Sayfayı Yazdır

Şeyh Şamil    


Gece kurt yavrularken, geldik dünyaya
Sabah kükrerken arslan, ismimiz kondu

      Dünyanın en zengin ve güzel ülkesi olan Kafkasya, insan ve tabiat güzelliğinin olduğu kadar, kahramanlığın da eşsiz vatanı olarak bütün tarih boyunca ayak üstünde ve başı göklerde kalmış bir cennet köşesidir.Bütün dünyanın gözü bu cennetin üzerinde titrediği halde ne haçlı akınları, ne cihangirlerin istilaları ve ne de yeşil bayraklı din orduları bu beyaz kartallar yuvasına asla sahip olamamışlardı.

      Büyük Osmanlı Serdarı Baltacı Mehmet Paşa 'nın bir gecelik kapatması Katerina isimli Çariçenin kocası olan Deli Petro'nun azgın ve hilekar saldırısı, istiklal ve hürriyetine toz kondurmayan bu bakir Türk yurdunun kapılarında çalınan ilk uğursuz felaket çanı olmuş ve Kafkasya birdenbire müthiş bir ihtilal ve savaş diyarı kesilivermişti.

      Baltacının otağına ve yatağına giren Katerinanın adaşı ve yoldaşı olan başka bir taçlı kadın, yani ikinci Katerina Kafkas'ın bağrına sokulmayı Baltacının koynuna girmek kadar kolay sanarak, Deli Petro'nun yarım kalan zalim teşebbüsünü ele almış, ateş ve ölüm saçan en barbar ordularla ve zulüm kusan en kalabalık sürülerle Kafkasya ya saldırmıştı.

      Deli Petro gibi ikinci Katerina da bu cennete sahip olmadan ve bu güzel insanları dize ve amana getiremeden bu dünyadan gözleri arkalarında kalarak göçüp gitmişlerdi.
Kafkasya, o gün, bu iki büyük kahpe nin müşterek bir vasiyeti hükmüne girmiş ve bütün Rus Çarları bu vasiyete bir ibadet aşkıile ve dört elle sarılmışlardı.

      19'uncu asır dünyası kulak kesilmişti. Dünya edebiyatı bu nispetsiz adetler arasındaki şanlı boy ölçüşmenin hayranlığı içinde baş dönmeleri geçiriyor, hatta Tolstoy gibi büyük Rus edipleri, Puşkin ve Lermentof gibi meşhur Rus şairleri Kafkas'ın yiğit kıyafetine girerek ve bir Kafkas mücahidi ruh ve heyecanı ile bu emsalsiz vatan müdafaasının romanlarını destanlarını yazıyorlardı.

      Koca bir Çarlık Rusya'sının karşısında tek başına ve seve seve harbi kabul etmiş bulunan Kafkasya'da, eli silah tutan herkes düşmana saldırıyor, kadınlar bile erkeklerin harp iştahını kabartan bir aşk ve şevkle dişi kartallar gibi çarpışıyorlardı. Bu alabildiğine cüretkar ve çetin mücadeleyi sekteye uğratmamak bu büyük ihtilal ruhunu söndürmemek lazımdı.
Mansurla başlayan ilk mücadele Gazi Muhammed ve Şeyh Şamil işte bu mühim endişemin mükemmel cevabı idi. Bu milli ve orijinal ihtilal devletinin mürşidi ve şefi Gazi Muhammed isimli büyük bir kahramandır.

     Bu teşkilattan sonra Kafkasya'da vatan fikri ve ihtilal ruhu bir kat daha alevlenmiş, Allah muhabbeti ile vatan aşkı ruhlarda yanyana yer almıştı. Ölümü sırf kahramanlık gayretiyle bir sevgili gibi kucaklamayı anane bilen Kafkas mücahitlerinin ruhlarında Allah ve vatan meşaleleri tutuştuktan sonra bu şahlanan ruhların karşısında çarların çeşitli orduları ve çeşitli tabiyeleri perişan bir hale gelmişlerdi.

     Büyük millet ihtilallerinin bağrından vakit vakit büyük çaplı millet adamları doğar. Kafkas muharebeleri de Gazi Muhammed'in yanı başında, iki metreden aşkın boy ile ve kılıcını kullanmaktaki şaşırtıcı maharet ile, geniş bilgisi ve hudutsuz cesaretiyle heybetli bir savaşçı türetmişti. Kan ve ateş bürüyen bütün gözler, bir anda bu heykel vücutlu kahramana çevrilmiş, Mürşidin derin gözleri bu müstakbel başbuğun üzerine muhabbetle dikilmişti.

     Bu, Girimli Şamildi. Mürşidi Şeyh Cemaleddin ona dünya ve ahiret ilimleriyle beraber, muhabbet ve itimadının parlak bir nişanesi olarak da kızı Zahide'yi Şeyh Şamille evlendirdi.

Geri

Copyright  © 2001