Balkanlardaki Türk Kültürel varlığı şu andaki
bilgilerimizin ışığı altında milattan hemen önceki yıllara kadar uzanmaktadır.
Bundan önceki dönemlere ait bir takım veriler son zamanlarda ortaya çıkmakla beraber
kesin bir değerlendirme yapabilmek için yeterli görülmemektedir. Balkanlardaki Türk
kültürel varlığı iki koldan gerçekleşen kitlevi göçler sonucunda oluşmuştur.
Kuzeyden Onogur-Bulgar, Peçenek, Uz, Kuman-Kıpçak göçleri, güneyden de Oğuz
Türklerinin göçleri ve yerleşmeleriyle Balkanlar Türkleşmeye başlamış, 14 ve 15.
y.y. da tamamen Türk kültürünün hakim olduğu bir bölge haline gelmiştir. Bundan daha sonraki gelişmeler
sonucunda Balkanlardan bir med-cezir hareketi gibi bir çekilme söz konusu olmuş,
dünyadaki değişmeler, gelişmeler, kuzeydeki Slav kültürünün gelişmesi ve buradan
gelen baskı ve çatışma, hem de politik mücadeleler ve aynı zamanlarda büyükçe bir
sömürge imparatorluğu kurmuş olan İngiltere'nin baskıları arasında kalma sonucunda
Balkan savaşına kadar Osmanlı adım adım geri çekilerek bugünkü Türkiye
sınırlarına kadar ulaşmıştır. 1912-1913 yıllarından sonraki gelişmelerle de son
sınırlar çizilmiş, bununla beraber Türk kültürel varlığı bölgedeki hem Oğuz
hem Kıpçak Tüklerinin bakiyeleri şeklinde hayatlarını devam ettirmektedir.
Tabii bunların bir
kısmı Türkiye üzerinden göçerek Balkanlarda iskan edilen Evlad-ı Fatihan
torunları, Oğuz Türkleridir. Diğerleri de yine kuzeyden gelerek yerleşen,
Onogur-Bulgar, Peçenek, Uz, Kuman-Kıpçak Türkleridir. Bütün bu Türkleridir. Bütün
bu Türk toplulukları günümüzün Türk kültür varlığını teşkil etmekle beraber
aralarındaki çok küçük farklılıklar, içinde yaşadıkları kültürlerin
yöneticileri tarafından kullanılarak birbirlerine düşman edilmeye de
çalışılmıştır.
1950'li yıllardan
sonra Türkiye'deki siyasal değişime paralel olarak uygulanan yanlış politikalar
sonucunda Balkanlardan Türkiye'ye göçler büyük ölçüde devam etmiş, göçmenleri
oy deposu olarak gören bütün siyasi partiler belki de bilmeden Balkanlarda Türk
kültür varlığının budanmasına, azalmasına yol açmışlardar. Bütün bu
gelişmelere rağmen, yine de Türkve Müslüman kültürel varlığı Balkanlarda
aşağı yukarı 12 milyonluk bir nüfusu oluşturmaktadırlar.
Günümüzde, Balkan
ülkelerindeki Türk kültür evleklerinin yukarıda kısaca anlatılmaya çalışılan
özellikleri sebebiyle teker teker ele alınarak değerlendirilmeleri de bir zaruret
olarak ortaya çıkmaktadır. Son 60-70 yıllık dönem içinde Balkan ülkelerinin
büyük bir çoğunluğu komünist rejim baskısı altında kültürel açıdan deforme
olmuş, bunun dışında kalan Yunanistan ise, Batı Bloku'na dahil olmasına rağmen,
daha acımasız asimilasyon politikalarını uygulayarak Türk varlığının demografik
verilere göre: normal nüfus artışıyla 500-600 bin kişiyi bulması icabederken,
günümüzde 120 bin civarında bir Türk kültür varlığı Batı Trakya bölgesinde
kalmış durumdadır. Bu da; iki farklı ekonomik politikaya sahip olan kültürlerin bir
noktada birleştiğini gösteriyor.
Kültürel açıdan
her iki rejim de aynı şekilde asimilasyon politikaları uygulanmıştır.
Yunanistan'nın uyguladığı asimilasyon politikaları daha ziyadre psikolojik olarak
yıldırma, güven duygusunu azaltma, insanlar arasındaki güvensizliği aşılama,
yaygınlaştırma ve bu şekilde göçe zorlama şeklinde olmuştur. Buradaki
soydaşlarımızın büyük bir kısmı Türkiye'ye diğer bir kısmı da Avrupa'nın
değişik yerlerine ve bunun dışında kalan bir kısmı da Avustralya'ya yerleşmek,
göç etmek zorunda kalmışlardır. Buradaki kültürel kimlik savaşı halen devam
etmektedir. Bölgede kurulmuş olan hükümet dışı organizasyonların isimlerindeki
Türk ismi, son yıllarda kaldırılmış, buradaki bütün hükümet dışı kuruluşlar,
gönüllü kuruluşlar baskı altında varlıklarını devam ettirmeye
çalışmaktadırlar.
Devamı Var
|