilat üyeleri Turancılıkla suçlanarak
ağır cezalara çarptırıldılar.
Hakasya KGB Başkanı Hmarrin bir nutkunda şunları söyleyecekti; "Bölgemizde
milliyetçi ve Troçkist teşkilatlar vardır. Bunların arasında devlet ve parti üst düzey
idarecileri de bulunuyor. Bunlar halk düşmanlarıdır. Bunların amacı Tuva, Altay ve
Şor halklarıyla burjuva devleti kurmaktır".
1934 yılında ortaya çıkarılan
Turancı Teşkilatın soruşturmaları ondan sonraki yıllarda da sürdürülmüş 1937 yılına
gelindiğinde onbinlerce Hakas yargılanmıştı. Üç yıl boyunca süren operasyonlarda
milliyetçilerin komünist parti ve devlet üst düzey görevlilerin de arasına
girdikleri ortaka çıkmıştır. 1937 yılı Hakasya Komünist Partisi Kongresi'nde 3
vilayet başkanı, 6 icra komitesi üyesi, 15 ilçe parti başkanı, 19 fabrika müdürü,
5 gazeteci, 8 hakimin de içinde yer aldığı 1.000'den fazla kişi milliyetçi oldukları
gerekçesiyle tutuklanmıştı. Tutuklananlara çok ağır cezalar veriliyordu. Örneğin
Hakasya'da yalnızca 27 Kasım 1937 günü, yani bir gün içinde 137 kişi yargılanmış
ve bunların 107'si idam edilmiş, kalanları 10 yıl ağır hapiste cezalandırılmışlardı.
Bu misaller durumu
anlatabilmek için yeterlidir. Ancak Hakasya'da toplam kaç kişi yargılandı? Bunun
kesin bir cevabı hala yoktur. Fakat Hakasya'da Sovyet baskılarından zarar görmeyen
aile yok gibidir. Sene 1990'dan 1994'e kadar daha önce hüküm giymiş 3 bin kişi,
Moskova mahkemelerinden haksız yere hüküm giydikleri kabul edilerek tazminat aldılar.
Kolhozlaştırma süresinde Hakasya'da toplam 2 bin aile sürgüne gönderildi. Bu yaklaşık
10 bin kişi demektir.
Sürgün edilen Hakaslar'ın
yerine sürgün edilen Almanlar, Kalmuklar, Çeçenler, İnguşlar, Polonyalılar ve Rus
Kazaklar gelip yerleştiler. Bu baskı ve yok ediş tarihi Türk yurdu Hakasya'da Hakasları
bugün %11 oranına indirdi. Hakasya Sovyetler Birliği döneminde 1930 yılında Özerk Bölge
statüsüne kavuşturuldu. 3 Haziran 1991 günü ise Rusya Yüksek Meclisi'nin kararıyla
Özerk Bölge sınırları içinde Hakas Cumhuriyeti kurulmuş oldu. Hakas Cumhuriyeti'nin
kuruluşunda liderliğini Aleksandr Kostikov'un yaptığı Tun (Öncü) Hareketi'nin büyük
katkıları oldu.
|