Eski Yugoslavya sınırları içerisinde, bugün
kuzeyinde Bosna-Hersek, doğusunda Sırbistan, güneyinde Kosova, batısında Karadağ ile
çevrili olan 8687 km2 büyüklüğünde bir vilayet olan Sancak, XV.nci yüzyılda Osmanlı
hakimiyetine girerek Türkler'in yerleşmesine sahne olmuştu. Daha sonra 1877-78 savaşı ile
Avusturya- Macaristan imparatorluğuna geçici olarak verilen Sancak vilayetinde Türkler,
XIX .ncu yüzyılda Rusya 'nın teşvikleri ile Sırbistan ve Karadağ'ın soykırımına
uğramışlardır. İşkence, etnik ayrımcılık ve göçe zorlama sonucu Sancak Türkleri
Türkiye'ye göçe başlamıştır.
1980 yıllarında TİTO'nun
ölümüyle dağılma sürecine giren Yugoslavya, 1991 yılında parçalanınca Sancak
vilayetinde Sırp ve Karadağ zulmü ile Türk kıyımı tekrar başlamıştır.
Bugün 350.000 müslümanın yaşadığı ve Türk-Osmanlı karakterini yansıtmakta olan
vilayette Sırp-Karadağ ve Bosna-Hersek arasındaki mücadeleye karşı Türk ve müslümanlar
"Sancak Milli Müslüman Meclisi"ni kurarak haklarını korumaya çalışmaktadırlar.
Ancak Sırp ve Karadağ
vahşeti Sancak'ta bir türlü son bulmamaktadır. Bunların tek ve öncelikli gayesi Türk
ve müslümanları korkutmak, yıldırmak, öldürmek ve göçe zorlamaktır. Bütün
bunlara rağmen Sancak Türkleri vatan topraklarında yaşamak, üzere mücadeleye devam
etmeye karar vermişlerdir. Atalarının kanıyla sulanmış topraklarım Sırp süngüsü
korkusu ile terk etmeye niyeti olmadığını da devamlı açıklamaktadırlar.
|