Hakas Halkı, Ruslar'ın ve Avrupalılar'ın Şamanizm
dedikleri bir dine inanmaktadırlar. Şamanizm yalnızca terkibine bakıldığında dahi Türkçe
olmadığı anlaşılabilecek bir tabirdir. Hakaslar kendi dinlerine "Akçağan"
dini demektedirler. Akçağan, Aktanrı anlamına gelmektedir. Bu arada diğer pek çok Türk
halkında "gök" olarak ifade edilen renk Hakaslar'larda "Ak" sözüyle
karşılanabilmektedir. Meselâ, Türk halklarında "Gökbörü" olarak yaygın
kullanımı olan ifade Hakaslarca "Akbörü" olarak karşılanmaktadır. Buradan
hareketle Hakaslar'ın "Akçağan" dini olarak ifade ettikleri dini inançlarını
diğer Türk halklarının "Göktanrı" dini tabiriyle aynı şey olduğu söylenebilir. Hakas inanışlarına göre kainat
üç bölümden oluşmaktadır. Üstte "Çağan Çiri" (Tanrı yeri) denilen
dokuz katlı gök bulunmaktadır. En üst katta "Akçağan" veya Hakaslar'ın diğer
ifadeleriyle "Huday Çağan" oturmaktadır. "Akçağan" bütün Çağan
Çiri'nin tek hakimidir. Diğer katlarda ise iyiliği temsil eden ve her biri değişik görevler
üstlenmiş Akçağan'ın yardımcıları bulunmaktadır. Bunlar toprak, bitkiler,
hayvanlar ve diğer tabiat olaylarıyla meşgul olmaktadırlar. Bu yardımcıların en meşhurları
Umay, verimlilik ve çocuk ruhlarıyla, Ayzık, namuslu kadın ve temiz erkeklerin yardımlarıyla,
Çaltırah Çayıçı şimşek çaktırarak kötülüklerin yeryüzünden temizlenmesi ile
meşguldürler. Şaman ise altıncı katta oturmakta ve yeryüzündeki Şamanlara yardımcı
olmaktadır. Dağlarla ilgilenen dağ iyesi Hubay Han, nehir iyesi Sugday Han, rüzgar
iyesi Çildey Han, soğuk iyesi Humduzak, ateş iyesi Od ines vb. Akçağan'ın diğer
yardımcılarıdır.
İkinci bölüm yeraltı dünyasıdır.
"Ayna Çiri" veya "Erikli Çiri" denen bu bölüm yedi kattır. Buranın
da her katında kötülükle ilgili "varlıklar" bulunmaktadır. Bunların başı
ise "Erlik Han veya diğer adıyla Cinges Han'dır". Erlikler sürüngen, ufak
canavarlar ve hastalıkları oluşturmuştur. Erlik-Han'ın yardımcılarından en meşhurları
ise Erlik'in Oğlu İtker-Molat ve Kızı Uçak Tolay'dır. Ayrıca kötü ruhların
idarecisi Üzüt Han ve yedinci kattaki cehennemin idarecisi Tamı Handa en korkulan
yeraltı güçleridir.
Hakas dini inanışlarında
bazı isimlendirmeler dikkat çekicidir. Bunlardan Farsça "Huda" kelimesinin
Huday olarak Akçağan dini inanışlarının arasına girmesi ve Moğol Kağanı
Cengiz'in adının "Cinges" olarak yer almasıdır. Ortada ise "Künnig Çir"
bulunmaktadır ki burada insanlar yaşamaktadır. "Künnig Çir" iyilikler ve kötülükler
dünyasının savaş alanıdır. Şamanlar bu savaşta insanların yanında onların kötülüklerden,
hastalıklardan korunmalarında yardımcı olurlar. Her şaman, şamanlık görevine başlamadan
önce şamanların piri "Adam Atam"dan izin almak zorundadır. Adam Atam veya
Adam Han dünyanın batısındadır. Adam Han'a giden yolda önce Kormes Han gelenlerin şamanlık
kabiliyetlerini kontrol ederek Adam Atam'a geçmelerine müsaade eder. Şaman adayı henüz
şaman olmamıştır. Ama şaman olacaklar "Çağan Çir"inde altıncı katta
bulunan "yardımcı" tarafından seçilmektedir ve onlara "tös"
verilmektedir.
Tös şamanlık
kabiliyetidir ki, kuşaktan kuşağa aktarıldığına inanılır. İşte Komes Han, şaman
adaylarındaki bu tös'ün bulunup bulunmadığını kontrol etmektedir. Bu izin alındıktan
sonra ise aday önce "kam" olmak için çalışacaktır. Kamlık, bir anlamda şaman
kalfalığıdır. Kam olabilmek için halkın geleneklerini ve duaları iyi bilmek
zorundadır. Ayrıca kutsal dağlık bölgelere çekilerek yaşlı bir şamandan eğitim
alması gerekir. Yaşlı şamanın çırağını eğitmesi genellikle üç ay sürmektedir.
Genç artık yaşlı şamana "pastaan paba" diye hitap eder.
Şamanlar toplumda hekimlik ve dini merasimleri idare görevini üstlenirler. Kışın yapılan
törenleri "karaşaman" yaz törenlerini ise "Akşaman" başlatır ve
idare eder. Şamanların hekimlik görevleri ise en belirgin vasıflarıdır. Hatta Müslüman
Kırgız Türkleri'nde şamanlık kurumu yalnızca hastaları tedavi etmek üzere yerini
korumaktadır. Yine Lamaizm dinine girmiş Tuva Türkleri'nde de Şamanlar hasta tedavi
etmeye devam etmektedirler. Bu arada Anadolu'da halk arasında bazı hastalıkları iyileştirdiğine
inanılan ve "Ocak" tabir edilen insanların davranış ve inanışlarının aynı
geleneğin değişmiş biçimi olduğunu söylemek mümkündür.
Hakas tarihi kısmında da
değinildiği gibi Ruslar, Hakas halkını Hristiyanlaştırmak için yoğun baskılar
yapmışlardır. Bu baskılar neticesinde son vaftiz 15 Temmuz 1876 yılında Askiz Köyü'nde
yapılmıştır. Böylelikle Hakaslar'ın tamamı şeklen Hristiyan olmuşlardır.
Erkeklerin çoğu Vladimir, kadınlar ise Mariya adını almışlardır. Ancak bu rağmen
Hakaslar "Akçağan" inanışlarını ve geleneklerini "Haç"ın gölgesinde
sürdüre gelmişlerdir.
|