Muhalefet savcıları göreve çağırdı!
Almanya’daki Deniz Feneri skandalının Türkiye uzantılarının ortaya çıkarılmasını isteyen muhalefet, savcıları göreve davet etti.
Yardımseverlerin sömürülmesine son verilmesi için önlem alınmasını isteyen CHP’li Mustafa Özyürek, “Savcıların zaman kaybetmeden gerekeni yapması gerekiyor” diye konuştu.
AKP’nin Deniz Feneri Derneği’ni arka bahçesi gibi kullandığını kaydeden CHP’li Ahmet Ersin ise, “Dernek AKP’ye ekonomik katkı sağladı. Topladığı paralar AKP’nin kasasına girdi. Oysa derneğin bütün çalışmaları usulsüz ve yasa dışıydı. Bu paraların nasıl toplandığı ve Türkiye’ye nasıl geldiği araştırılmalı” dedi.
Muhalefet savcıları göreve çağırdı Halktan toplanan bağışların istismar edilmesi muhalefeti ayağa kaldırdı. CHP’li Özyürek, yolsuzluğun Türkiye uzantılarının ortaya çıkarılması için savcıları göreve davet etti
Almanya’da hayırsever vatandaşların bağışlarını fakir fukaraya dağıtmamakla suçlanan Deniz Feneri’nin ülkemizdeki bağlantılarının ortaya çıkarılmasını isteyen muhalefet, Maliye Bakanlığı’na bağlı MASAK (Mali Suçları Araştırma Kurulu) ve Cumhuriyet Savcıları’nı göreve çağırdı. CHP Genel Saymanı ve İstanbul Milletvekili Mustafa Özyürek, daha önce de benzer olayların olduğunu fakat yargının yavaş işlemesinden dolayı davaların zaman aşımına uğradığını ifade ederek, “Buradaki olay çok açık. Almanya’daki Türk işçilerinin emekleri sömürülüyor. Cumhuriyet Savcıları’nın zaman kaybetmeden gerekeni yapması gerekiyor. Dine bağlı emek sömürüsüne son verilmesi için bir an önce önlem alınmalı” dedi. CHP İzmir Milletvekili Ahmet Ersin ise AKP’nin Deniz Feneri Derneği’ni arka bahçesi gibi kullandığını kaydederek, “Dernek AKP’ye ekonomik katkı sağladı. Topladığı paralar AKP’nin kasasına girdi. Oysa derneğin bütün çalışmaları usulsüz ve yasa dışıydı” dedi.
Kara para trafiği Ersin, Almanya’da toplanan bu paraların nasıl toplandığı ve Türkiye’ye nasıl geldiği Maliye Bakanlığı’na bağlı MASAK tarafından araştırılmalı. Ayrıca Cumhuriyet Savcıları vakit kaybetmeden harekete geçmeli ve Türkiye’deki uzantıları ortaya çıkarılmalı. 1-2 milyon uerodan başlayan bir kara trafiği söz konusu. Baklava çalan çocuklara ceza verileceğine bu olayın üzerine gidilsin. Kara para trafiği ortaya çıkarılsın” diye konuştu. MHP Manisa Milletvekili Erkan Akçay da iddiaların siyasi boyutunun bulunduğunu ve olayın üzerine gidilmesi gerektiğini ifade etti. Akçay, “Ben, Cumhuriyet Savcıları’nın gerekeni yapacağına inanıyorum” diye konuştu.
AKP’liler ile yolları kesişiyor Kadir Şöhret , Saygı Öztürk’e, Deniz Feneri‘ne parayı çuvalla verdiklerini söyledi.
Almanya’da hayırsever vatandaşların bağışlarını fakir fukaraya dağıtmamakla suçlanan Deniz Feneri Derneği’yle ilgili soruşturmada adı geçenlerin yolları, tıpkı Yimpaş vurgununda olduğu gibi AKP’lilere çıkıyor. Soruşturma kapsamında en dikkat çekici ismin ise tutuklu Mehmet Gürhan olduğu belirtiliyor. AKP’ye yakınlığıyla dikkat çeken, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’la Almanya’da bir araya geldiği fotoğraflara yansıyan Gürhan, Deniz Feneri’nden önce Kanal 7’nin Avrupa’daki en önemli ismiydi.
Enteresan bağlantılar Alman savcılığının üç yıl hapis cezası istediği Mehmet Taşkan’ın ismi ise Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’la kesişiyor. Deniz Feneri e.V’nin genel müdürlüğünü Gürhan’dan devralan Taşkan’ın ismi ise yine Frankfurt’ta kurulu Santour isimli turizm şirketinin yöneticileri arasında geçiyor. Santour firmasından Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’ın oğlu Erkan Yıldırım, yolcu gemisi almak için borç almış ve bu gazetelerde geniş yer bulmuştu. Bu arada Frankfurt Savcılığı, karapara aklama ve dolandırıcılık suçlamalarıyla açtığı soruşturmayla ilgili bazı istemleri içeren bir dosyayı Maliye Bakanlığı bekletiyor.
Tesettür otele de para akmış Deniz Feneri Derneği’nin incelemeye alınan para havalelerinin içinde 2004 yılında Çeşme’de açılan tesettür otel Club Familia’nın da adı geçiyor. Alman polisi, Deniz Feneri’nin ya da Almanya’daki adıyla DFD e.V.’nin, Club Familia Çeşme Holiday adlı şirketle de bağlantısının bulunduğunu belirlemişti. Club Familia Çeşme’nin 2004’teki açılışına AKP Denizli Milletvekili Mehmet Salih Erdoğan ile AKP’li Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Demircan da katılmıştı.
40 milyon euro bağış toplanmış Soruşturmayı yürüten Frankfurt Savcılığı, muhtaçlara yardım amacıyla yaklaşık 40 milyon euro bağış toplandığını açıkladı. Bu paranın yaklaşık 18 milyonu Türkiye’ye gönderildi. Bu arada, derneğin ve bağış paralarından kurulan şirketlerin defterlerini inceleyerek bilirkişi raporu hazırlayan bilir kişi, peşin yapılan bağışların bu miktar içinde olmadığını kaydetti. Bilirkişi, amaç dışı kullanılan paranın, ’en iyimser tahminle’ 11.7 milyon Euro olduğunu belirtti. Bilirkişi, ödemelerin büyük çoğunluğunun önünde yıldız işareti görüldüğünü, bunun ne anlama geldiğini çözemediğini söyledi.
Gemi bile almışlar Deniz Feneri’nin Almanya’da topladığı milyonlarca euro ile gemi satın alıp lüks harcamalar yaptığı ortaya çıktı Almanya’da geçen yıl başlayan ’Deniz Feneri Operasyonu’yla ilgili son gelişmeler dudak uçuklatmaya devam ediyor. Deniz Feneri iddianamesini hazırlayan Alman Savcı Sybille Gottwald Vatan gazetesine yaptığı açıklamada, “Euro 7’nin (kanal 7’nin Almanya’daki pazarlama şirketi) Atlas 1 adlı gemiyi topladığı bağış paralarıyla satın aldığını tespit ettik. 9 Eylül’de yapılacak duruşmada gemiyle ilgili iddialar ön plana çıkacak” dedi. Tartışmalı gemi, 9 Nisan 2007 tarihinde Haydarpaşa Limanı’na demirlemişti. Önceki adı Baltic Kristina olan gemi, en yüksek teklifi veren Euro 7 tarafından 1 milyon 114 bin 285 euroya satın alınmıştı.
Yunanlılara sattılar Lloyd’s List’in (Uluslararası Denizcilik ve Ulaşım Haber Portalı) resmi verilerine göre Atlas 1, soruşturma başlayınca 2007 Mart ayında Euro 7 tarafından, Ventouris adlı Yunan şirketine satıldı. Geminin adı 2007 yılının Haziran ayından itibaren kayıtlara ’Badis’ olarak geçti. Badis, Aralıkta tekrar el değiştirirerek ’Rigel’ adını aldı. Bu kez gemiyi satın alan firma Saphir Marine adlı bir başka Yunan şirketiydi.
yeniçağ
|